İçinde öbek olan 12 kelime var. İçerisinde ÖBEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öbek olan kelimeler listesine ya da sonu öbek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

GÖBEKLENMEK

10 Harfli Kelimeler

GÖBEKLENME, GÖBEKLİLİK, ÖBEKLENMEK, ÖBEKLEŞMEK

9 Harfli Kelimeler

GÖBEKLİCE, ÖBEKLENME, ÖBEKLEŞME

8 Harfli Kelimeler

GÖBEKSİZ

7 Harfli Kelimeler

GÖBEKLİ

5 Harfli Kelimeler

GÖBEK

4 Harfli Kelimeler

ÖBEK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Öbek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

B E K Ö

4 Harfli Kelimeler

BÖKE, ÖBEK

3 Harfli Kelimeler

BEK, ÖKE

2 Harfli Kelimeler

BE, EK, KE, ÖK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖBEKLENMEK

  1. [nesnesiz] Karnı yağlanıp şişmanlamak
  2. Marul, lahana yaprakları büyüyüp sıklaşmak
    • "Marullar göbeklendi."
GÖBEKLİLİK

  1. [isim] Göbekli olma durumu
ÖBEKLENMEK

  1. [nesnesiz] Öbek durumuna gelmek, öbek öbek olmak
    • "Eski kent, sur içinde öbeklenmiş." (Adnan Özyalçıner)
GÖBEKLENME

  1. [isim] Göbeklenmek işi
ÖBEKLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Bir grup oluşturmak, öbek durumunu almak
    • "Gazeteler kapışılırken sokaktakiler öbekleşir." (Mim Kemal Öke)
ÖBEKLENME

  1. [isim] Öbeklenmek durumu veya biçimi
ÖBEKLEŞME

  1. [isim] Öbekleşmek durumu
GÖBEKLİCE

  1. [sıfat] Biraz göbekli
    • "Nihayet, kelli felli, göbeklice, gazeteciye benzeyen efendi, başını önüne eğdi." (Nâzım Hikmet)
GÖBEKSİZ

  1. [sıfat] Göbeği olmayan
    • "Elli yaşlarında, göbeksiz, kara yağız bir adamdı." (Sait Faik Abasıyanık)
GÖBEKLİ

  1. [sıfat] Karnı yağlanıp şişmanlamış
    • "Orta boylu, geniş göğüslü ve hafif göbekliydi." (Çetin Altan)
  2. Yaprakları büyüyüp sıklaşmış (marul, lahana)
GÖBEK

  1. [isim] İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk
    • "Düğmeleri birer birer açtı göbeğine dek." (Zeyyat Selimoğlu)
  2. Yağ bağlamış şişman karın
  3. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı
    • "İsviçre'nin göbeğinde, nerede ise bilmem kaçıncı Türk Moskof muharebesi patlamak üzere idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı
  5. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim
    • "Bu halının göbeği pek zarif."
  6. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada
  7. Bakınız poyra
  8. Değirmen taşının ortası
  9. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva
  10. [anatomi] Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer
  11. [toplum bilimi] Bakınız kuşak
    • "Temiz bir isim, züğürt evlatlarda ancak bir, nihayet iki göbek dayanabilir." (Reşat Nuri Güntekin)
  12. [teknik] Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça
ÖBEK

  1. [isim] Bakınız küme
    • "Bahçeye iner, bir çiçek öbeğinin dibinde bir hasır iskemleye otururdu." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [gök bilimi] Genel olarak yaş, kimyasal yapı, uzay dağılımları ve hızları bakımından benzer özellik gösteren yıldızlar veya yıldız kümeleri
  3. [dil bilgisi] Birden çok kelimeden oluşan, yapı ve anlamındaki bütünlük dolayısıyla cümle içinde tek bir öge gibi işlem gören söz dizisi; grup
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü