İçinde çığ olan 24 kelime var. İçerisinde ÇIĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çığ olan kelimeler listesine ya da sonu çığ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇIĞIRABİLMEK, ÇIĞIRTKANLIK
ÇIĞIRABİLME
ÇIĞALANMAK, ÇIĞIRTMACI
ÇIĞALANMA, ÇIĞIRTKAN, ÇIĞIRTMAK, ÇIĞRILMAK, ÇIĞRIŞMAK
ÇIĞIRMAK, ÇIĞIRTMA, ÇIĞRALIK, ÇIĞRILMA, ÇIĞRIŞMA
ÇIĞILTI, ÇIĞIRIŞ, ÇIĞIRMA, ÇIĞIRTI
ÇIĞALI, ÇIĞLIK
ÇIĞIR
ÇIĞA
ÇIĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇIĞIRABİLMEK
-
-
[-i]
Çığırma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Çığırma becerisi bulunmak
-
[-i]
Çığırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- ÇIĞIRTKANLIK
-
-
[isim]
Çığırtkanın yaptığı iş
- "Ben sürekli bir afacanlıkla ve çığırtkanlıkla koşuşup duruyordum."
-
[isim]
Çığırtkanın yaptığı iş
- ÇIĞIRABİLME
-
-
[isim]
Çığırabilmek işi
-
[isim]
Çığırabilmek işi
- ÇIĞIRTMACI
-
-
[isim]
Çığırtma çalan kimse
- "Çığırtmacı hemen çığırtmasını üflemeye, darbukacı parmaklarını oynatmaya başladı."
-
[isim]
Çığırtma çalan kimse
- ÇIĞALANMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Atın kuyruğu horoz kuyruğu gibi dikilmek
-
Başa takılan tüy, tel vb. süsleri göstermek
- "Öte döner hayallenir / Beri döner çığalanır / Yel estikçe tel tel olur / Siyah zülfün burmaları"
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Atın kuyruğu horoz kuyruğu gibi dikilmek
- ÇIĞIRTMAK
-
-
[-e, -i]
Bakınız çağırtmak
- "Vaktiyle yüksek rütbeli zatlardan biri kendisine bir dalkavuk edinmek isteyip tellal çığırtmış."
-
[-e, -i]
Bakınız çağırtmak
- ÇIĞIRTKAN
-
-
[isim]
Ötüşüyle kendi türünden olan kuşların çevresine toplanması için avcıların yararlandığı kuş
-
Bir olayı, bir haberi yüksek sesle çevreye duyuran kimse; çağırtkan
- "Haberini böyle fısıl fısıl anlatmaz, gümbür gümbür yayar çığırtkan dediğin."
-
Eğlence yerlerinin, dükkânların önünde yüksek sesle müşteriyi çağıran kimse
-
[mecaz]
Çıkarı olduğu için birini övüp koruyan kimse
-
[isim]
Ötüşüyle kendi türünden olan kuşların çevresine toplanması için avcıların yararlandığı kuş
- ÇIĞRIŞMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız çağrışmak
- "Sesler işittim, çıngırak sesleriydi, kırık bir neşeyle çığrışan insan sesleriydi, dinledim ve başımı kaldırıp baktım."
-
Hep birlikte çığlık atmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız çağrışmak
- ÇIĞALANMA
-
-
[isim]
Çığalanmak işi
-
[isim]
Çığalanmak işi
- ÇIĞRILMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız çağrılmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız çağrılmak
- ÇIĞRIŞMA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çağrışma
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çağrışma
- ÇIĞIRTMA
-
-
[isim]
Bakınız çağırtma
-
Basit, küçük, kamış veya ağaçtan yapılmış, düdük şeklinde nefesli bir çalgı
- "Bu lakırtıların arasında çığırtma gibi ince çocuk sesi."
-
[isim]
Bakınız çağırtma
- ÇIĞRILMA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çağrılma
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çağrılma
- ÇIĞIRMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız çağırmak
- "Nerde olsa savaşımız / Türk’üz türkü çığırırız"
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız çağırmak
- ÇIĞRALIK
-
-
[isim]
Karda kürekle, dallarla açılan dar yol
-
Bir tür çalılık
- "İzleri takip ettiler, Çadırtepe'ye doğru çığralık içinde kayboldular."
-
[isim]
Karda kürekle, dallarla açılan dar yol
- ÇIĞIRTI
-
-
[isim]
Çığırma sesi
- "Bütün kasabayı bir çığırtı, bir bağırtı doldurdu: Yangın var! Yangın var! Mutafların evinde yangın var!"
-
[isim]
Çığırma sesi
- ÇIĞILTI
-
-
[isim]
Çığlıkla karışık ses
- "Tas dehşet içinde zıplayıp duruyor, bir yarasa gibi çığıltı çıkararak bizi uyarmaya çalışıyordu."
-
[isim]
Çığlıkla karışık ses
- ÇIĞIRMA
-
-
[isim]
Çığırmak işi
-
[isim]
Çığırmak işi
- ÇIĞIRIŞ
-
-
[isim]
Çığırmak işi
- "Birdenbire Aydın’ın üstünden alevler, dumanlar yükseldi; içeriden tüfek sesleri, kadın çoluk çocuk çığırışları, Yunan naraları geliyordu."
-
[isim]
Çığırmak işi
- ÇIĞLIK
-
-
[isim]
Acı, ince ve keskin ses; feryat, vaveyla
- "Martıların çığlıkları arasında ayıklanmış yığınların çevresinde yeni çöp tepecikleri oluştu."
-
[isim]
Acı, ince ve keskin ses; feryat, vaveyla