İçinde çabuk olan 11 kelime var. İçerisinde ÇABUK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çabuk olan kelimeler listesine ya da sonu çabuk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

ÇABUKLAŞABİLMEK, ÇABUKLAŞTIRILMA

14 Harfli Kelimeler

ÇABUKLAŞABİLME, ÇABUKLAŞTIRMAK

13 Harfli Kelimeler

ÇABUKLAŞTIRMA

11 Harfli Kelimeler

ÇABUKLAŞMAK

10 Harfli Kelimeler

ÇABUKLAŞMA

8 Harfli Kelimeler

ÇABUKLUK, ÇARÇABUK

7 Harfli Kelimeler

ÇABUKÇA

5 Harfli Kelimeler

ÇABUK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çabuk Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B K U Ç

5 Harfli Kelimeler

ÇABUK

4 Harfli Kelimeler

ABUK, ÇUKA, UÇAK

3 Harfli Kelimeler

ABU, BAÇ, BAK, ÇAK, KAÇ

2 Harfli Kelimeler

AB, AÇ, AK, BU, UÇ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇABUKLAŞABİLMEK

  1. [nesnesiz] Çabuklaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
ÇABUKLAŞTIRILMA

  1. [isim] Çabuklaştırılmak işi
ÇABUKLAŞABİLME

  1. [isim] Çabuklaşabilmek işi
ÇABUKLAŞTIRMAK

  1. [-i] Bir işin yapılmasını hızlandırmak; aceleleştirmek, tesri etmek
    • "Şimdi hükmü yerine getirmeyi çabuklaştıralım." (Kemal Tahir)
ÇABUKLAŞTIRMA

  1. [isim] Çabuklaştırmak işi; tacil, aceleleştirme
ÇABUKLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Çabukluk kazanmak; aceleleşmek
ÇABUKLAŞMA

  1. [isim] Çabuklaşmak işi; aceleleşme
ÇABUKLUK

  1. [isim] Çabuk olma durumu; atiklik, acelelik, hızlılık, ivinti, sürat
    • "Her şey umulmaz bir çabuklukla yoluna girdi." (Reşat Nuri Güntekin)
ÇARÇABUK

  1. [zarf] Bakınız çabucak
    • "Ondan beklentimi çarçabuk unuttum." (Adalet Ağaoğlu)
ÇABUKÇA

  1. [zarf] Bakınız çabucak
    • "Devlet kapısına gelmiş bir işin olacağı yahut olmayacağı bir oda içinde çabukça anlaşılıyor." (Memduh Şevket Esendal)
ÇABUK

Kelime Kökeni: Farsça çābuk

  1. [sıfat] Hızlı olan, yavaş karşıtı
    • "Bir an böyle bekledi, sonra birdenbire arkasını dönerek çabuk adımlarla uzaklaştı ve sokağın köşesinde kayboldu." (Sabahattin Ali)
  2. [zarf] Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda; tez (I), yavaş karşıtı
    • "Kanı kanıma sıcak gelmeseydi bu kadar çabuk tanışır ve açılabilir miydik?" (Etem İzzet Benice)
  3. [ünlem] "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü