İçinde yo olan 6 harfli 69 kelime var. İçerisinde YO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yo olan kelimeler listesine ya da Sonu yo ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
O Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
OY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YOLLUK
-
-
[isim]
Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı
-
Yolcuya verilen armağan
-
Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı
-
Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah
- "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir." (Anayasa)
-
[isim]
Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı
- İYODÜR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İyodun bir element veya bir birleşikle verdiği birleşim
-
[isim]
İyodun bir element veya bir birleşikle verdiği birleşim
- KATYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir çözeltinin elektrolizi sırasında katotta toplanan iyon, artın
-
[isim]
Bir çözeltinin elektrolizi sırasında katotta toplanan iyon, artın
- MİNYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
İnce, küçük, sevimli, cici, çıtı pıtı
-
[sıfat]
İnce, küçük, sevimli, cici, çıtı pıtı
- VİZYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Görünüm
-
Ülkü
-
Gösterim
-
Geniş görüş, ileri görüş
-
[isim]
Görünüm
- PİRYOL
-
-
[isim]
Üzerinde kümbet biçiminde bir kapağı bulunan, oldukça büyük bir tür cep saati
- "Adem Ağa, kordonunu şehadet parmağına sarıp geniş şal kuşağından piryol saatini çıkardı." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Üzerinde kümbet biçiminde bir kapağı bulunan, oldukça büyük bir tür cep saati
- YOKLUK
-
-
[isim]
Yok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet, varlık karşıtı
- "Bin bu derde, yokluğa ve tehlikeye rağmen, gönül avlayan bir Bursa baharı idi." (Tarık Buğra)
-
Fakirlik, yoksulluk
- "Doksan yaşına kadar yaşamış, yokluk yüzü görmemiş..." (Memduh Şevket Esendal)
-
Hiçlik
-
[isim]
Yok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet, varlık karşıtı
- PİYORE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Diş eti iltihabı
-
[isim]
Diş eti iltihabı
- PALYOŞ
-
Kelime Kökeni : Macarca
-
[isim]
Kısa ve iki yanı keskin, düz kılıç
-
[isim]
Kısa ve iki yanı keskin, düz kılıç
- İYOTLU
- ...
- YONGAR
-
-
[isim]
Üç teli olan bağlama
-
[isim]
Üç teli olan bağlama
- LEJYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eski Romalılarda piyade ve süvarinin oluşturduğu askerî birlik
-
Fransa'da genellikle yabancılardan kurulu, birkaç takımdan oluşan piyade birliği
-
[isim]
Eski Romalılarda piyade ve süvarinin oluşturduğu askerî birlik
- YONMAK
-
-
[-i]
Yontmak
-
[-i]
Yontmak
- FÜZYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Birleşme, kaynaşma
-
[isim]
Birleşme, kaynaşma
- MİLYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Bin kere bin, 1.000.000
-
[isim]
Bu sayının adı
-
Bin kere bin, 1.000.000
- KİMYON
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Maydanozgillerden, 50 cm kadar yükseklikte, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık, güzel kokulu ve otsu bir bitki (Cuminum cyminum)
-
Bu bitkinin tohumundan elde edilen ve baharat olarak kullanılan toz
-
[isim]
Maydanozgillerden, 50 cm kadar yükseklikte, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık, güzel kokulu ve otsu bir bitki (Cuminum cyminum)
- KAMYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Motorlu büyük yük taşıtı
- "Garajın içinde birkaç tane aletle bir de ufak kamyondan başka bir şey yoktu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan
- "Bir kamyon askerle birkaç otomobil getirdiler." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Motorlu büyük yük taşıtı
- YONTUK
-
-
[isim]
Yontulmuş yer
-
Yontulmuş parça
- "Yontukları süpürüp atın."
-
[sıfat]
Yontulmuş olan
- "Yontuk kalem."
-
[isim]
Yontulmuş yer
- STÜDYO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sanat çalışmaları için düzenlenmiş oda
- "Üst kattaki tek odayı bir çalışma stüdyosu hâline getirmişti."
-
Fotoğrafçının çalıştığı oda, alan, fotoğrafçı işliği
-
Sinema, televizyon ve radyo için film çekilen, ses alınan ve yayın yapılan yer
- "Yalnız Türk stüdyosunda değil, pek sevdiğin Hollywood stüdyolarında da başka türlü olduğunu zannetme!" (Falih Rıfkı Atay)
-
Bir odalı daire
-
[isim]
Sanat çalışmaları için düzenlenmiş oda
- YOLBUL
- ...