İçinde yu olan 7 harfli 86 kelime var. İçerisinde YU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yu olan kelimeler listesine ya da Sonu yu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
U Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
UY
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YURTLUK
-
-
[isim]
Malikâne
-
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi
-
[isim]
Malikâne
- ERBİYUM
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)
-
[isim]
Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)
- OKUYUCU
-
-
[isim]
Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari
- "Sevgili okuyucularım, hepinize şen, mesut, kısmetli ve bereketli yıllar dilerim." (Burhan Felek)
-
Şarkıcı
-
Türkücü
-
Düğüne çağrı yapan kimse
-
[isim]
Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari
- OYUNBAZ
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[sıfat]
Oynamayı seven
-
Düzenci, hileci
- "O zavallı Çolak'ın nasıl bir oyunbaz olduğunu şimdi biliyordu." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Oynamayı seven
- OYUNLUK
-
-
[isim]
Tiyatroda oyun oynanan yer, sahne
-
[isim]
Tiyatroda oyun oynanan yer, sahne
- YUMUŞAK
-
-
[sıfat]
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
- "Pamuk yumuşaktır."
-
Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı
- "Yaş dallar yumuşak olur. Yumuşak kumaş."
-
Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran
- "... yumuşak lepiska saçlarına amiyane bir perişanlık gelmişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Kolaylıkla işlenebilen
- "Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış." (Memduh Şevket Esendal)
-
Kolay çiğnenen, kolay kesilen
- "Yumuşak ekmek."
-
Ilıman (iklim), sert karşıtı
- "Yumuşak iklim. Yumuşak hava."
-
Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal
-
Okşayıcı, tatlı, hoş
- "Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Sessiz, hafif
- "Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Ötümlü
-
[sıfat]
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
- DOYURAN
-
-
[sıfat]
Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde)
-
[isim]
Bir çelik çubuğu doyma durumuna getiren indükleyici manyetik alan
-
[sıfat]
Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde)
- DUYULTU
-
-
[isim]
Şayia
-
[isim]
Şayia
- ALYUVAR
-
-
[isim]
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit
- "Kanın her milimetreküpünde beş milyon kadar alyuvar bulunur."
-
[isim]
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit
- TRİTYUM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom ağırlığı 3 olan radyoaktif hidrojen izotopu
-
[isim]
Atom ağırlığı 3 olan radyoaktif hidrojen izotopu
- UYUMSUZ
-
-
[sıfat]
Uyumu olmayan, ahenksiz
-
[sıfat]
Uyumu olmayan, ahenksiz
- HALKOYU
-
-
[isim]
Büyük bir topluluğun türlü siyasi ve toplumsal sorunlardaki görüşünün alınması ve ona göre uygulamaya girişilmesi için yapılan oylamada halkın bildirdiği olumlu veya olumsuz oy
-
[isim]
Büyük bir topluluğun türlü siyasi ve toplumsal sorunlardaki görüşünün alınması ve ona göre uygulamaya girişilmesi için yapılan oylamada halkın bildirdiği olumlu veya olumsuz oy
- KUYUDAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Resmî defterdeki kayıtlar
-
[isim]
Resmî defterdeki kayıtlar
- SOYUNMA
-
-
[isim]
Soyunmak işi
-
[isim]
Soyunmak işi
- UYUTMAK
-
-
[-i]
Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek
-
Acı, keder vb.ni hafifletmek
- "Yeisimi uyutmak için dimağımı tarih okumakla yoruyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
-
İlgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak
-
Aldatmak, kandırmak
- "Bugün yarın diye uyuttun durdun beni." (Atilla İlhan)
-
[-i]
Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek
- UYUZLUK
-
-
[isim]
Uyuz olma durumu
-
Beceriksizlik, pısırıklık
-
Parasızlık
-
[isim]
Uyuz olma durumu
- YUNANLI
- ...
- YUNANCA
- ...
- YUMULMA
-
-
[isim]
Yumulmak işi
-
[isim]
Yumulmak işi
- UYUNMAK
-
-
[nsz]
Uyuma işi yapılmak
- "Bu saatte uyunur mu?"
-
[nsz]
Uyuma işi yapılmak