İçinde çak olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde ÇAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çak olan kelimeler listesine ya da sonu çak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K Ç
3 Harfli Kelimeler
ÇAK, KAÇ
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BALÇAK
-
- ÇAKICI
-
-
[isim]
Çakı yapan kimse
- "Çocukların velileri arasında birçokları iplikçi, boyacı, ipekçi, dokumacı, havlucu, çakıcı gibi muhtelif sanatları gösteriyordu."
-
[isim]
Çakı yapan kimse
- BURÇAK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia)
-
Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genellikle hayvan yemi olarak kullanılan tanesi
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia)
- ÇAKILI
-
-
[sıfat]
Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş
- "Duvara çakılı büyük rakkaslı saati tamire götüren hademe, Reşat'ın omzuna adamakıllı bindirmiş."
-
Çakılmış, bir şeye bağlı
- "Genç kadın, forsaların çakılı bulunduğu oturak dairesini görmeyi merak ediyordu."
-
Yeri değişmez, sabit
- "Gülnaz için için ağlıyor, gözleri hep öyle döşemeye çakılı."
-
[sıfat]
Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş
- ÇAKMAK
-
-
[isim]
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
- "Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı."
-
Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti
-
[askerlik]
Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni
-
[isim]
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
- UÇAKLI
-
-
[sıfat]
Uçağı olan
- "Yıllarca tanklı ve uçaklı düşman ordularını uğraştırdı, yok edilemedi."
-
Uçakla yapılan
- "Uçaklı turlara katıldım."
-
[sıfat]
Uçağı olan
- KOLÇAK
-
-
[isim]
Yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven
- "Elinde kolçak, direksiyona geçti, kolçağı hırsla şoför mahalline attı."
-
Koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası
- "Pencerenin karşısında, kolçaklarından biri kopuk, sallanan iskemleye oturmuş, iki eliyle sağlam kolçağa sıkı sıkı sarılmıştı."
-
Ceket veya gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk
-
Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılan süs eşyası
-
Bakınız pazubent
- "Kızılay kolçağı."
-
[tarih]
Zırhın kola geçirilen parçası
-
[isim]
Yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven
- ÇAMÇAK
-
-
[isim]
Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı; çapçak
-
Köpüklenerek akma
-
[isim]
Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı; çapçak
- BARÇAK
-
-
[isim]
Kılıç kabzasının siperi; balçak
-
[isim]
Kılıç kabzasının siperi; balçak
- ÇAKŞIR
-
-
[isim]
Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı
- "İyi işlenmiş mavi çakşır ve mavi cepken giyerdi."
-
Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy
-
[isim]
Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı
- KIPÇAK
-
-
[isim, tarih]
XI-XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu; Kuman
-
Günümüzde Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçayca, Malkarca vb.ni konuşan gruba verilen genel ad
-
[isim, tarih]
XI-XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu; Kuman
- ÇAPÇAK
-
-
[isim]
Bakınız çamçak
-
Ağzı açık fıçı
- "Elimi çapçağa daldırdım, karidesi bıyığından yakaladım."
-
[isim]
Bakınız çamçak
- KAPÇAK
-
-
[isim]
Uzun saplı büyük kanca
-
[isim]
Uzun saplı büyük kanca