İçinde çak olan 7 harfli 20 kelime var. İçerisinde ÇAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çak olan kelimeler listesine ya da sonu çak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇAK, KAÇ

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇAKISIZ

  1. [sıfat] Çakısı olmayan
UÇAKSIZ

  1. [sıfat] Uçağı olmayan
    • "Bu uçak, müfrezenin elindeki tek uçak olduğundan, şimdi uçaksız kalınmıştı." (Ajun Kurter)
  2. Uçak kullanılmadan yapılan
    • "Uçaksız turlar çok rahat değil."
ÇAKMACI

  1. [isim] Çakma işini yapan kimse
BIÇAKLI

  1. [sıfat] Bıçağı olan
    • "Karşısında eli bıçaklı, silahlı birkaç kişi de olsa, kendisi de yaralanıp vurulsa bir adım geri atmaz, gözünü kırpmadan saldırırdı." (Osman Şahin)
ÇAKIŞIK

  1. [sıfat, matematik] Çakışmış olan
    • "Çakışık üçgenler."
BIÇAKÇI

  1. [isim] Bıçak vb. kesici araçlar yapan veya satan kimse
ÇAKILLI

  1. [sıfat] Çakılı olan
    • "Kumsal topraktan, dibi çakıllı suya girdi." (Cahit Uçuk)
ÇAKILTI

  1. [isim] Çakıl taşı vb. kımıldatıldığında çıkan ses
SAÇAKLI

  1. [sıfat] Saçağı olan
    • "Valde Paşa'nın üç çifte kayığındaki gümüş kafes örmeli ve kenarları balık şeklinde yine gümüş saçaklı ihramı meşhurdu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
ÇAKALOZ

  1. [isim, askerlik] Mermi olarak çakıl taşı atan bir top türü
  2. Bu topu kullanan topçu
AYAKÇAK

  1. [isim, ağızlardan] Merdiven basamağı
  2. Dokuma tezgâhı ayaklığı; ayaklık
  3. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık
ÇAKIRCI

  1. [isim] Avcı çakırdoğan yetiştiren ve avda kullanan kimse
  2. Taşrada saray için çakırdoğan yetiştiren kimse
  3. [tarih] Padişahla birlikte ava katılan ve avda çakırdoğanı elinde taşıyan kimse
ÇAKINTI

  1. [isim] Şimşek, yıldız, güneş, ışık vb.nin birdenbire ve geçici olarak verdiği aydınlık durumu
    • "Güneşin ağaç yapraklarından sızarak oynak ışık çakıntılarıyla süslediği bahçedeki o ılık günler nine ve çocuk için ne sevinçler yaşanmıştı." (Füruzan)
  2. Çakılmış olan şey
  3. [mecaz] Beklenmeyen söz veya davranış
    • "Sarhoşun bazı sevimli buluşları, delinin beklenmedik çakıntıları olabilir." (Haldun Taner)
  4. [argo] Sınıfta kalma
    • "Bilmem senin ikmal nasıl geçti. Eğer Aga Bedros numara vermezse ve çakıntı olursa bir yıl daha herifin karşısında oturup ders okumaya çalışmak çetin bir iştir." (Memduh Şevket Esendal)
  5. [argo] İçkili toplantı, içki âlemi
    • "Tahir de bir akşam iki arkadaşıyla Filip’in gazinosuna gider, çakıntıya başlarlar." (Refî Cevad Ulunay)
  6. [argo] İçki içerken kadehleri birbirine vurma, kadeh tokuşturma
KAÇAKÇI

  1. [isim] Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse
    • "Kaçakçılarla, gümrük ayrıcalıklarıyla uğraşır, sayfalar dolusu raporlar yazar." (Necati Cumalı)
ÇAKILIŞ

  1. [isim] Çakılmak işi
ÇAKILMA

  1. [isim] Çakılmak işi
ÇAKARLI

  1. [sıfat] Üzerinde çakar lamba bulunan (araç)
KAÇAKAÇ

  1. [isim] İki kişinin karşılıklı olarak gizlice sayı yazıp tahmin etmesine dayanan bir oyun
    • "Çalışma saati gelene kadar, kimi bir köşede amiralbattı, kimi kaçakaç oynar, kimi incelemede karşılaştığı sorunu arkadaşları arasında tartışır, kimi fıkra anlatır." (Erhan Bener)
ALÇAKÇA

  1. [sıfat] Oldukça alçak
  2. [zarf] Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına; sefihane
    • "Kuduz köpek alçakça ısırır adamı. Sessizce yanaşır arkanızdan, sol bacağınızın baldırını ısırıverir." (Nâzım Hikmet)
ÇAKIŞMA

  1. [isim] Çakışmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü