İçinde çubuk olan 8 kelime var. İçerisinde ÇUBUK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çubuk olan kelimeler listesine ya da sonu çubuk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

ÇUBUKÇULUK, ÇUBUKLAMAK

9 Harfli Kelimeler

ÇUBUKLAMA

8 Harfli Kelimeler

ÇUBUKLUK, ÇUBUKSUZ

7 Harfli Kelimeler

ÇUBUKÇU, ÇUBUKLU

5 Harfli Kelimeler

ÇUBUK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çubuk Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

B K U U Ç

5 Harfli Kelimeler

BUÇUK, ÇUBUK

4 Harfli Kelimeler

UÇUK

2 Harfli Kelimeler

BU, UÇ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇUBUKLAMAK

  1. [-i] Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak
  2. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanları hareket ettirmek için değnekle vurmak
    • "Başladılar koyunları kışkışlayıp çubuklamaya." (Ömer Polat)
  3. Ceviz, badem vb.ni çubukla dalından dökmek
    • "Elmayı dalından koparırken, cevizi çubuklarken, dut, erik ağacını sallarken…" (Abbas Sayar)
ÇUBUKÇULUK

  1. [isim] Çubukçunun yaptığı iş
ÇUBUKLAMA

  1. [isim] Çubuklamak işi
ÇUBUKSUZ

  1. [sıfat] Çubuğu olmayan
ÇUBUKLUK

  1. [isim, eskimiş] Tütün çubuklarının saklandığı yer; çubuk odası
    • "Sivas’tan demiryolu geçmesiyle diğer illerimize ulaşan Sivas’ın ünlü el sanatlarından biri olan çubuklar eskiden evlerde kapı yanlarında bulunan çubukluk denilen bölümlerde bulunur." (Fatih Tığlı)
  2. [sıfat] ... miktarda çubuktan oluşan
    • "Onar çubukluk desteler."
  3. [sıfat] Çubukla içilmek için üretilmiş olan (tütün)
    • "Tütün paketini çavuşun önüne attı. Çavuş çember sakalının çevrelediği çehresinde keyifli bir tebessümle, ‘Çubukluk mu?’ diye sordu." (Aka Gündüz)
  4. [sıfat] Bir çubuğu dolduracak miktarda olan
    • "Bir çubukluk tütün."
  5. [sıfat] Çubuğa sarılmış olan
    • "Bir mecidiyeye olan sevgileri yüzünden bir çubukluk macun için beni aralarına almışlar." (Aziz Nesin)
  6. Kulak çubuklarını koymak için yapılmış özel kap
  7. Bakınız bağ (II)
    • "Konya’da her bağın ufak da olsa bir çubukluğu yani üzüm bağı vardır." (Ahmet Sefa Odabaşı)
ÇUBUKÇU

  1. [isim] Çubuk yapıp satan kimse
    • "Bütün bu çubuklar sayıları pek çok olan çubukçu ve lüleci ustaları tarafından hazırlanırdı." (Şevket Rado)
  2. [eskimiş] Saraylarda ve büyük konaklarda tütün çubuklarını hazırlayan kimse
ÇUBUKLU

  1. [sıfat] Çubuğu olan
  2. Uzunlamasına çizgili (kumaş)
    • "Kırmızı çubuklu, soluk entarisinin bir eteğini beline sokmuş." (Peyami Safa)
ÇUBUK

  1. [isim] Körpe dal
    • "Asma çubukları taze de duman yapıyor, duman kaçtı gözüme." (Cahit Uçuk)
  2. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey
    • "Sıcak bir demir çubuktan niçin elini çekiyorsun?" (Hüseyin Cahit Yalçın)
  3. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık
  4. Kumaşta düz çizgi
  5. [denizcilik] Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü