İçinde yoğun olan 11 kelime var. İçerisinde YOĞUN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yoğun olan kelimeler listesine ya da sonu yoğun ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
YOĞUNLAŞABİLMEK
YOĞUNLAŞABİLME, YOĞUNLAŞTIRMAK
YOĞUNLAŞTIRMA, YOĞUNLUKÖLÇER
YOĞUNLAŞMAK
YOĞUNLAŞMA, YOĞUNLUKLU
YOĞUNLAÇ, YOĞUNLUK
YOĞUN
Yoğun Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
YOĞUN
4 Harfli Kelimeler
OYUN
3 Harfli Kelimeler
YOĞ
2 Harfli Kelimeler
ON, OY, UN, UY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YOĞUNLAŞABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Yoğunlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Yoğunlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- YOĞUNLAŞABİLME
-
-
[isim]
Yoğunlaşabilmek işi
-
[isim]
Yoğunlaşabilmek işi
- YOĞUNLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Yoğun duruma getirmek; teksif etmek
-
[-i]
Yoğun duruma getirmek; teksif etmek
- YOĞUNLUKÖLÇER
-
-
[isim, fizik]
Sıvıların özgül ağırlığını ölçen araç; dansimetre
-
[isim, fizik]
Sıvıların özgül ağırlığını ölçen araç; dansimetre
- YOĞUNLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Yoğunlaştırmak işi; teksif
-
[isim]
Yoğunlaştırmak işi; teksif
- YOĞUNLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yoğun duruma gelmek; tekâsüf etmek, konsantre olmak
- "Atlar benekli bir yıldız alacasında, şehit cesetlerinden yoğunlaşmış bir kokuyu, kalın bir sis gibi dağıta dağıta ilerliyorlardı."
-
[mecaz]
Bütün dikkatini bir konu üzerinde toplamak
- "Bir an bu güzelliğe yoğunlaştı."
-
[nesnesiz]
Yoğun duruma gelmek; tekâsüf etmek, konsantre olmak
- YOĞUNLUKLU
-
-
[sıfat]
Yoğunluğu olan
- "Bölge, Özbekistan için, Özbek yoğunluklu nüfus nedeniyle diğer Orta Asya ülkelerine bir atlama taşı olabilecek niteliktedir."
-
[sıfat]
Yoğunluğu olan
- YOĞUNLAŞMA
-
-
[isim]
Yoğunlaşmak işi; tekâsüf
-
[ruh bilimi]
Bakınız konsantrasyon
-
[fizik]
Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi
-
[kimya]
Bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi; derişme
-
[isim]
Yoğunlaşmak işi; tekâsüf
- YOĞUNLUK
-
-
[isim]
Yoğun olma durumu; sel
-
Yoğun bir maddenin özelliği; kesafet
- "Sisin yoğunluğu."
-
[fizik]
Bir cismin birim hacminin kütlesi; gravite
- "Demirin yoğunluğu 7,8'dir."
-
[sinema]
Bir görüntünün herhangi bir noktasına ışığı durdurma derecesini gösteren sayı
-
Bakınız kalabalık
-
[isim]
Yoğun olma durumu; sel
- YOĞUNLAÇ
-
-
[isim, fizik]
Bakınız kondansatör
-
[isim, fizik]
Bakınız kondansatör
- YOĞUN
-
-
[sıfat]
Hacmine oranla ağırlığı çok olan; kesif
-
Etkisi güçlü olan (koku, ses vb.); ağır, derin
- "Yoğun bir sis."
- "Puslu havaya yoğun bir kükürt kokusu sinmiş."
-
Dolu, sıkı, sıkışık, çok olan; kompakt, konsantre
-
[mecaz]
Artmış, çoğalmış bir durumda olan; sıkı
- "O bölgede nüfus yoğundur."
-
[mecaz]
Şişman, iri, tombul olan
-
[ağızlardan]
Kaba, kalın, iri olan (elek, iğne)
-
[sıfat]
Hacmine oranla ağırlığı çok olan; kesif