İçinde yo olan 9 harfli 125 kelime var. İçerisinde YO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yo olan kelimeler listesine ya da sonu yo ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yo Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

O Y

2 Harfli Kelimeler

OY, YO

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖDYOMETRE

Kelime Kökeni: Fransızca eudiomètre

  1. [isim, kimya] Kimyasal tepkimelerde gazların hacim değişmelerini ölçmeye yarayan araç
SEMİYOTİK

Kelime Kökeni: Fransızca sémiotique

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız gösterge bilimi
  2. [sıfat] Gösterge bilimi ile ilgili olan
YOĞUŞMALI

  1. [sıfat, fizik] Su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan suyun yeniden kullanılmasını sağlayan (kombi vb.)
YOKSUNLUK

  1. [isim] Yoksun olma durumu; mahrumluk, mahrumiyet
    • "Türlü yoksunluk içinde küflen küflen ve bir kere olsun ağzını açıp da bir yakınmada, bir sızlanmada bulunmaya cesaret edemez." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SOSYOLOJİ

Kelime Kökeni: Fransızca sociologie

  1. [isim] Bakınız toplum bilimi
YOKLATMAK

  1. [-e, -i] Yoklama işini yaptırmak
VARYASYON

Kelime Kökeni: Fransızca variation

  1. [isim] Değişik biçim; varyete
    • "Kültür düzeyine göre de çeşitli varyasyonlar gösterebilsin." (Haldun Taner)
  2. [biyoloji] Bakınız değişim
  3. [müzik] Bakınız çeşitleme
  4. [dil bilimi] Bakınız değişkenlik
BİYOKÜTLE

Kelime Kökeni: Fransızca bio + Arapça kutle

  1. [isim] Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi
YOĞRULMAK

  1. [nesnesiz] Yoğurma işi yapılmak veya yoğurma işine konu olmak
  2. [mecaz] Özellikleri, nitelikleri birbirine karıştırılmak
    • "Şiiri, benim dimağım için yoğrulmamış olmakla beraber ben de onu çocukluğumda sevdim ve aradım." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  3. Metal kap bir yere çarparak bir yanı eğrilmek, yamulmak
  4. [mecaz] Bazı konularla sürekli uğraşma sonucu deneyim sahibi olmak
    • "Bu problemler içinde yoğruldu."
PROVİZYON

Kelime Kökeni: Fransızca provision

  1. [isim] Alışverişte kredi kartları kullanıldığında ilgili karttaki limitin yeterli olup olmadığının bankadan sorgulanması
  2. [zarf] Bir çekin karşılığının onu yazanın hesabında bulunup bulunmadığını kontrol etme
FONKSİYON

Kelime Kökeni: Fransızca fonction

  1. [isim, toplum bilimi] Bakınız işlev
    • "Yıllardan beri kontrol edilmeyen hortumlar delik olduğundan pek bir fonksiyonu olmamış." (Ayla Kutlu)
  2. [matematik] Bir kümedeki her bir elemanı diğer bir kümede yalnız bir elemana bağlayan kural
  3. [kimya] Bir birleşikteki herhangi bir madde grubunun kimyasal görevi, bu görevi nitelendiren özelliklerin tamamı
YORGALAMA

  1. [isim] Yorgalamak işi
  2. [tıp] Ayak ve baldır kaslarının felcinden ileri gelen özel yürüyüş biçimi
PRESESYON

Kelime Kökeni: Fransızca précession

  1. [isim, gök bilimi] Devinme olayı
GAŞYOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ġaşy + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz, eskimiş] Bakınız esrimek
İYONLANMA

  1. [isim, kimya, fizik] Bakınız iyonlaşma
BİYODİZEL

  1. [isim] Kolza, ayçiçeği, soya gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların veya hayvansal yağların bir katalizör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir ürün
YOLDURMAK

  1. [-e, -i] Yolma işini yaptırmak
ANİMASYON

Kelime Kökeni: Fransızca animation

  1. [isim] Bakınız canlandırma
GLASYOLOG

Kelime Kökeni: Fransızca glaciologue

  1. [isim, coğrafya] Bakınız buzul bilimci
ENFLASYON

Kelime Kökeni: Fransızca inflation

  1. [isim, ekonomi] Dolanımdaki para miktarıyla, malların ve satın alınabilir hizmetlerin toplamı arasındaki açığın büyümesinden ortaya çıkan ve fiyatların toplam yükselişi, paranın değerinin düşmesi biçiminde kendini gösteren ekonomik parasal süreç; para şişkinliği, parasal şişkinlik
  2. [mecaz] Gereğinden fazla artış; şişkinlik
    • "Hasılı orada da bizdeki gibi bir armağan enflasyonu var." (Haldun Taner)
  3. Bakınız pahalılık
    • "Esnaf, enflasyonun acısını fiyatları insafsızca artırarak çıkarıyor." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü