İçinde yo olan 6 harfli 69 kelime var. İçerisinde YO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yo olan kelimeler listesine ya da sonu yo ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yo Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

O Y

2 Harfli Kelimeler

OY, YO

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OTOYOL

  1. [isim] Hızlı bir trafik akımı sağlamak amacıyla yapılan, çok şeritli, çift yönlü, geniş yol; otoban
YORDAM

  1. [isim] Bakınız alışkanlık
    • "Bu bakış o beyaz pencereyi, bu bakış o fukara kapıyı gönül yordamıyla arıyordu." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [ağızlardan] Çevik ve çabuk olma
  3. [eskimiş] Bakınız yöntem
NOSYON

Kelime Kökeni: Fransızca notion

  1. [isim, felsefe] Bakınız kavram
ACYOCU

  1. [isim] Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse
    • "Distribütör, bayi, emlakçı, galerici, acyocu türü beleşçiler kanımızı sülük gibi emiyor."
YORGAN

  1. [isim] Yatakta örtünmeye yarayan, içi pamuk, yün vb. şeylerle doldurularak dikilmiş geniş örtü
    • "Yatağının içinde, yorganı omzuna almış, bağdaş kurmuş, oturuyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
FİYORT

Kelime Kökeni: Fransızca fjord

  1. [isim, coğrafya] Deniz seviyesinin yükselmesi sonucunda dar ve uzun körfeze dönüşen buzul vadisi
    • "Yuvarlak dünyanın üstünde fiyortlar, berzahlar, limanlar doludur." (Sait Faik Abasıyanık)
YOĞURT

  1. [isim] Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü
    • "Zehirlenmemek için tas tas yoğurt yediler." (Lâtife Tekin)
YOKSUN

  1. [sıfat] Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken; mahrum
YOKSUL

  1. [sıfat] Geçinmekte çok sıkıntı çeken, geçimini güçlükle sağlayan (kimse, toplum, ülke); yoksuz, yokluklu, çulsuz, varlıksız, variyetsiz, yok yoksul, fakir, fukara, beş parasız, parasız, sersefil, zengin, varsıl karşıtı
    • "Şimdi binlerce, yüz binlerce yoksul büzülmüştür kendi içine, kendi yetmeyen sıcaklarına sığınmışlardır insanlar." (Yaşar Kemal)
  2. [mecaz] İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan bir biçimde; kan ayaklı
    • "Yazılarını okudum, sözlerini dinledim, bilgice onu biraz yoksul buldum." (Memduh Şevket Esendal)
KATYON

Kelime Kökeni: Fransızca cation

  1. [isim, kimya] Bir çözeltinin elektrolizi sırasında katotta toplanan iyon; artın
KANYON

Kelime Kökeni: Fransızca canyon

  1. [isim, coğrafya] Genellikle yatay tabakalı arazilerde akarsu aşındırmasıyla oluşmuş basamaklı boğaz şeklinde dar vadi; dar boğaz, kapuz, klüz
    • "Rüzgârların kanyonlarda ıslık çaldığı gün batımları insanın içine dokunurdu." (Murathan Mungan)
PAPYON

Kelime Kökeni: Fransızca papillon

  1. [isim] Kelebek biçiminde, bir çengelle veya lastik bağla yakaya tutturulan kravat; papyon kravat
    • "Rugan iskarpinleri, papyon boyun bağı bile var." (Nâzım Hikmet)
FÜZYON

Kelime Kökeni: Fransızca fusion

  1. [isim, fizik] Bakınız kaynaşma
  2. Hafif çekirdeklerin çok yüksek basınçta ve yüksek sıcaklıklarda kaynaşıp daha ağır çekirdeklere dönüşürken dışarıya ısı yayması
YOKSUZ

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız yoksul
  2. Yok olmuş, yok olan, bulunmayan
KİMYON

Kelime Kökeni: Arapça kemmūn

  1. [isim, bitki bilimi] Maydanozgillerden, 50 santimetre yüksekliğinde, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık, güzel kokulu ve otsu bir bitki (Cuminum cyminum)
  2. Bu bitkinin tohumundan elde edilen ve baharat olarak kullanılan toz
PİYORE

Kelime Kökeni: Fransızca pyorrhée

  1. [isim, tıp] Diş etinde görülen iltihap
YOLMAK

  1. [-i] Bitki, tüy vb.ni çekerek yerinden çıkarmak, çekip koparmak; almak
    • "Yoluyor mu, ne yapıyor bilmem, pişik suratlı olmuş." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [mecaz] Dolandırarak, hile ile birinin parasını almak
    • "Adamcağızı iyice yoldular."
PİRYOL

Kelime Kökeni: (Prioli özel adından)

  1. [isim, eskimiş] Üzerinde kümbetsi bir kapak bulunan, oldukça büyük bir tür cep saati
MİNYON

Kelime Kökeni: Fransızca mignon

  1. [sıfat] İnce, küçük, çıtı pıtı
    • "Bu minyon, esmer, fındık kurdu ve güzel evet kabul etmeli ki güzel kadın..." (Haldun Taner)
GALYOT

Kelime Kökeni: Fransızca galiote

  1. [isim, eskimiş, denizcilik] Başı ve kıçı çok yuvarlak, gulet tipinde, altı düz bir gemi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü