İçinde öbek olan 12 kelime var. İçerisinde ÖBEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öbek olan kelimeler listesine ya da sonu öbek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
GÖBEKLENMEK
GÖBEKLENME, GÖBEKLİLİK, ÖBEKLENMEK, ÖBEKLEŞMEK
GÖBEKLİCE, ÖBEKLENME, ÖBEKLEŞME
GÖBEKSİZ
GÖBEKLİ
GÖBEK
ÖBEK
Öbek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
BÖKE, ÖBEK
3 Harfli Kelimeler
BEK, ÖKE
2 Harfli Kelimeler
BE, EK, KE, ÖK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖBEKLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Karnı yağlanıp şişmanlamak
-
Marul, lahana yaprakları büyüyüp sıklaşmak
- "Marullar göbeklendi."
-
[nesnesiz]
Karnı yağlanıp şişmanlamak
- GÖBEKLİLİK
-
-
[isim]
Göbekli olma durumu
-
[isim]
Göbekli olma durumu
- ÖBEKLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Öbek durumuna gelmek, öbek öbek olmak
- "Eski kent, sur içinde öbeklenmiş."
-
[nesnesiz]
Öbek durumuna gelmek, öbek öbek olmak
- GÖBEKLENME
-
-
[isim]
Göbeklenmek işi
-
[isim]
Göbeklenmek işi
- ÖBEKLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir grup oluşturmak, öbek durumunu almak
- "Gazeteler kapışılırken sokaktakiler öbekleşir."
-
[nesnesiz]
Bir grup oluşturmak, öbek durumunu almak
- ÖBEKLENME
-
-
[isim]
Öbeklenmek durumu veya biçimi
-
[isim]
Öbeklenmek durumu veya biçimi
- ÖBEKLEŞME
-
-
[isim]
Öbekleşmek durumu
-
[isim]
Öbekleşmek durumu
- GÖBEKLİCE
-
-
[sıfat]
Biraz göbekli
- "Nihayet, kelli felli, göbeklice, gazeteciye benzeyen efendi, başını önüne eğdi."
-
[sıfat]
Biraz göbekli
- GÖBEKSİZ
-
-
[sıfat]
Göbeği olmayan
- "Elli yaşlarında, göbeksiz, kara yağız bir adamdı."
-
[sıfat]
Göbeği olmayan
- GÖBEKLİ
-
-
[sıfat]
Karnı yağlanıp şişmanlamış
- "Orta boylu, geniş göğüslü ve hafif göbekliydi."
-
Yaprakları büyüyüp sıklaşmış (marul, lahana)
-
[sıfat]
Karnı yağlanıp şişmanlamış
- GÖBEK
-
-
[isim]
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk
- "Düğmeleri birer birer açtı göbeğine dek."
-
Yağ bağlamış şişman karın
-
Şehir, ülke vb.nin orta kısmı
- "İsviçre'nin göbeğinde, nerede ise bilmem kaçıncı Türk Moskof muharebesi patlamak üzere idi."
-
Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı
-
Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim
- "Bu halının göbeği pek zarif."
-
Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada
-
Bakınız poyra
-
Değirmen taşının ortası
-
Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva
-
[anatomi]
Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer
-
[toplum bilimi]
Bakınız kuşak
- "Temiz bir isim, züğürt evlatlarda ancak bir, nihayet iki göbek dayanabilir."
-
[teknik]
Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça
-
[isim]
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk
- ÖBEK
-
-
[isim]
Bakınız küme
- "Bahçeye iner, bir çiçek öbeğinin dibinde bir hasır iskemleye otururdu."
-
[gök bilimi]
Genel olarak yaş, kimyasal yapı, uzay dağılımları ve hızları bakımından benzer özellik gösteren yıldızlar veya yıldız kümeleri
-
[dil bilgisi]
Birden çok kelimeden oluşan, yapı ve anlamındaki bütünlük dolayısıyla cümle içinde tek bir öge gibi işlem gören söz dizisi; grup
-
[isim]
Bakınız küme