İçinde çak olan 8 harfli 22 kelime var. İçerisinde ÇAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çak olan kelimeler listesine ya da sonu çak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇAK, KAÇ

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇAKIŞMAK

  1. [-le] Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak
  2. [nesnesiz] Aynı zaman dilimine denk gelmek
    • "İki sınıfın dersleri çakıştı."
  3. [nesnesiz, ağızlardan] Söz yarışı etmek
    • "Saz şairleri çakışıyor."
  4. [matematik] Doğru, açı, yüzey vb. geometrik biçimler üst üste konulduklarında birbirini bütünüyle örterek eşit olmak
ÇAKARSIZ

  1. [sıfat] Üzerinde çakar lamba bulunmayan (araç)
KOLÇAKLI

  1. [sıfat] Kolçağı olan
    • "Ellerin elçekli gelin / Kolların kolçaklı gelin" (Halk türküsü)
ÇAKILLIK

  1. [isim] Çakıl döşenmiş veya birikmiş yer
ÇAKILMAK

  1. [-e] Çakma işine konu olmak
    • "Çift kanatlı orta kapısını kapatan mücevher gibi süslü küçük mandal yerine bir çivi çakılmıştı." (Ayla Kutlu)
  2. Hızla düşüp saplanmak
    • "Uçak dağa çakıldı."
ÇAKILDAK

  1. [isim] Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça
  2. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı
  3. [ağızlardan] Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik
AKBURÇAK

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız mürdümük
KAÇAKLIK

  1. [isim] Kaçak olma durumu
    • "Hatırlarda edepsizliği, düşman karşısındaki kaçaklığı kalmıştı." (Yahya Kemal Beyatlı)
ALÇAKLIK

  1. [isim] Yerden uzaklığı az olma
  2. [mecaz] Alçak olma durumu; denaet, pespayelik
  3. [mecaz] Alçakça davranış; habaset, şenaat
    • "Yıllarca rollerine, yalanlarına aldandığımız bir arkadaştan adiliğini, alçaklığını sezince hemen ayrılırız." (Ömer Seyfettin)
KIRIMÇAK

  1. [isim] Rusya Federasyonu’na bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan, Musevi inancında olan bir Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
ÇAKŞIRLI

  1. [sıfat] Çakşır giymiş
    • "Bu şehrin gençleri de çakşırlı, fermeneli; bıçak ve tüfek oyunu oynar, türkü söyler." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Ayakları tüylü, paçalı (kuş)
AKÇAKOCA

  1. [isim] Düzce iline bağlı ilçelerden biri
AKÇAKENT

  1. [isim] Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri
ÇAKTIRIŞ

  1. [isim] Çaktırmak işi
ÇAKTIRMA

  1. [isim] Çaktırmak işi
BIÇAKLIK

  1. [isim] Bıçak koyacak yer
  2. [sıfat] Bıçak yapmaya elverişli (maden)
  3. [zarf] Bıçağın saplanmasının vereceği zarar kadar
ÇAKMAKLI

  1. [isim, askerlik] Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tüfek türü
AKÇAKALE

  1. [isim] Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
ÇAKMALIK

  1. [isim] Duvara çakılmak üzere hazırlanmış onurluk
KIPÇAKÇA

  1. [isim] Bakınız Kıpçak Türkçesi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü