İçinde za olan 7 harfli 148 kelime var. İçerisinde ZA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında za olan kelimeler listesine ya da Sonu za ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZARIMSI
- ...
- İMZASIZ
-
-
[sıfat]
İmza edilmemiş
-
[nsz]
Yazanı belirtilmemiş
- "İmzasız mektupların işe yaradığını görerek işi azıtacak diye çekindi." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
İmza edilmemiş
- İMTİZAÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Karışabilme
-
Birbirini tutma, uyum sağlama, uygunluk
-
İyi geçinme, uyuşma
-
Kaynaşma
-
[isim]
Karışabilme
- İHZARLI
- ...
- KAZANMA
-
-
[isim]
Kazanmak işi, edinme
-
[isim]
Kazanmak işi, edinme
- AZAPSIZ
-
-
[sıfat]
Sıkıntı, acı vermeyen
-
[sıfat]
Sıkıntı, acı vermeyen
- DOKUZAR
-
-
[sıfat]
Dokuz sayısının üleştirme biçimi, her birine dokuz, her defasında dokuzu bir arada olan
-
[sıfat]
Dokuz sayısının üleştirme biçimi, her birine dokuz, her defasında dokuzu bir arada olan
- İNTİZAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme
- "Hastanede ilk günü ve ilk gecesi bu ümit ve intizar ile geçti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
İlenme, beddua, inkisar
-
[isim]
Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme
- YAZANAK
-
-
[isim]
Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri veya tespit edilenleri bildiren yazı, rapor
- "Bankaya ve bağlı kuruluşlarına el konulmasıyla ortaya çıkan genel durum konusunda istenen dördüncü bilirkişi yazanağı konusunda avukatlara söz verdi." (Tahsin Yücel)
-
[isim]
Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri veya tespit edilenleri bildiren yazı, rapor
- EZANSIZ
-
-
[sıfat]
Ezan okunmayan, ezanı olmayan
- "Minaresiz ve ezansız semtlerde doğan, Frenk terbiyesiyle yetişen Türk çocukları dönecekleri yeri hatırlamayacaklar!" (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[sıfat]
Ezan okunmayan, ezanı olmayan
- KIZAMIK
-
-
[isim]
Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık
-
[isim]
Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık
- İZAFİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Görecelik
-
[isim]
Görecelik
- MİZAÇLI
-
-
[sıfat]
Mizacı herhangi bir özellikte olanı
- "Fransa'da bütün ömrünü bir vilayet köşesinde yol mühendisi olarak geçirmiş, sakin ve yumuşak mizaçlı bir adamcağız..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Mizacı herhangi bir özellikte olanı
- MANZARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bakışı, dikkati çeken her şey
-
Görünüş
- "Boğaz'ın ucundan Karadeniz'e bir kapı gibi açılan manzara..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Konusu bir doğa veya şehir parçası olan resim, gravür veya desen, tablo
-
Durum
- "Bu sade dekor ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmişti." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[isim]
Bakışı, dikkati çeken her şey
- NEZARET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bakma, gözetme, gözetim
- "Sevincimi belli etmemek için tekerleklerin çıkarılmasına hâlâ nezaret ediyorum." (Aka Gündüz)
-
Gözaltı
-
Nezarethane
- "Zaptiye nezaretinde temiz bir dayaktan sonra hepimizi bir yere sürdüler." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bakanlık
-
Görü
-
[isim]
Bakma, gözetme, gözetim
- ZAMBİYA
- ...
- ANZAROT
-
Kelime Kökeni : Ermenice
-
[isim]
Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç (Sarcocolla)
-
Bu ağacın yara tedavisinde kullanılan reçinesi
-
Rakı
- "Tam eğleneceğimiz sırada anzarot bitti." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç (Sarcocolla)
- MARUZAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mevki, makam veya yaş bakımından büyük birine sunulan, bildirilen dilek veya bilgi, sunuş
- "Size maruzatım var."
-
[isim]
Mevki, makam veya yaş bakımından büyük birine sunulan, bildirilen dilek veya bilgi, sunuş
- TAZARRU
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yakarma
-
[isim]
Yakarma
- KIZARIK
-
-
[sıfat]
Kızarmış
-
[sıfat]
Kızarmış