İçinde za olan 8 harfli 144 kelime var. İçerisinde ZA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında za olan kelimeler listesine ya da Sonu za ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AZADELİK
-
-
[isim]
Azade olma durumu, serbestlik
- "Kendini yeni hayatın azadeliğine terk ettiği zaman..." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Azade olma durumu, serbestlik
- ZARFINDA
-
-
[zarf]
Belli bir sürede, belli bir süre içinde
- "Aynı yorganı bir ay zarfında üç beş defadan fazla kullanmazdı." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Belli bir sürede, belli bir süre içinde
- PREZANTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
"Tanıtmak, takdim etmek" anlamlarındaki prezante etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- "Şu prezante ettikleri Bay Ahmet Müslim, hiç Türk'e benzemiyor." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
"Tanıtmak, takdim etmek" anlamlarındaki prezante etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- İSTİHZAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hazırlama
-
Hatırlama, anımsama
-
[isim]
Hazırlama
- PAŞAZADE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Paşanın çocuğu
-
Rahatına düşkün, gösterişi seven kimse
-
[isim]
Paşanın çocuğu
- ZALİMANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Acımasızca
-
[zarf]
Acımasızca
- MİZAÇSIZ
-
-
[sıfat]
Sağlığı iyi olmayan, rahatsız, keyifsiz
-
[sıfat]
Sağlığı iyi olmayan, rahatsız, keyifsiz
- KAVZAMAK
-
-
[-i]
Sıkı tutmak, kavramak
-
Korumak, muhafaza etmek
-
[-i]
Sıkı tutmak, kavramak
- MOZAMBİK
- ...
- ZANGIRTI
-
-
[isim]
Güçlü titremeyle oluşan ses, gürültü
- "Merdivenlerden bir adam yuvarlanıyormuş gibi bir zangırtıyla uyanır." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
[isim]
Güçlü titremeyle oluşan ses, gürültü
- ARABOZAN
-
-
[sıfat]
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, fesatçı, fitçi, münafık, müfsit, müzevir, ordubozan
-
[sıfat]
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, fesatçı, fitçi, münafık, müfsit, müzevir, ordubozan
- DİZAYNCI
-
-
[isim]
Dizayn işiyle uğraşan kimse
-
[isim]
Dizayn işiyle uğraşan kimse
- NİZAMİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Askerlik dairesi
-
Kışla, garnizon ve bazı kuruluşların girişi
-
Tanzimat döneminde kara ordusu
- "Henüz nizamiye ve gönüllü taburcuların neferleri dağılmamıştı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Askerlik dairesi
- HALAZADE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Halanın çocuğu
- "Halazadem burada biraz nefeslendi." (Burhan Felek)
-
[isim]
Halanın çocuğu
- HİZALAMA
-
-
[isim]
Hizalamak işi
-
[isim]
Hizalamak işi
- KIZARTMA
-
-
[isim]
Kızartmak işi
-
Kızartılarak hazırlanmış yemek
- "Kabak kızartması. Patlıcan kızartması."
-
[sıfat]
Kızartılarak pişirilmiş
- "Kızartma et."
-
[isim]
Kızartmak işi
- MÜNAZARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma
-
Divan edebiyatında zıt varlıklar ve kavramlar arasındaki karşıtlığı anlatan yazı türü
-
[isim]
Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma
- MİZANSEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Düzentileme
- "Piyes, falsoları, yersiz mizansenleriyle devam ediyor." (Cahit Uçuk)
-
Düzenti
- "Bu bir mizansendi, inceden inceye düzenlenmiş bir sahne." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Düzentileme
- ZAVİYEVİ
-
-
[sıfat]
Açısal
-
[sıfat]
Açısal
- BİZATİHİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Kendiliğinden, kendinden, özünden
- "Çünkü eski devir, bizatihi suçun kendisi idi." (Samiha Ayverdi)
-
[zarf]
Kendiliğinden, kendinden, özünden