İçinde çizgi olan 17 kelime var. İçerisinde ÇİZGİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çizgi olan kelimeler listesine ya da sonu çizgi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

ÇİZGİLEŞTİRMEK

13 Harfli Kelimeler

ÇİZGİLEŞTİRME

12 Harfli Kelimeler

KIRMIZIÇİZGİ

11 Harfli Kelimeler

ÇİZGİLENMEK, ÇİZGİLEŞMEK

10 Harfli Kelimeler

ÇİZGİLEMEK, ÇİZGİLENME, ÇİZGİLEŞME, ÇİZGİLİLİK

9 Harfli Kelimeler

ÇİZGİLEME, ÇİZGİNMEK

8 Harfli Kelimeler

ÇİZGİLİK, ÇİZGİNME, ÇİZGİSEL, ÇİZGİSİZ

7 Harfli Kelimeler

ÇİZGİLİ

5 Harfli Kelimeler

ÇİZGİ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çizgi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

G Z Ç İ İ

5 Harfli Kelimeler

ÇİZGİ

4 Harfli Kelimeler

ÇİZİ

3 Harfli Kelimeler

GİZ

2 Harfli Kelimeler

İÇ, İZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇİZGİLEŞTİRMEK

  1. [-i] Yazılı duruma getirmek
    • "Yazı denilen nesne eninde sonunda duyguları, düşünceleri çizgileştirmek, söylemek demektir." (Nâzım Hikmet)
ÇİZGİLEŞTİRME

  1. [isim] Çizgileştirmek işi
KIRMIZIÇİZGİ

  1. [isim] Özellikle çam türü ağaçlarda görülen, uygunsuz koşullarda kurutulan ağacın çatlayan göze zarından giren mantarların yaptığı bir hastalık türü
ÇİZGİLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Çizgi durumuna gelmek
    • "Ve gözlerini dikiyor, bir silinip bir çizgileşen dalgacıklara." (Necip Fazıl Kısakürek)
ÇİZGİLENMEK

  1. [nesnesiz] Çizgi meydana gelmek
    • "Fakat bir gün onu denizde, şu mavi yeşil çizgilenen denizde yüzerken gördüm." (Emine Işınsu)
ÇİZGİLENME

  1. [isim] Çizgilenmek işi
    • "İstemsiz çalışan bir diğer kas olan düz kas ise enine çizgilenme göstermez." (Suavi Aydın)
ÇİZGİLİLİK

  1. [isim] Çizgili olma durumu
ÇİZGİLEŞME

  1. [isim] Çizgileşmek işi
    • "Yuvarlak yüzünün dolgun yanaklarında hiçbir çukurlaşma ve çizgileşme emaresi keşfetmek mümkün değildi…" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ÇİZGİLEMEK

  1. [-i] Çizgi çekmek, karikatür çizmek
    • "Her gelen karikatürist nüktesini duvara çizgilemiş." (Haldun Taner)
ÇİZGİNMEK

  1. [nesnesiz] Bir şeyin etrafında dönüp durmak
    • "Onun da, karanlıklar içinde birdenbire parlayan şimşeğe benzer güzellikleri olabilir; ancak o güzellik sürmez, dayanmaz, dört yanında çizginen boşluk içinde çabucak eriyip kayboluverir." (Nurullah Ataç)
  2. Tereddüt etmek
ÇİZGİLEME

  1. [isim] Çizgilemek işi
    • "Umutlarını yitirmediklerini, korksalar bile sinmediklerini, söylenenlere kanmadıklarını çizgileme çabası içinde oldular." (Ayla Ödekan)
ÇİZGİNME

  1. [isim] Çizginmek işi
ÇİZGİSEL

  1. [sıfat] Çizgi ile gösterilmiş
    • "Bu resimlerde nesneler ve figürler biçim olarak çizgisel bir gerçekçilikle saptanıyor…" (Adnan Turani)
  2. Bakınız doğrusal
    • "Metin çizgiseldir ama metnin içinde verilen bilgi çizgisel değildir." (Aysu Erden)
ÇİZGİSİZ

  1. [sıfat] Üzerinde çizgi olmayan
    • "Yanakları parlıyor, çizgisiz yüzünde sarı bir korku gölgesi beliriyordu." (Ömer Seyfettin)
ÇİZGİLİK

  1. [isim] Bakınız cetvel
  2. [sıfat] … çizgi miktarı olan
    • "İşte bu üç çizgilik tarihçe köşesinden bütün insanlığın en muazzam bir muhasebe devresine girdiği şu anda seyredilecek Türk cemiyeti…" (Necip Fazıl Kısakürek)
ÇİZGİLİ

  1. [sıfat] Üzerinde çizgi bulunan; tahrirli
    • "Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz / Ya gözler altındaki mor halkalar" (Cahit Sıtkı Tarancı)
ÇİZGİ

  1. [isim] Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz; cızık, çizi, çizik, hat, tahrir
    • "Bu kâğıda üç çizgi çekti." (Ömer Seyfettin)
  2. Yüz ve vücut hatlarının her biri
    • "Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu posu bile değişmiyordu." (Oktay Rifat)
  3. Boya veya altınla işlenen süsleme motiflerinin etrâfına sınırlarını belli edecek şekilde daha koyu bir renkte ince olarak çekilen çizgi; tahrir
  4. [matematik] Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim
    • "Çizginin yalnız uzunluk boyutu vardır."
  5. [mecaz] Belli başlı özellik
    • "Ben hayatımı yeniden ve bambaşka çizgiler üzerinde kuracağım." (Attilâ İlhan)
  6. [mecaz] Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır
    • "Bu topluluklar arasında amatör ve profesyonel çizgisini de tam olarak çizebilmek kolay değildir." (Metin And)
  7. [mecaz] Herhangi bir konudaki görüş; eksen
    • "Ben de nerede olursam olayım ihtilalci çizgimi sürdüreceğim." (Müşerref Hekimoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü