İçinde zc olan 9 harfli 50 kelime var. İçerisinde ZC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zc olan kelimeler listesine ya da sonu zc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İMANSIZCA
-
-
[zarf]
İmansız bir biçimde
-
[zarf]
İmansız bir biçimde
- ÖZENSİZCE
-
-
[zarf]
Özensiz bir biçimde; itinasızca
- "Sonra, elinde kaba ambalaj kâğıdına özensizce sarılmış küçük paketiyle yolu uzatma bahasına Nazım’ın penceresinin altından geçerdi."
-
[zarf]
Özensiz bir biçimde; itinasızca
- ÇABASIZCA
-
-
[zarf]
Çabasız bir biçimde; çabasızcasına
- "Dünya artık süt ve bal ırmaklarının aktığı, buğdayın çabasızca yetiştiği bir yere dönüşecektir"
-
[zarf]
Çabasız bir biçimde; çabasızcasına
- MEZCETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça mezc + Türkçe etmek
-
[-e, -i, -le, eskimiş]
Birbirine katmak, katıştırmak
-
[-e, -i, -le, eskimiş]
Birbirine katmak, katıştırmak
- UMARSIZCA
-
-
[zarf]
Bakınız çaresizce
- "Geçmiş yine bir yabani hayvan gibi üzerine atlamaya hazırlanıyor, o da kurt sürüsü karşısındaki silahsız bir çoban misali ne yapacağını bilemeden umarsızca bekliyordu."
-
[zarf]
Bakınız çaresizce
- VEFASIZCA
-
-
[zarf]
Vefasız bir biçimde
-
[zarf]
Vefasız bir biçimde
- İZANSIZCA
-
-
[sıfat]
Anlayışsıza yakışan
- "Pek çocukça hareketlerde bulunuyor, izansızca sözler sarf ediyordu."
-
[zarf]
Anlayışsız bir biçimde
-
[sıfat]
Anlayışsıza yakışan
- UTANMAZCA
-
-
[sıfat]
Utanmaz bir biçimde yapılan
- "Karşıki bıyıkları yoluk herif pencereden pencereye gelinine ne işaretler etmiyor, ne utanmazca laflar atmıyordu, yarabbi..."
-
[zarf]
Utanmaksızın, utanmaz bir biçimde; arlanmazca, utanmazcasına
- "Sonra en iğrenç sakatlıklarını kazanç kaynağı yapan, bunları utanmazca sergileye sergileye dilenen kimseler gözlerinin önünde belirdi."
-
[sıfat]
Utanmaz bir biçimde yapılan
- AMANSIZCA
-
-
[zarf]
Amansız bir biçimde; amansızcasına
- "... iki yeniçeri ortası artık kanlı bıçaklı yekdiğerinin düşmanı kesilir, birbirlerine nerede rastlarlarsa amansızca vuruşurlardı."
-
Hoşgörüsüz olarak; amansızcasına
- "Okulun girdisini çıktısını bilen, birbirini tanıyan, danışma içinde bulunan ‘büyük’ çocuklar yeni gelen gözü açılmamış sığırcıkları amansızca eziyorlar ..."
-
[zarf]
Amansız bir biçimde; amansızcasına
- ÜMİTSİZCE
-
-
[zarf]
Bakınız umutsuzca
-
[zarf]
Bakınız umutsuzca
- MANASIZCA
-
-
[zarf]
Bakınız anlamsızca
-
[zarf]
Bakınız anlamsızca
- İNGİLİZCE
-
-
[isim]
Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere’de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngilizlerin hâkim olduğu bölgelerde yaşayanlar tarafından kullanılan dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
- "İngilizce kitap."
-
[isim]
Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere’de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngilizlerin hâkim olduğu bölgelerde yaşayanlar tarafından kullanılan dil
- AKILSIZCA
-
-
[sıfat]
Akılsıza yakışan
- "Akılsızca bir hareketin kötü sonuçlar verdiğini bilmeyen de yok."
-
[zarf]
Akılsıza yaraşır bir biçimde; akılsızcasına
- "Bakış açımın senin zannettiğin kadar akılsızca olduğunu düşünmüyorum."
-
[sıfat]
Akılsıza yakışan
- BAHTSIZCA
-
-
[sıfat]
Bahtsız bir biçimde olan
- "Burada bahtsızca bir iş oldu."
-
[zarf]
Bahtsız bir biçimde; bahtsızcasına
- "Asker, göçmen birbirine karışmış, İstanbul Kapısı’ndan Ilıca’ya doğru gene bahtsızca akıp gidiyordu."
-
[sıfat]
Bahtsız bir biçimde olan
- ÖNEMSİZCE
-
-
[sıfat]
Önemli sayılmayacak kadar
-
[sıfat]
Önemli sayılmayacak kadar
- FAİZCİLİK
-
-
[isim, ekonomi]
Bakınız tefecilik
-
[isim, ekonomi]
Bakınız tefecilik
- HAYASIZCA
-
-
[sıfat]
Hayâsıza yakışan
- "Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın / Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın"
-
[zarf]
Hayâsız olarak, hayâsız bir biçimde; hayâsızcasına
- "Elinizi şimdi, saygısızca hatta hayâsızca öpebilir miyim?"
-
[sıfat]
Hayâsıza yakışan
- KAPAROZCU
-
-
[isim, argo]
Birinin malını yasal olmayan yollarla ele geçiren kimse
- "Madrabaz ve kaparozcuların, hasta ve alillerin toplandığı bir merkezdir."
-
[isim, argo]
Birinin malını yasal olmayan yollarla ele geçiren kimse
- YILDIZCIK
-
-
[isim]
Küçük yıldız
- "İstiyorum ki binlerce yıldızcık parlasın, göz alıcı bir fiziki hadise vuku bulsun!"
-
[isim]
Küçük yıldız
- GAGAVUZCA
-
-
[isim]
Bakınız Gagavuz Türkçesi
-
[isim]
Bakınız Gagavuz Türkçesi