İçinde yu olan 7 harfli 86 kelime var. İçerisinde YU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yu olan kelimeler listesine ya da Sonu yu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
U Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
UY
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DUYUMLU
-
-
[sıfat]
Duyumu olan
-
[sıfat]
Duyumu olan
- DUYULUŞ
- ...
- SOYULUŞ
- ...
- UYULMAK
-
-
[nsz]
Uyma işi yapılmak
- "Yapılacak seçimlerde, bu Anayasa'nın kabul ettiği esasa ve sıraya uyulur." (Anayasa)
-
[nsz]
Uyma işi yapılmak
- OKUYUCU
-
-
[isim]
Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari
- "Sevgili okuyucularım, hepinize şen, mesut, kısmetli ve bereketli yıllar dilerim." (Burhan Felek)
-
Şarkıcı
-
Türkücü
-
Düğüne çağrı yapan kimse
-
[isim]
Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari
- YÜZSUYU
-
-
[isim]
Bir kimsenin onuru, haysiyeti
- "Hâlbuki Emin Efendi, feleğin çemberlerinden geçerek, kâh kuvvetlerin önünde diz çöküp yüzsuyu dökerek, kâh zayıflara çelme vurup tuzak kurarak bu mertebeye ulaşmış." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Bir kimsenin onuru, haysiyeti
- KOYUNCU
-
-
[isim]
Koyun besleyen veya alıp satan kimse
-
[isim]
Koyun besleyen veya alıp satan kimse
- BOYUNCA
-
-
[zarf]
Boyu veya uzunluğu kadar
- "Plaj boyunca hem yürüyor hem konuşuyorduk." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Süresince
- "Ömrüm boyunca şiirle, edebiyatla, felsefe ile hiç alışverişim olmadı." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Boyu veya uzunluğu kadar
- SOYUTÇU
- ...
- DUYUMCU
-
-
[isim]
Duyumculuk yanlısı
-
[isim]
Duyumculuk yanlısı
- YUMULMA
-
-
[isim]
Yumulmak işi
-
[isim]
Yumulmak işi
- YUTULMA
-
-
[isim]
Yutulmak işi
-
[isim]
Yutulmak işi
- YUMUŞAK
-
-
[sıfat]
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
- "Pamuk yumuşaktır."
-
Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı
- "Yaş dallar yumuşak olur. Yumuşak kumaş."
-
Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran
- "... yumuşak lepiska saçlarına amiyane bir perişanlık gelmişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Kolaylıkla işlenebilen
- "Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış." (Memduh Şevket Esendal)
-
Kolay çiğnenen, kolay kesilen
- "Yumuşak ekmek."
-
Ilıman (iklim), sert karşıtı
- "Yumuşak iklim. Yumuşak hava."
-
Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal
-
Okşayıcı, tatlı, hoş
- "Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Sessiz, hafif
- "Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Ötümlü
-
[sıfat]
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
- İTRİYUM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92, yoğunluğu 4,6 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, değerli bir element (simgesi Y)
-
[isim]
Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92, yoğunluğu 4,6 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, değerli bir element (simgesi Y)
- SOĞUYUŞ
-
-
[isim]
Soğuma işi veya biçimi
-
[isim]
Soğuma işi veya biçimi
- UYUZLUK
-
-
[isim]
Uyuz olma durumu
-
Beceriksizlik, pısırıklık
-
Parasızlık
-
[isim]
Uyuz olma durumu
- BUYURUŞ
- ...
- DUYURMA
-
-
[isim]
Duyurmak işi
-
[isim]
Duyurmak işi
- YURTSUZ
-
-
[sıfat]
Yurdu olmayan (kimse)
-
Kalacak, barınacak yeri olmayan (kimse)
- "Her şeyim dağılmış olarak yurtsuz ve sevgisiz, kendimi yapayalnız ... sokakta buldum." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Yurdu olmayan (kimse)
- KUYUDAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Resmî defterdeki kayıtlar
-
[isim]
Resmî defterdeki kayıtlar