İçinde zar olan 8 harfli 28 kelime var. İçerisinde ZAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zar olan kelimeler listesine ya da Sonu zar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A R Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ARZ, ZAR

2 Harfli Kelimeler

AR, AZ, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ZARARINA

  1. [zarf] Zarar ederek
    • "Zararına sattılar."

PAZARLIK

  1. [isim] Bir alışverişte tarafların kendileri için en elverişli fiyatı karşısındakine kabul ettirmek amacıyla yaptıkları görüşme
    • "... pazarlığa girişmez, müşterileri ne verirse alırdı." (Ömer Seyfettin)
    • "Ne olacak efendim! Pazarlığı pişirdiler." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Özellikle pazar günleri giyilen şık, gösterişli giysi
    • "Yakından ise biraz acayip pazarlığını giymiş, fazla süslenmiş gibiydi." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Bazı kolaylıklar elde etmek veya daha iyi bir çözüme varmak amacıyla yapılan görüşme

ZARİFANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Zarifçe

MEZARLIK

  1. [isim] Mezarların bulunduğu yer, kabristan, gömütlük, sinlik, tahtalıköy, mezaristan
    • "Kasabanın kenar mahallelerinden sonra bir mezarlık başlardı." (Sait Faik Abasıyanık)

PAZARCIK
...
ZARİFLİK

  1. [isim] Zarif davranış veya zarif olma durumu

NAZARİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kuram, teori
    • "Hiçbir fikir, hiçbir nazariye bu sevgiyle karşılaşamaz." (Orhan Seyfi Orhon)

ZARFINDA

  1. [zarf] Belli bir sürede, belli bir süre içinde
    • "Aynı yorganı bir ay zarfında üç beş defadan fazla kullanmazdı." (Refik Halit Karay)

BOZARMAK

  1. [nsz] Boz renge girmek
    • "Eski bozarmış çarşaf yatağın ortasında toplanmıştı." (Ayla Kutlu)
  2. Renk değiştirmek, rengi atmak

PEMBEZAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Genellikle gömlek yapımında kullanılan bir tür ince ve yumuşak bez
  2. [sıfat] Bu bezden yapılan
    • "Ya şu pembezar gömlek?" (Orhan Veli Kanık)

ŞENPAZAR
...
KIZARMAK

  1. [nsz] Kırmızı veya ona yakın bir renk almak
    • "Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi." (Peyami Safa)
  2. Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak, olgunlaşmak
    • "Domatesler kızardı."
  3. Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı bir renk almak
    • "Ben utancımdan kulaklarıma kadar kızardım." (Falih Rıfkı Atay)
  4. Yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek
    • "Sofrada tarhana çorbası, kızarmış tavuk, bulgur pilavı vardı." (Yahya Kemal)

TOZARMAK

  1. [nsz] Toz durumuna girmek, tozlaşmak

MÜNAZARA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma
  2. Divan edebiyatında zıt varlıklar ve kavramlar arasındaki karşıtlığı anlatan yazı türü

MAZARRAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zarar

PAZARLAR
...
SEZARYEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Doğal olmayan durumlarda karın ve döl yatağının kesilerek bebeğin alınmasına dayanan doğum yöntemi

YAZARLIK

  1. [isim] Yazar olma durumu veya yazarın mesleği
    • "Mülkiyede Osmanlı tarihi alanında hocalık, müdürlük, yazarlık etmiş." (Ruşen Eşref Ünaydın)

BAŞYAZAR

  1. [isim] Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir
    • "Tanin gazetesine ve başyazarına pek şiddetli bir dille çatmaktan kendimi alamamıştım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ZARARSIZ

  1. [sıfat] Zarar vermeyen, zararı dokunmayan
  2. Oldukça iyi
    • "Bakkaldan turşu, portakal aldırdım. Az sonra zararsız bir masa düzülüverdi." (Necati Cumalı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü