İçinde diyet olan 17 kelime var. İçerisinde DİYET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında diyet olan kelimeler listesine ya da sonu diyet ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
CİDDİYETSİZLİK
FERDİYETÇİLİK
CİDDİYETSİZ
DİYETİSYEN, FERDİYETÇİ, MEVCUDİYET
DİYETETİK
CİDDİYET, DİYETSİZ, EBEDİYET, FERDİYET, MADDİYET, UBUDİYET, ZIDDİYET
AİDİYET, DİYETLİ
DİYET
Diyet Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
DİYET
4 Harfli Kelimeler
DEYİ, DİYE, YEDİ, YETİ
3 Harfli Kelimeler
EDİ, ETİ, İDE, İYE
2 Harfli Kelimeler
DE, ET, EY, İD, İT, TE, Tİ, YE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CİDDİYETSİZLİK
-
-
[isim]
Bakınız laubalilik
- "Böyle durumlarda kimi çevrelerde büyük bir ciddiyetle ileri sürülen fikir ve görüşleri ciddiyetsizliğin öte sınırına kadar iteleyip kakalamakta yarar vardır."
-
[isim]
Bakınız laubalilik
- FERDİYETÇİLİK
-
-
[isim, felsefe, toplum bilimi]
Bakınız bireycilik
-
[isim, felsefe, toplum bilimi]
Bakınız bireycilik
- CİDDİYETSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız laubali
- "Sorumsuz, ciddiyetsiz davranışların hesabını adalet soramazsa tarih er geç sorar."
-
[sıfat]
Bakınız laubali
- FERDİYETÇİ
-
-
[sıfat, felsefe, toplum bilimi]
Bakınız bireyci
-
[sıfat, felsefe, toplum bilimi]
Bakınız bireyci
- DİYETİSYEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca diététicien
-
[isim]
Bakınız diyet uzmanı
-
[isim]
Bakınız diyet uzmanı
- MEVCUDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça mevcūdiyyet
- DİYETETİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca diététique
-
[isim]
Kötü beslenmenin yol açtığı hastalıkları, yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı
-
[isim]
Kötü beslenmenin yol açtığı hastalıkları, yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı
- UBUDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿubūdiyyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kulluk (I)
- "Allah’tan ümidini kesmek, mukadderata karşı isyan etmek ubudiyet şiarına yakışmaz."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kulluk (I)
- ZIDDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça żiddiyyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız karşıtlık
- "Sasanlılarla İran'ın Üsküdar'a kadar gelişi ve Filistin'e kadar yürüyüşü bu zıddiyetin son haddini gösterir."
-
[mecaz]
Geçimsizlik, çekemezlik, birbini sevmeme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız karşıtlık
- MADDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça māddiyet
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız maddilik
- "Gittikçe artan sessizlik içinde bu iki adamın maddiyetleri birer gürültü çıkarıyor gibi geliyor."
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız maddilik
- EBEDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ebediyyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sonsuzluk
- "Bu iyiliğini ebediyete kadar unutmayacaktı."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sonsuzluk
- FERDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ferdiyyet
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız bireysellik
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız bireysellik
- CİDDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ciddiyyet
-
[isim]
Bakınız ciddilik
- "Ben işin ciddiyetini anlayarak derhâl değiştim."
-
[isim]
Bakınız ciddilik
- DİYETSİZ
-
-
[sıfat]
İçinde diyet bulunmayan
-
[sıfat]
İçinde diyet bulunmayan
- AİDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāʾidiyyet
-
[isim]
Bakınız aitlik
- "Süreksiz olan ya da gelip geçici olmaya aday nitelik taşıyan aidiyetler toplumun devamlılığının temel dinamiği olamazlar."
-
[isim]
Bakınız aitlik
- DİYETLİ
-
-
[sıfat]
İçinde diyet bulunan
- "Hastaya diyetli bir tedavi uygulanıyor."
-
[sıfat]
İçinde diyet bulunan
- DİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça diyet
-
[isim, din bilimi]
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal; kan akçesi, kan pahası, kan parası, kefaret
- "Kolunun diyetini ben verdim. Yoksa çolak kalacaktın."
-
[mecaz]
Bir şeyin karşılığı olarak ödenmek zorunda kalınan şey
- "Şimdiye kadar yaşadığım güzelliklerin diyetini ödemek istiyorum."
-
[isim, din bilimi]
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal; kan akçesi, kan pahası, kan parası, kefaret