İçinde yo olan 6 harfli 69 kelime var. İçerisinde YO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yo olan kelimeler listesine ya da sonu yo ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yo Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
OY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OTOYOL
-
-
[isim]
Hızlı bir trafik akımı sağlamak amacıyla yapılan, çok şeritli, çift yönlü, geniş yol; otoban
-
[isim]
Hızlı bir trafik akımı sağlamak amacıyla yapılan, çok şeritli, çift yönlü, geniş yol; otoban
- YORDAM
-
-
[isim]
Bakınız alışkanlık
- "Bu bakış o beyaz pencereyi, bu bakış o fukara kapıyı gönül yordamıyla arıyordu."
-
[ağızlardan]
Çevik ve çabuk olma
-
[eskimiş]
Bakınız yöntem
-
[isim]
Bakınız alışkanlık
- NOSYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca notion
-
[isim, felsefe]
Bakınız kavram
-
[isim, felsefe]
Bakınız kavram
- ACYOCU
-
-
[isim]
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse
- "Distribütör, bayi, emlakçı, galerici, acyocu türü beleşçiler kanımızı sülük gibi emiyor."
-
[isim]
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse
- YORGAN
-
-
[isim]
Yatakta örtünmeye yarayan, içi pamuk, yün vb. şeylerle doldurularak dikilmiş geniş örtü
- "Yatağının içinde, yorganı omzuna almış, bağdaş kurmuş, oturuyordu."
-
[isim]
Yatakta örtünmeye yarayan, içi pamuk, yün vb. şeylerle doldurularak dikilmiş geniş örtü
- FİYORT
-
Kelime Kökeni: Fransızca fjord
-
[isim, coğrafya]
Deniz seviyesinin yükselmesi sonucunda dar ve uzun körfeze dönüşen buzul vadisi
- "Yuvarlak dünyanın üstünde fiyortlar, berzahlar, limanlar doludur."
-
[isim, coğrafya]
Deniz seviyesinin yükselmesi sonucunda dar ve uzun körfeze dönüşen buzul vadisi
- YOĞURT
-
-
[isim]
Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü
- "Zehirlenmemek için tas tas yoğurt yediler."
-
[isim]
Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü
- YOKSUN
-
-
[sıfat]
Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken; mahrum
-
[sıfat]
Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken; mahrum
- YOKSUL
-
-
[sıfat]
Geçinmekte çok sıkıntı çeken, geçimini güçlükle sağlayan (kimse, toplum, ülke); yoksuz, yokluklu, çulsuz, varlıksız, variyetsiz, yok yoksul, fakir, fukara, beş parasız, parasız, sersefil, zengin, varsıl karşıtı
- "Şimdi binlerce, yüz binlerce yoksul büzülmüştür kendi içine, kendi yetmeyen sıcaklarına sığınmışlardır insanlar."
-
[mecaz]
İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan bir biçimde; kan ayaklı
- "Yazılarını okudum, sözlerini dinledim, bilgice onu biraz yoksul buldum."
-
[sıfat]
Geçinmekte çok sıkıntı çeken, geçimini güçlükle sağlayan (kimse, toplum, ülke); yoksuz, yokluklu, çulsuz, varlıksız, variyetsiz, yok yoksul, fakir, fukara, beş parasız, parasız, sersefil, zengin, varsıl karşıtı
- KATYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca cation
-
[isim, kimya]
Bir çözeltinin elektrolizi sırasında katotta toplanan iyon; artın
-
[isim, kimya]
Bir çözeltinin elektrolizi sırasında katotta toplanan iyon; artın
- KANYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca canyon
-
[isim, coğrafya]
Genellikle yatay tabakalı arazilerde akarsu aşındırmasıyla oluşmuş basamaklı boğaz şeklinde dar vadi; dar boğaz, kapuz, klüz
- "Rüzgârların kanyonlarda ıslık çaldığı gün batımları insanın içine dokunurdu."
-
[isim, coğrafya]
Genellikle yatay tabakalı arazilerde akarsu aşındırmasıyla oluşmuş basamaklı boğaz şeklinde dar vadi; dar boğaz, kapuz, klüz
- PAPYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca papillon
-
[isim]
Kelebek biçiminde, bir çengelle veya lastik bağla yakaya tutturulan kravat; papyon kravat
- "Rugan iskarpinleri, papyon boyun bağı bile var."
-
[isim]
Kelebek biçiminde, bir çengelle veya lastik bağla yakaya tutturulan kravat; papyon kravat
- FÜZYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca fusion
-
[isim, fizik]
Bakınız kaynaşma
-
Hafif çekirdeklerin çok yüksek basınçta ve yüksek sıcaklıklarda kaynaşıp daha ağır çekirdeklere dönüşürken dışarıya ısı yayması
-
[isim, fizik]
Bakınız kaynaşma
- YOKSUZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız yoksul
-
Yok olmuş, yok olan, bulunmayan
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız yoksul
- KİMYON
-
Kelime Kökeni: Arapça kemmūn
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, 50 santimetre yüksekliğinde, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık, güzel kokulu ve otsu bir bitki (Cuminum cyminum)
-
Bu bitkinin tohumundan elde edilen ve baharat olarak kullanılan toz
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, 50 santimetre yüksekliğinde, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık, güzel kokulu ve otsu bir bitki (Cuminum cyminum)
- PİYORE
-
Kelime Kökeni: Fransızca pyorrhée
-
[isim, tıp]
Diş etinde görülen iltihap
-
[isim, tıp]
Diş etinde görülen iltihap
- YOLMAK
-
-
[-i]
Bitki, tüy vb.ni çekerek yerinden çıkarmak, çekip koparmak; almak
- "Yoluyor mu, ne yapıyor bilmem, pişik suratlı olmuş."
-
[mecaz]
Dolandırarak, hile ile birinin parasını almak
- "Adamcağızı iyice yoldular."
-
[-i]
Bitki, tüy vb.ni çekerek yerinden çıkarmak, çekip koparmak; almak
- PİRYOL
-
Kelime Kökeni: (Prioli özel adından)
-
[isim, eskimiş]
Üzerinde kümbetsi bir kapak bulunan, oldukça büyük bir tür cep saati
-
[isim, eskimiş]
Üzerinde kümbetsi bir kapak bulunan, oldukça büyük bir tür cep saati
- MİNYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca mignon
-
[sıfat]
İnce, küçük, çıtı pıtı
- "Bu minyon, esmer, fındık kurdu ve güzel evet kabul etmeli ki güzel kadın..."
-
[sıfat]
İnce, küçük, çıtı pıtı
- GALYOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca galiote
-
[isim, eskimiş, denizcilik]
Başı ve kıçı çok yuvarlak, gulet tipinde, altı düz bir gemi
-
[isim, eskimiş, denizcilik]
Başı ve kıçı çok yuvarlak, gulet tipinde, altı düz bir gemi