İçinde ök olan 9 harfli 39 kelime var. İçerisinde ÖK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ök olan kelimeler listesine ya da sonu ök ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÖKÜMLEME

  1. [isim] Dökümlemek işi
KÖKTÜRKÇE

  1. [isim] Bakınız Köktürk Türkçesi
DÖKÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Döküntüsü olan
    • "Ortalıkta yorgan, döşek, sandık, sepet tıpkı yangından kaçmış ailelerin döküntülü, bıkkın tablosu..." (Çetin Altan)
  2. [tıp] Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık)
LÖKOPLAST

Kelime Kökeni: Fransızca leucoplaste

  1. [isim, bitki bilimi] Bitki hücrelerinde veya bazı kamçılılarda sitoplazma içinde bulunan ve genellikle nişasta taneciğini oluşturan cisimcik
KÖKLENMEK

  1. [nesnesiz] Bitkide kök oluşmak, bitki kök salmak, kök tutmak
  2. Kökünden sökülmek
    • "Sonradan orada çok güzel portakal ağacı yetiştiği anlaşılınca meşe ağaçları köklenerek onların yerine portakal ağaçları dikildi." (Halikarnas Balıkçısı)
  3. [mecaz] Köklü, temelli bir biçimde yerleşmek
    • "Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız." (Orhan Seyfi Orhon)
GÖKTÜRKÇE

  1. [isim] Bakınız Köktürk Türkçesi
DÖKTÜRTME

  1. [isim] Döktürtmek işi
ÇÖKELEKLİ

  1. [sıfat] İçinde çökelek bulunan, çökeleği olan
    • "Eline bir bardak sıcak çay tutuşturdular, öbür elinde de çökelekli dürüm." (Sibel K. Türker)
SÖKTÜRMEK

  1. [-e, -i] Sökme işini yaptırmak
    • "O zamanlar sağlam dişi söktürüp yerine altın diş taktıran, böylece güzelleştiğine inanan insanlar hâlâ vardı." (Ayla Kutlu)
ÇÖKERTMEK

  1. [-i] Çöktürüp oturtmak
    • "Ve devesini çökertip gözyaşları içinde düşünceye daldı." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bulunduğu yere yıkmak, çökmesini sağlamak
    • "Böyle bir bahar taşmasında, bizim kerpiç evi çökertti." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [mecaz] Moral bozmak, dağınıklığa yol açmak
    • "Boş oturmak, aylak durmak insanı çabuk çökertir." (Haldun Taner)
DÖKÜVERME

  1. [isim] Döküvermek işi
KÖKLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Güçlü bir biçimde yerleşmek, yer etmek, kök salmak; esaslanmak
    • "Nice yıl, cetlerimiz kökleşerek bir yerde, manevi varlığının resmini çizmiş havaya." (Yahya Kemal Beyatlı)
ÖKSÜRTMEK

  1. [-i] Öksürmesini sağlamak, öksürmesine sebep olmak
    • "Kesik kesik öksürttü gıcık." (Adnan Özyalçıner)
DÖKÜMHANE

Kelime Kökeni: Türkçe döküm + Farsça ḫāne

  1. [isim] Bakınız dökümevi
DÖKTÜRMEK

  1. [-e, -i] Dökme işini yaptırmak
  2. [nesnesiz, teklifsiz konuşmada] Kolaylıkla ve güzel söylemek, yazmak veya oynamak
    • "Walter Scott da bir tek çizik olmadan dört yüz, beş yüz sayfa döktürürmüş." (Salâh Birsel)
ÖKSÜRÜKLÜ

  1. [sıfat] Öksürüğü olan, sürekli öksüren
    • "Sonra bir yerden, yaşlı, öksürüklü bir adam çıkıverirdi." (Ayla Kutlu)
  2. [mecaz] Bakınız hastalıklı
    • "Ekseriyeti öksürüklü ise de henüz rey verecek kadar kolunu oynatabilir." (Falih Rıfkı Atay)
ÖKÜZBURNU

  1. [isim, hayvan bilimi] Serçegillerden, gagası uzun ve çok kalın, eti yenir bir kuş (Calao)
GÖKBALİNA

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız mavibalina
GÖKKUŞAĞI

  1. [isim, meteoroloji] Yağmur damlacıklarından geçen güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli kemer biçimindeki görüntü; alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, gelinkuşağı, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, yağmurkuşağı, alaimisema
    • "Gözlükleri pencerelerden yansıyan ışık kırılmalarıyla çevresine gökkuşağı renkleri saçıyor." (Attilâ İlhan)
DÖKEBİLME

  1. [isim] Dökebilmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü