İçinde çak olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde ÇAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çak olan kelimeler listesine ya da sonu çak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇAK, KAÇ

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BALÇAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kabza
  2. Bakınız barçak
ÇAKICI

  1. [isim] Çakı yapan kimse
    • "Çocukların velileri arasında birçokları iplikçi, boyacı, ipekçi, dokumacı, havlucu, çakıcı gibi muhtelif sanatları gösteriyordu." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
BURÇAK

  1. [isim, bitki bilimi] Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia)
  2. Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genellikle hayvan yemi olarak kullanılan tanesi
ÇAKILI

  1. [sıfat] Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş
    • "Duvara çakılı büyük rakkaslı saati tamire götüren hademe, Reşat'ın omzuna adamakıllı bindirmiş." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Çakılmış, bir şeye bağlı
    • "Genç kadın, forsaların çakılı bulunduğu oturak dairesini görmeyi merak ediyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  3. Yeri değişmez, sabit
    • "Gülnaz için için ağlıyor, gözleri hep öyle döşemeye çakılı." (Emine Işınsu)
ÇAKMAK

  1. [isim] Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
    • "Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı." (Burhan Felek)
  2. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti
  3. [askerlik] Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni
UÇAKLI

  1. [sıfat] Uçağı olan
    • "Yıllarca tanklı ve uçaklı düşman ordularını uğraştırdı, yok edilemedi." (Hızır Bek Gayretullah)
  2. Uçakla yapılan
    • "Uçaklı turlara katıldım."
KOLÇAK

  1. [isim] Yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven
    • "Elinde kolçak, direksiyona geçti, kolçağı hırsla şoför mahalline attı." (Orhan Kemal)
  2. Koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası
    • "Pencerenin karşısında, kolçaklarından biri kopuk, sallanan iskemleye oturmuş, iki eliyle sağlam kolçağa sıkı sıkı sarılmıştı." (Ayla Kutlu)
  3. Ceket veya gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk
  4. Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılan süs eşyası
  5. Bakınız pazubent
    • "Kızılay kolçağı."
  6. [tarih] Zırhın kola geçirilen parçası
ÇAMÇAK

  1. [isim] Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı; çapçak
  2. Köpüklenerek akma
BARÇAK

  1. [isim] Kılıç kabzasının siperi; balçak
ÇAKŞIR

  1. [isim] Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı
    • "İyi işlenmiş mavi çakşır ve mavi cepken giyerdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy
KIPÇAK

  1. [isim, tarih] XI-XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu; Kuman
  2. Günümüzde Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçayca, Malkarca vb.ni konuşan gruba verilen genel ad
ÇAPÇAK

  1. [isim] Bakınız çamçak
  2. Ağzı açık fıçı
    • "Elimi çapçağa daldırdım, karidesi bıyığından yakaladım." (Sait Faik Abasıyanık)
KAPÇAK

  1. [isim] Uzun saplı büyük kanca
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü