İçinde çığ olan 24 kelime var. İçerisinde ÇIĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çığ olan kelimeler listesine ya da sonu çığ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

ÇIĞIRABİLMEK, ÇIĞIRTKANLIK

11 Harfli Kelimeler

ÇIĞIRABİLME

10 Harfli Kelimeler

ÇIĞALANMAK, ÇIĞIRTMACI

9 Harfli Kelimeler

ÇIĞALANMA, ÇIĞIRTKAN, ÇIĞIRTMAK, ÇIĞRILMAK, ÇIĞRIŞMAK

8 Harfli Kelimeler

ÇIĞIRMAK, ÇIĞIRTMA, ÇIĞRALIK, ÇIĞRILMA, ÇIĞRIŞMA

7 Harfli Kelimeler

ÇIĞILTI, ÇIĞIRIŞ, ÇIĞIRMA, ÇIĞIRTI

6 Harfli Kelimeler

ÇIĞALI, ÇIĞLIK

5 Harfli Kelimeler

ÇIĞIR

4 Harfli Kelimeler

ÇIĞA

3 Harfli Kelimeler

ÇIĞ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇIĞIRABİLMEK

  1. [-i] Çığırma ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Çığırma becerisi bulunmak
ÇIĞIRTKANLIK

  1. [isim] Çığırtkanın yaptığı iş
    • "Ben sürekli bir afacanlıkla ve çığırtkanlıkla koşuşup duruyordum." (Yahya Kemal Beyatlı)
ÇIĞIRABİLME

  1. [isim] Çığırabilmek işi
ÇIĞIRTMACI

  1. [isim] Çığırtma çalan kimse
    • "Çığırtmacı hemen çığırtmasını üflemeye, darbukacı parmaklarını oynatmaya başladı." (Bekir Büyükarkın)
ÇIĞALANMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Atın kuyruğu horoz kuyruğu gibi dikilmek
  2. Başa takılan tüy, tel vb. süsleri göstermek
    • "Öte döner hayallenir / Beri döner çığalanır / Yel estikçe tel tel olur / Siyah zülfün burmaları" (Karacaoğlan)
ÇIĞIRTMAK

  1. [-e, -i] Bakınız çağırtmak
    • "Vaktiyle yüksek rütbeli zatlardan biri kendisine bir dalkavuk edinmek isteyip tellal çığırtmış." (İskender Pala)
ÇIĞIRTKAN

  1. [isim] Ötüşüyle kendi türünden olan kuşların çevresine toplanması için avcıların yararlandığı kuş
  2. Bir olayı, bir haberi yüksek sesle çevreye duyuran kimse; çağırtkan
    • "Haberini böyle fısıl fısıl anlatmaz, gümbür gümbür yayar çığırtkan dediğin."
  3. Eğlence yerlerinin, dükkânların önünde yüksek sesle müşteriyi çağıran kimse
  4. [mecaz] Çıkarı olduğu için birini övüp koruyan kimse
ÇIĞRIŞMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Bakınız çağrışmak
    • "Sesler işittim, çıngırak sesleriydi, kırık bir neşeyle çığrışan insan sesleriydi, dinledim ve başımı kaldırıp baktım." (Selim İleri)
  2. Hep birlikte çığlık atmak
ÇIĞALANMA

  1. [isim] Çığalanmak işi
ÇIĞRILMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Bakınız çağrılmak
ÇIĞRIŞMA

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız çağrışma
ÇIĞIRTMA

  1. [isim] Bakınız çağırtma
  2. Basit, küçük, kamış veya ağaçtan yapılmış, düdük şeklinde nefesli bir çalgı
    • "Bu lakırtıların arasında çığırtma gibi ince çocuk sesi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ÇIĞRILMA

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız çağrılma
ÇIĞIRMAK

  1. [-i, ağızlardan] Bakınız çağırmak
    • "Nerde olsa savaşımız / Türk’üz türkü çığırırız" (Âşık Veysel)
ÇIĞRALIK

  1. [isim] Karda kürekle, dallarla açılan dar yol
  2. Bir tür çalılık
    • "İzleri takip ettiler, Çadırtepe'ye doğru çığralık içinde kayboldular." (Memduh Şevket Esendal)
ÇIĞIRTI

  1. [isim] Çığırma sesi
    • "Bütün kasabayı bir çığırtı, bir bağırtı doldurdu: Yangın var! Yangın var! Mutafların evinde yangın var!" (Yusuf Kemal)
ÇIĞILTI

  1. [isim] Çığlıkla karışık ses
    • "Tas dehşet içinde zıplayıp duruyor, bir yarasa gibi çığıltı çıkararak bizi uyarmaya çalışıyordu." (Faruk Duman)
ÇIĞIRMA

  1. [isim] Çığırmak işi
ÇIĞIRIŞ

  1. [isim] Çığırmak işi
    • "Birdenbire Aydın’ın üstünden alevler, dumanlar yükseldi; içeriden tüfek sesleri, kadın çoluk çocuk çığırışları, Yunan naraları geliyordu." (Halide Edip Adıvar)
ÇIĞLIK

  1. [isim] Acı, ince ve keskin ses; feryat, vaveyla
    • "Martıların çığlıkları arasında ayıklanmış yığınların çevresinde yeni çöp tepecikleri oluştu." (Lâtife Tekin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü