İçinde ç olan 5 harfli 514 kelime var. İçerisinde Ç harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ç harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ç harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇEKİŞ

  1. [isim] Çekme işi veya biçimi
    • "Bir düğümü bir çekişte açmak imkânını temin eden kesik ip ucunu bulunca durdular." (Peyami Safa)
  2. Bir motorun çekme gücü
    • "Benim arabanın çekişi çok iyi."
  3. Ağız kavgası

YAMÇI

  1. [isim] Bir yüzü uzun tüylü, kalın yünden dokunarak yapılmış yağmurluk

KÜÇÜK

  1. [sıfat] Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, büyük karşıtı
    • "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Aslarda o küçük dağları ben yarattım diyen heybet ... varken ... o güdük, o boynu bükük konçinalar onlara bir türlü el kaldıramıyorlar." (Haldun Taner)
    • "Kimsenin yanında küçük düşmeni istemem." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Handan'ı küçük düşürdüğünü, asıl suçun da bu olduğunu kabul etmişti." (Tarık Buğra)
  2. Yaşı daha az olan
    • "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Protokol kaidelerini, çok zaman, bir yana atıp küçükle küçük, büyükle büyük olmasını biliyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Niceliği az olan
    • "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Niteliği aşağı olan, bayağı
    • "Küçük adam."
  5. Geri aşamada
    • "Küçük bir memur."
  6. Değersiz, önemsiz
    • "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey." (Sait Faik Abasıyanık)
  7. Kısık, parlak olmayan (ses)
    • "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi." (Refik Halit Karay)
  8. [isim] Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse
  9. [isim] Küçük abdest

ÇAYIR

  1. [isim] Üzerinde gür ot biten düz ve nemli yer
    • "Çocukların neşesi birdenbire sönmüş, çayıra bir eski mezarlık sükûtu çökmüştü." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Böyle yerde biten ot

ÇELGİ

  1. [isim] Alna bağlanan yazma, yemeni

DATÇA
...
DİŞÇİ

  1. [isim] Diş hekimi

ÇAKRA

  1. [isim] Vücuttaki enerji üreten noktalardan her biri

ÇELEN

  1. [isim] Ev saçağı

PEÇİÇ

  1. [isim] Zar yerine yedi tane küçük deniz hayvanı kabuğu atılarak bunların açık taraflarının üste veya alta gelmelerine göre taş ilerleterek oynanan bir oyun
    • "Muşamba fenerlerle kadın misafirler geldi, epeyce bir zaman peçiç ve yüzük oynandı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir tür kâğıt oyunu
    • "Pek neşeli vaktinde hizmetçi kadınla peçiç oynar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

UÇARI

  1. [sıfat] Ele avuca sığmaz (kimse)
    • "Ben azami derecede haşarı ve uçarı bir çocuktum." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Kendini çeşitli eğlencelere vermiş (kimse), sefih
    • "Yazar dediğin biraz uçarı, serseri mizaç olmalı değil midir?" (Haldun Taner)

ÇADIR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ
    • "Kılıcını çekip tek başına atını, düşman başkumandanının çadırına saldırarak ölüm arayan Türk kumandanları görülmüştür." (Atatürk)
  2. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye

ÇÖKME

  1. [isim] Çökmek işi, inhitat
  2. Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması

GÜÇLÜ

  1. [sıfat] Gücü olan, kuvvetli, yavuz
    • "Hele kendini güçlü hissederse tetik ol, basbayağı saldırganlaşır." (Atilla İlhan)
  2. Şiddeti çok olan
  3. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu
  4. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili
    • "Kitabında ne kadar güçlü ve üslup sahibi bir yazar olduğunu belgeler." (Haldun Taner)

TEKÇİ

  1. [sıfat] Tekçilik taraflısı olan, tekçilikle ilgisi olan (kimse), birci, monist

ÇEREZ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Asıl yemekten sayılmayan, peynir, zeytin vb. yiyecekler
  2. Yemek dışında yenilen yaş veya kuru yemiş vb. şeyler
    • "Çorba, file, keklik, balık, biraz çerez, bir iki biradan sonra hesabımı sordum." (Ahmet Rasim)

KAÇLI

  1. [sıfat] Sayısı kaç, hangi sayıdan
    • "Kaçlı iskambil?"
  2. Bir kimsenin hangi tarihte doğduğunu, okulu bitirdiğini veya asker olduğunu öğrenmek için kullanılan bir söz
    • "Bu çocuk kaçlı?"
    • "Bu doktor kaçlı?"

AÇGÖZ

  1. [sıfat] Açgözlü

ÇAPLA

  1. [isim] Maden kazımak için kullanılan çelik kalem

ÇOLAK

  1. [sıfat] Eli veya kolu sakat olan (kimse)
    • "Hırsızları yakalayan genç, mavi gözlü, çolak bir polisti." (Sait Faik Abasıyanık)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü