İçinde çubuk olan 8 kelime var. İçerisinde ÇUBUK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çubuk olan kelimeler listesine ya da sonu çubuk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇUBUKÇULUK, ÇUBUKLAMAK
ÇUBUKLAMA
ÇUBUKLUK, ÇUBUKSUZ
ÇUBUKÇU, ÇUBUKLU
ÇUBUK
Çubuk Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
BUÇUK, ÇUBUK
4 Harfli Kelimeler
UÇUK
2 Harfli Kelimeler
BU, UÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇUBUKLAMAK
-
-
[-i]
Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak
-
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanları hareket ettirmek için değnekle vurmak
- "Başladılar koyunları kışkışlayıp çubuklamaya."
-
Ceviz, badem vb.ni çubukla dalından dökmek
- "Elmayı dalından koparırken, cevizi çubuklarken, dut, erik ağacını sallarken…"
-
[-i]
Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak
- ÇUBUKÇULUK
-
-
[isim]
Çubukçunun yaptığı iş
-
[isim]
Çubukçunun yaptığı iş
- ÇUBUKLAMA
-
-
[isim]
Çubuklamak işi
-
[isim]
Çubuklamak işi
- ÇUBUKSUZ
-
-
[sıfat]
Çubuğu olmayan
-
[sıfat]
Çubuğu olmayan
- ÇUBUKLUK
-
-
[isim, eskimiş]
Tütün çubuklarının saklandığı yer; çubuk odası
- "Sivas’tan demiryolu geçmesiyle diğer illerimize ulaşan Sivas’ın ünlü el sanatlarından biri olan çubuklar eskiden evlerde kapı yanlarında bulunan çubukluk denilen bölümlerde bulunur."
-
[sıfat]
... miktarda çubuktan oluşan
- "Onar çubukluk desteler."
-
[sıfat]
Çubukla içilmek için üretilmiş olan (tütün)
- "Tütün paketini çavuşun önüne attı. Çavuş çember sakalının çevrelediği çehresinde keyifli bir tebessümle, ‘Çubukluk mu?’ diye sordu."
-
[sıfat]
Bir çubuğu dolduracak miktarda olan
- "Bir çubukluk tütün."
-
[sıfat]
Çubuğa sarılmış olan
- "Bir mecidiyeye olan sevgileri yüzünden bir çubukluk macun için beni aralarına almışlar."
-
Kulak çubuklarını koymak için yapılmış özel kap
-
Bakınız bağ (II)
- "Konya’da her bağın ufak da olsa bir çubukluğu yani üzüm bağı vardır."
-
[isim, eskimiş]
Tütün çubuklarının saklandığı yer; çubuk odası
- ÇUBUKÇU
-
-
[isim]
Çubuk yapıp satan kimse
- "Bütün bu çubuklar sayıları pek çok olan çubukçu ve lüleci ustaları tarafından hazırlanırdı."
-
[eskimiş]
Saraylarda ve büyük konaklarda tütün çubuklarını hazırlayan kimse
-
[isim]
Çubuk yapıp satan kimse
- ÇUBUKLU
-
-
[sıfat]
Çubuğu olan
-
Uzunlamasına çizgili (kumaş)
- "Kırmızı çubuklu, soluk entarisinin bir eteğini beline sokmuş."
-
[sıfat]
Çubuğu olan
- ÇUBUK
-
-
[isim]
Körpe dal
- "Asma çubukları taze de duman yapıyor, duman kaçtı gözüme."
-
Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey
- "Sıcak bir demir çubuktan niçin elini çekiyorsun?"
-
Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık
-
Kumaşta düz çizgi
-
[denizcilik]
Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası
-
[isim]
Körpe dal