İçinde yont olan 11 kelime var. İçerisinde YONT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yont olan kelimeler listesine ya da sonu yont ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
YONTABİLMEK
YONTABİLME, YONTUCULUK
YONTULMAK
YONTULMA
YONTMAK, YONTUCU
YONTMA, YONTUK
YONTU
YONT
Yont Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
YONT
3 Harfli Kelimeler
NOT, TON, TOY
2 Harfli Kelimeler
ON, OT, OY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YONTABİLMEK
-
-
[-i]
Yontma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Yontmaya gücü yetmek
-
Yontma becerisi bulunmak
-
[-i]
Yontma ihtimali veya imkânı bulunmak
- YONTUCULUK
-
-
[isim]
Bakınız heykelcilik
-
[isim]
Bakınız heykelcilik
- YONTABİLME
-
-
[isim]
Yontabilmek işi
-
[isim]
Yontabilmek işi
- YONTULMAK
-
-
[nesnesiz]
Yontma işi yapılmak veya yontma işine konu olmak; yonulmak
- "Taşın nasıl yontulacağını gösterdin, unuttun mu?"
-
[mecaz]
İnsan kabalıktan, görgüsüzlükten kurtularak toplum törelerine göre davranır duruma gelmek
- "Efendim, yontulmamış adamlar, hani dört yaşındaki çocuktan berbat..."
-
[nesnesiz]
Yontma işi yapılmak veya yontma işine konu olmak; yonulmak
- YONTULMA
-
-
[isim]
Yontulmak işi; yonulma
-
[isim]
Yontulmak işi; yonulma
- YONTMAK
-
-
[-i]
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek; yonmak
- "Boş zamanlarında tahta kaşık, kepçe yontar, geçimini bunları satarak sağlardı."
-
[mecaz]
Bir kimsenin azar azar parasını çekmek, birinden para sızdırmak
- "Hacı Bey'i yontacak, ondan bir hayli fazla para sızdıracaktı."
-
[mecaz]
Bir şeyi kendi görüşüne göre değerlendirmek
-
[-i]
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek; yonmak
- YONTUCU
-
-
[isim]
Bakınız heykelci
-
[isim]
Bakınız heykelci
- YONTUK
-
-
[isim]
Yontulmuş yer
-
Yontulmuş parça
- "Yontukları süpürüp atın."
-
[sıfat]
Yontulmuş olan
- "Yontuk kalem."
-
[isim]
Yontulmuş yer
- YONTMA
-
-
[isim]
Yontmak işi; yonma
- "Ucu sipsivri bir kurşun kalemi tekrar yontmaya kalktım, ucunu kırdım."
-
[sıfat]
Yontulmuş veya yontularak yapılmış
- "Yontma taş. Yontma su yolu."
-
[isim]
Yontmak işi; yonma
- YONTU
-
-
[isim]
Bakınız heykel
-
[isim]
Bakınız heykel
- YONT
-
-
[isim, ağızlardan]
Başıboş hayvan
-
[isim, ağızlardan]
Başıboş hayvan