İçinde yağmur olan 11 kelime var. İçerisinde YAĞMUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yağmur olan kelimeler listesine ya da sonu yağmur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
YAĞMURKUŞAĞI, YAĞMURLAYICI, YAĞMURSUZLUK
YAĞMURLAMAK, YAĞMURÖLÇER
YAĞMURLAMA
YAĞMURLUK, YAĞMURSUZ
YAĞMURCA, YAĞMURLU
YAĞMUR
Yağmur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
YAĞMUR
4 Harfli Kelimeler
RUAM, UĞRA, UMAR, URAY, UYAR, UYMA, YUMA
3 Harfli Kelimeler
RAM, RAY, RUA, RUM, YAĞ, YAR
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AM, AR, AY, MA, RA, UR, UY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAĞMURSUZLUK
-
-
[isim]
Yağmursuz olma durumu
- "Mısırlar güçlükle büyürken yağmusuzluk / Kaygılandırır dilsiz bahçıvanı."
-
[isim]
Yağmursuz olma durumu
- YAĞMURLAYICI
-
-
[isim]
Yağmurlama aracı
-
[isim]
Yağmurlama aracı
- YAĞMURKUŞAĞI
-
-
[isim, meteoroloji]
Bakınız gökkuşağı
- "Türkçenin en zengin sözcüğü mü? Alkım, alaimisema, ebemkuşağı, gökkuşağı, hacılarkuşağı, yağmurkuşağı…"
-
[isim, meteoroloji]
Bakınız gökkuşağı
- YAĞMURÖLÇER
-
-
[isim]
Bakınız yağışölçer
-
[isim]
Bakınız yağışölçer
- YAĞMURLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Hava yağmura çevirmek, yağmur yağacak gibi olmak
- "Hava yağmurlayacak."
-
[-i]
Yağmur biçiminde sulamak
-
[nesnesiz]
Hava yağmura çevirmek, yağmur yağacak gibi olmak
- YAĞMURLAMA
-
-
[isim]
Yağmur gibi su püskürtme
-
[isim]
Yağmur gibi su püskürtme
- YAĞMURSUZ
-
-
[sıfat]
Yağmuru olmayan, yağmur yağmayan
- "İbrahim Kâhya, Malgaca sırtlarındaki ağılında geçirdi bu yağmursuz günleri."
-
[zarf]
Yağmur yağmadan
- "Yağmur Fethiye’yi sevdi. Neydi o yağmursuz geçen günler."
-
[sıfat]
Yağmuru olmayan, yağmur yağmayan
- YAĞMURLUK
-
-
[isim]
Yağmurdan korunmak için üste giyilen giysi; trençkot, empermeabl
- "Bu iki Türk, bu iki silah arkadaşı, yağmurluklarının altında yan yana uyudular."
-
Çadır bezinden yapılan ve yağmurdan korunmaya yarayan örtü
- "Pazarlardaki gölgelik ve yağmurluklar..."
-
İçeriye doğru açılan pencerelerle dış kapılarda yağmur ve kar sularının içeriye girmesini önlemek için yapılmış oluklu parça
-
[isim]
Yağmurdan korunmak için üste giyilen giysi; trençkot, empermeabl
- YAĞMURCA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız dağ keçisi
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız dağ keçisi
- YAĞMURLU
-
-
[sıfat]
Yağmuru olan, yağmur yağan
- "Dün akşam o yağmurlu, rüzgârlı ve soğuk havada bana geldi."
-
[sıfat]
Yağmuru olan, yağmur yağan
- YAĞMUR
-
-
[isim]
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı; yağar, yağış, baran, bereket, kay (I), rahmet
- "Kaşlarından süzülen yağmur damlalarını eliyle sıvazlayarak onlara baktı."
-
[mecaz]
Çok miktarda ve sık düşen, gelen şey
-
[mecaz]
Çokluk, bolluk
- "Para yağmuru. Övgü yağmuru."
-
[isim]
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı; yağar, yağış, baran, bereket, kay (I), rahmet