İçinde çıplak olan 10 kelime var. İçerisinde ÇIPLAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çıplak olan kelimeler listesine ya da sonu çıplak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇIPLAKLAŞTIRMAK
ÇIPLAKLAŞTIRMA, ÇIRILÇIPLAKLIK
ÇIPLAKLAŞMAK, ÇIRÇIPLAKLIK
ÇIPLAKLAŞMA, ÇIRILÇIPLAK
ÇIPLAKLIK, ÇIRÇIPLAK
ÇIPLAK
Çıplak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
ÇIPLAK, PLAKÇI
5 Harfli Kelimeler
AÇLIK, AKÇIL, ÇAKIL, ÇALIK, ÇALKI, ÇAPLI, KAÇLI, KALIÇ, KALIP, KAPLI, LAKÇI
4 Harfli Kelimeler
AÇIK, AÇKI, AKIL, AKLI, ALÇI, ALIÇ, ALIK, ÇAKI, ÇALI, ÇIPA, KAÇI, KALP, KAPI, PLAK
3 Harfli Kelimeler
AÇI, AKI, ALP, ÇAK, ÇAL, ÇAP, ÇIP, KAÇ, KAL, KAP, KIÇ, KIL, LAK, LAP, PAK, PAL
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AK, AL, LA, PA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇIPLAKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Çıplak duruma getirmek
- "Eteğinin arkasındaki derin yırtmaç dışında, dekoltelikle uzaktan yakından ilgisi olmayan giysisi onu alabildiğince çıplaklaştırmış, başımı döndürmüştü."
-
[-i]
Çıplak duruma getirmek
- ÇIPLAKLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Çıplaklaştırmak işi
-
[isim]
Çıplaklaştırmak işi
- ÇIRILÇIPLAKLIK
-
-
[isim]
Çırılçıplak olma durumu; çırçıplaklık
- "Aradan seneler geçti, ... fakat o günün çırılçıplaklığı herhâlde Neveser’in fani ömrüyle sınırlı bir kalıcılık kazandı."
-
[isim]
Çırılçıplak olma durumu; çırçıplaklık
- ÇIPLAKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Çıplak duruma gelmek
- "Bir sabah erken, tatlı bir yaz geçirdiğimiz yalıya, yaprakları dökülmüş korularla çıplaklaşmış bahçeye veda eder, biz de giderdik..."
-
[nesnesiz]
Çıplak duruma gelmek
- ÇIRÇIPLAKLIK
-
-
[isim]
Bakınız çırılçıplaklık
-
[isim]
Bakınız çırılçıplaklık
- ÇIPLAKLAŞMA
-
-
[isim]
Çıplaklaşmak işi
-
[isim]
Çıplaklaşmak işi
- ÇIRILÇIPLAK
-
-
[sıfat]
Tamamen çıplak; çırçıplak, dımdızlak, anadan doğma, anadan üryan
-
[mecaz]
Bitki örtüsü bulunmayan
- "Çırılçıplak bir ovanın ortasındayız."
-
[zarf]
Tamamen çıplak olarak
- "Hasta olmazsa iyiydi doğrusu, bütün gece o soğuk odada çırılçıplak yattı."
-
[zarf, mecaz]
Çok açık bir biçimde
- "Hepsinin yüzünde de aynı endişe çırılçıplak görünüyor."
-
[sıfat]
Tamamen çıplak; çırçıplak, dımdızlak, anadan doğma, anadan üryan
- ÇIRÇIPLAK
-
-
[sıfat]
Bakınız çırılçıplak
- "Hasta binlerle bakan yok, diriler çırçıplak / Ölüler kaskatı olmuş, hani kim kaldıracak?"
-
[sıfat]
Bakınız çırılçıplak
- ÇIPLAKLIK
-
-
[isim]
Çıplak olma durumu; cıbıldaklık
- "Bugün bir ikinci moda da çıplaklıktır fakat bu bir sözde çıplaklıktır."
-
[isim]
Çıplak olma durumu; cıbıldaklık
- ÇIPLAK
-
-
[sıfat]
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan; ari, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak, cılcıbık, şallak, yalıncak
- "Kız, çıplak tabanlarını bozuk yolda şaplata şaplata köyün içerisine doğru uzaklaştı."
-
Saçsız (baş)
-
Üzerinde yaprak olmayan
- "Irmağın başında kocaman, çıplak bir tek kavak vardı."
-
İçinde gerekli eşya bulunmayan
- "Ankara tepelerinin birinde, boz renkli bir binanın çıplak ve dar bir odasında onunla karşı karşıyayız."
-
[mecaz]
Yoksul olan (kimse)
- "Askerliğini yapmamış, beş parasız, çıplak bir Cemal'in nesi vardı evlenilecek?"
-
[mecaz]
Yalın, süssüz olan; daylak
- "Çıplak bir anlatım."
-
[isim]
Soyunmuş durumda olan vücudun resmi; nü
-
Apaçık ortada olan
- "Hepimiz, Erzilya gibi, güzelleşmek için yalan elbiseleri arıyoruz ve çıplak hakikati örtmeye, gizlemeye çalışıyoruz."
-
[sıfat]
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan; ari, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak, cılcıbık, şallak, yalıncak