İçinde yoğun olan 11 kelime var. İçerisinde YOĞUN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yoğun olan kelimeler listesine ya da sonu yoğun ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

YOĞUNLAŞABİLMEK

14 Harfli Kelimeler

YOĞUNLAŞABİLME, YOĞUNLAŞTIRMAK

13 Harfli Kelimeler

YOĞUNLAŞTIRMA, YOĞUNLUKÖLÇER

11 Harfli Kelimeler

YOĞUNLAŞMAK

10 Harfli Kelimeler

YOĞUNLAŞMA, YOĞUNLUKLU

8 Harfli Kelimeler

YOĞUNLAÇ, YOĞUNLUK

5 Harfli Kelimeler

YOĞUN

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yoğun Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

N O U Y Ğ

5 Harfli Kelimeler

YOĞUN

4 Harfli Kelimeler

OYUN

3 Harfli Kelimeler

YOĞ

2 Harfli Kelimeler

ON, OY, UN, UY, YO

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YOĞUNLAŞABİLMEK

  1. [nesnesiz] Yoğunlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
YOĞUNLAŞABİLME

  1. [isim] Yoğunlaşabilmek işi
YOĞUNLAŞTIRMAK

  1. [-i] Yoğun duruma getirmek; teksif etmek
YOĞUNLUKÖLÇER

  1. [isim, fizik] Sıvıların özgül ağırlığını ölçen araç; dansimetre
YOĞUNLAŞTIRMA

  1. [isim] Yoğunlaştırmak işi; teksif
YOĞUNLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Yoğun duruma gelmek; tekâsüf etmek, konsantre olmak
    • "Atlar benekli bir yıldız alacasında, şehit cesetlerinden yoğunlaşmış bir kokuyu, kalın bir sis gibi dağıta dağıta ilerliyorlardı." (Attilâ İlhan)
  2. [mecaz] Bütün dikkatini bir konu üzerinde toplamak
    • "Bir an bu güzelliğe yoğunlaştı." (Gülten Dayıoğlu)
YOĞUNLUKLU

  1. [sıfat] Yoğunluğu olan
    • "Bölge, Özbekistan için, Özbek yoğunluklu nüfus nedeniyle diğer Orta Asya ülkelerine bir atlama taşı olabilecek niteliktedir." (Halûk Alkan)
YOĞUNLAŞMA

  1. [isim] Yoğunlaşmak işi; tekâsüf
  2. [ruh bilimi] Bakınız konsantrasyon
  3. [fizik] Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi
  4. [kimya] Bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi; derişme
YOĞUNLUK

  1. [isim] Yoğun olma durumu; sel
  2. Yoğun bir maddenin özelliği; kesafet
    • "Sisin yoğunluğu."
  3. [fizik] Bir cismin birim hacminin kütlesi; gravite
    • "Demirin yoğunluğu 7,8'dir."
  4. [sinema] Bir görüntünün herhangi bir noktasına ışığı durdurma derecesini gösteren sayı
  5. Bakınız kalabalık
YOĞUNLAÇ

  1. [isim, fizik] Bakınız kondansatör
YOĞUN

  1. [sıfat] Hacmine oranla ağırlığı çok olan; kesif
  2. Etkisi güçlü olan (koku, ses vb.); ağır, derin
    • "Yoğun bir sis."
    • "Puslu havaya yoğun bir kükürt kokusu sinmiş." (Adalet Ağaoğlu)
  3. Dolu, sıkı, sıkışık, çok olan; kompakt, konsantre
  4. [mecaz] Artmış, çoğalmış bir durumda olan; sıkı
    • "O bölgede nüfus yoğundur."
  5. [mecaz] Şişman, iri, tombul olan
  6. [ağızlardan] Kaba, kalın, iri olan (elek, iğne)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü