İçinde çevirme olan 8 harfli 2 kelime var. İçerisinde ÇEVİRME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çevirme olan kelimeler listesine ya da sonu çevirme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çevirme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
7 Harfli Kelimeler
ÇEVİRME
6 Harfli Kelimeler
ÇEVRİM, EVİRME, İÇERME
5 Harfli Kelimeler
ÇEVRE, ÇEVRİ, ERİME, EVRİM, MERİÇ, VEREM, VERİM, VERME
4 Harfli Kelimeler
ÇERİ, EMEÇ, EMİR, ERİM, ERME, EVİÇ, EVRE, İÇME, İÇRE, İVME, MERİ, REMİ, VERE, VERİ, VİRE
3 Harfli Kelimeler
ÇİM, ÇİR, EVÇ, MEÇ, MİR
2 Harfli Kelimeler
ÇE, EM, ER, EV, İÇ, İM, ME, Mİ, RE, VE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇEVİRMEN
-
-
[isim]
Konuşmayı bir dilden başka bir dile çeviren kimse; çevirici, dilmaç, tercüman, dragoman
-
Herhangi yazılı bir metni bir dilden başka bir dile çeviren kimse; çevirici, dilmaç, mütercim
- "Çevirmen, güncel çalışmaları nedeniyle bu romandan sık sık uzaklaşmak durumunda kalıyordu."
-
[isim]
Konuşmayı bir dilden başka bir dile çeviren kimse; çevirici, dilmaç, tercüman, dragoman
- ÇEVİRMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin yönünü değiştirmek
- "Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi."
-
Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
- "Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu."
-
Döndürerek hareket ettirmek
- "Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi."
-
Yönetmek, idare etmek
- "Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor."
-
[nesnesiz]
Bakınız durdurmak
- "O hızla giderken bir taksi çevirdi ve tortop olup taksinin içine yuvarlandık."
-
Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek
- "Gündelik yaşamımızda, banka memurlarının sokaklarda bile bizi çevirip kredi kartı vermek için nasıl yırtındıklarını görüyoruz."
-
Geri göndermek
- "Olayı aydınlatacak her uğraşıyı geri çevirmiş, içine gömülüp tek gözyaşı dökmemişti."
-
Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek
-
Çevrilemek, tevil etmek
- "Sözü işine geldiği gibi çevirdi."
-
[-den]
Çeviri yapmak
- "Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş."
-
[-i, -le]
Bakınız kuşatmak
- "Bağı duvarla çevirmek."
-
[-e, -i]
Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek
- "Babasıyla birlikte evimi otele çevirdiler."
-
[-e, -den]
Bir durumdan başka duruma geçmek
-
[nesnesiz]
Kâğıt oyunu oynamak
-
[nesnesiz]
İşlemek, yapmak
- "Yine ne işler çeviriyorsun bakayım."
-
[-i]
Bir şeyin yönünü değiştirmek