İçinde çizgi olan 17 kelime var. İçerisinde ÇİZGİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çizgi olan kelimeler listesine ya da sonu çizgi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇİZGİLEŞTİRMEK
ÇİZGİLEŞTİRME
KIRMIZIÇİZGİ
ÇİZGİLENMEK, ÇİZGİLEŞMEK
ÇİZGİLEMEK, ÇİZGİLENME, ÇİZGİLEŞME, ÇİZGİLİLİK
ÇİZGİLEME, ÇİZGİNMEK
ÇİZGİLİK, ÇİZGİNME, ÇİZGİSEL, ÇİZGİSİZ
ÇİZGİLİ
ÇİZGİ
Çizgi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
ÇİZGİ
4 Harfli Kelimeler
ÇİZİ
3 Harfli Kelimeler
GİZ
2 Harfli Kelimeler
İÇ, İZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇİZGİLEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Yazılı duruma getirmek
- "Yazı denilen nesne eninde sonunda duyguları, düşünceleri çizgileştirmek, söylemek demektir."
-
[-i]
Yazılı duruma getirmek
- ÇİZGİLEŞTİRME
-
-
[isim]
Çizgileştirmek işi
-
[isim]
Çizgileştirmek işi
- KIRMIZIÇİZGİ
-
-
[isim]
Özellikle çam türü ağaçlarda görülen, uygunsuz koşullarda kurutulan ağacın çatlayan göze zarından giren mantarların yaptığı bir hastalık türü
-
[isim]
Özellikle çam türü ağaçlarda görülen, uygunsuz koşullarda kurutulan ağacın çatlayan göze zarından giren mantarların yaptığı bir hastalık türü
- ÇİZGİLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Çizgi durumuna gelmek
- "Ve gözlerini dikiyor, bir silinip bir çizgileşen dalgacıklara."
-
[nesnesiz]
Çizgi durumuna gelmek
- ÇİZGİLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Çizgi meydana gelmek
- "Fakat bir gün onu denizde, şu mavi yeşil çizgilenen denizde yüzerken gördüm."
-
[nesnesiz]
Çizgi meydana gelmek
- ÇİZGİLENME
-
-
[isim]
Çizgilenmek işi
- "İstemsiz çalışan bir diğer kas olan düz kas ise enine çizgilenme göstermez."
-
[isim]
Çizgilenmek işi
- ÇİZGİLİLİK
-
-
[isim]
Çizgili olma durumu
-
[isim]
Çizgili olma durumu
- ÇİZGİLEŞME
-
-
[isim]
Çizgileşmek işi
- "Yuvarlak yüzünün dolgun yanaklarında hiçbir çukurlaşma ve çizgileşme emaresi keşfetmek mümkün değildi…"
-
[isim]
Çizgileşmek işi
- ÇİZGİLEMEK
-
-
[-i]
Çizgi çekmek, karikatür çizmek
- "Her gelen karikatürist nüktesini duvara çizgilemiş."
-
[-i]
Çizgi çekmek, karikatür çizmek
- ÇİZGİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir şeyin etrafında dönüp durmak
- "Onun da, karanlıklar içinde birdenbire parlayan şimşeğe benzer güzellikleri olabilir; ancak o güzellik sürmez, dayanmaz, dört yanında çizginen boşluk içinde çabucak eriyip kayboluverir."
-
Tereddüt etmek
-
[nesnesiz]
Bir şeyin etrafında dönüp durmak
- ÇİZGİLEME
-
-
[isim]
Çizgilemek işi
- "Umutlarını yitirmediklerini, korksalar bile sinmediklerini, söylenenlere kanmadıklarını çizgileme çabası içinde oldular."
-
[isim]
Çizgilemek işi
- ÇİZGİNME
-
-
[isim]
Çizginmek işi
-
[isim]
Çizginmek işi
- ÇİZGİSEL
-
-
[sıfat]
Çizgi ile gösterilmiş
- "Bu resimlerde nesneler ve figürler biçim olarak çizgisel bir gerçekçilikle saptanıyor…"
-
Bakınız doğrusal
- "Metin çizgiseldir ama metnin içinde verilen bilgi çizgisel değildir."
-
[sıfat]
Çizgi ile gösterilmiş
- ÇİZGİSİZ
-
-
[sıfat]
Üzerinde çizgi olmayan
- "Yanakları parlıyor, çizgisiz yüzünde sarı bir korku gölgesi beliriyordu."
-
[sıfat]
Üzerinde çizgi olmayan
- ÇİZGİLİK
-
-
[isim]
Bakınız cetvel
-
[sıfat]
… çizgi miktarı olan
- "İşte bu üç çizgilik tarihçe köşesinden bütün insanlığın en muazzam bir muhasebe devresine girdiği şu anda seyredilecek Türk cemiyeti…"
-
[isim]
Bakınız cetvel
- ÇİZGİLİ
-
-
[sıfat]
Üzerinde çizgi bulunan; tahrirli
- "Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz / Ya gözler altındaki mor halkalar"
-
[sıfat]
Üzerinde çizgi bulunan; tahrirli
- ÇİZGİ
-
-
[isim]
Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz; cızık, çizi, çizik, hat, tahrir
- "Bu kâğıda üç çizgi çekti."
-
Yüz ve vücut hatlarının her biri
- "Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu posu bile değişmiyordu."
-
Boya veya altınla işlenen süsleme motiflerinin etrâfına sınırlarını belli edecek şekilde daha koyu bir renkte ince olarak çekilen çizgi; tahrir
-
[matematik]
Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim
- "Çizginin yalnız uzunluk boyutu vardır."
-
[mecaz]
Belli başlı özellik
- "Ben hayatımı yeniden ve bambaşka çizgiler üzerinde kuracağım."
-
[mecaz]
Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır
- "Bu topluluklar arasında amatör ve profesyonel çizgisini de tam olarak çizebilmek kolay değildir."
-
[mecaz]
Herhangi bir konudaki görüş; eksen
- "Ben de nerede olursam olayım ihtilalci çizgimi sürdüreceğim."
-
[isim]
Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz; cızık, çizi, çizik, hat, tahrir