İçinde zar olan 7 harfli 33 kelime var. İçerisinde ZAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zar olan kelimeler listesine ya da sonu zar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Zar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R Z

3 Harfli Kelimeler

ARZ, RAZ, ZAR

2 Harfli Kelimeler

AR, AZ, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VEZARET

Kelime Kökeni: Arapça vezāret

  1. [isim, eskimiş] Bakınız vezirlik
ZARARLI

  1. [sıfat] Zarar veren, zararı dokunan; dokuncalı, muzır
    • "Kanun ancak topluma zararlı olan şeyleri yasaklayabilir." (Necip Fazıl Kısakürek)
İHZARLI

  1. [sıfat, hukuk] Mahkemece yapılan çağrıya uymadığı için kolluk gücüyle mahkemeye getirilmiş olan
HEZAREN

Kelime Kökeni: Farsça hezār + reng

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız saray çiçeği
İNTİZAR

Kelime Kökeni: Arapça intiẓār

  1. [isim] Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme
    • "Hastanede ilk günü ve ilk gecesi bu ümit ve intizar ile geçti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [ağızlardan] Bakınız ilenme
ZARFSIZ

  1. [sıfat] Zarfı olmayan
  2. Zarfa konulmamış, zarflanmamış
  3. [zarf] Zarfa konulmadan
BOZARIK

  1. [sıfat] Bozarmış olan
NEZARET

Kelime Kökeni: Arapça neẓāret

  1. [isim] Bakma, gözetme, gözetim
  2. [hukuk] Bakınız gözaltı
  3. Bakınız nezarethane
    • "Zaptiye nezaretinde temiz bir dayaktan sonra hepimizi bir yere sürdüler." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [eskimiş] Bakınız bakanlık
  5. [eskimiş] Bakınız görü
ZARİFÇE

  1. [zarf] Zarife yakışır bir biçimde; zarifane
BOZARIŞ

  1. [isim] Bozarmak işi
BOZARMA

  1. [isim] Bozarmak işi
MEZARCI

  1. [isim] Mezar kazan kimse
  2. Mezarın bakımını yapan kimse
ZARAFET

Kelime Kökeni: Arapça ẓarāfet

  1. [isim] Bakınız zariflik
    • "Sadece zarafetinizin, güzelliğinizin karşıdan hayranı olmuştum." (Samim Kocagöz)
KIZARIŞ

  1. [isim] Kızarmak işi
KIZARIK

  1. [sıfat] Kızarmış olan
KIZARMA

  1. [isim] Kızarmak işi
HIZARCI

  1. [isim] Hızar işleten, hızarla kereste biçen kimse
    • "Bir evde yaşlı eski bir hızarcı vardı, testeresini sarmış sarmalamış, birlikte getirmişti." (Yaşar Kemal)
KIZARTI

  1. [isim] Vücutta kızarmış yer; kızıllık
LALEZAR

Kelime Kökeni: Farsça lālezār

  1. [isim, eskimiş] Lale yetiştirilen yer, lale bahçesi
ZARURET

Kelime Kökeni: Arapça żarūret

  1. [isim] Bakınız zorunluluk
    • "Kültür hâkim olduktan sonra sanat ve hayat, mazi ve yeni zaruretler ne güzel uyuşuyor." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Sıkıntı, yoksulluk içinde olma
    • "Kıyafetinden dışarlıklı ve zarurette olduğu anlaşılan bir kadın kahvelerden birine girdi."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü