İçinde yatma olan 10 kelime var. İçerisinde YATMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yatma olan kelimeler listesine ya da Sonu yatma ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

DAYATMACILIK

10 Harfli Kelimeler

HACIYATMAZ

9 Harfli Kelimeler

DAYATMACI

8 Harfli Kelimeler

BOYATMAK, DAYATMAK, YATMALIK

7 Harfli Kelimeler

BOYATMA, DAYATMA

6 Harfli Kelimeler

YATMAK

5 Harfli Kelimeler

YATMA


Kelime bulma makinesi

A A M T Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

YATMA

4 Harfli Kelimeler

ATMA, AYMA, MAYA, TAAM, TAYA, YAMA

3 Harfli Kelimeler

AMA, ATA, AYA, MAT, TAM, TAY, YAT

2 Harfli Kelimeler

AM, AT, AY, TA, YA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DAYATMACILIK

  1. [isim] Dayatmacı olma durumu

HACIYATMAZ

  1. [isim] Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak
  2. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse

DAYATMACI

  1. [sıfat] İstediğini yaptırmada baskı uygulayan, direten, empoze eden
    • "Dayatmacı politika izlemek."

BOYATMAK

  1. [-i] Boyama işini yaptırmak, boya sürdürmek
    • "Kunduralarımı boyatmak istemiştim." (Burhan Felek)

YATMALIK

  1. [isim] Yatılacak yer veya bölüm
    • "Bu buluşmadan az önce, çadırının yatmalığına geçmeden önce..." (Tarık Buğra)

DAYATMAK

  1. [-i] Dayama işini yaptırmak
  2. [nsz] Kendi istediğini yaptırmakta direnmek
    • "Ertesi gün dayattı, ben onu almam diye." (Haldun Taner)
  3. [-e] Başkasının isteğine karşı koymak
  4. Empoze etmek

BOYATMA

  1. [isim] Boyatmak işi

DAYATMA

  1. [isim] Dayatmak işi, empoze etme
    • "Motorlu birlikler bu memleketi, hiçbir dayatmaya uğramaksızın işgal ediverince hayretten donakaldı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

YATMAK

  1. [nsz] Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak
    • "Dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak." (Nazım Hikmet)
    • "Yatıp kalkıp anama dua ediyorum."
    • "Yatıp kalktığım odamın penceresinden bakınca bir baştan bir başa bütün sokağı görüyordum." (Necati Cumalı)
  2. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek
    • "Öteki, çok kadınla oynaşmış ve hatta yatıp kalkmış, sevda damarları kaşarlanmış bir gençti." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek
    • "Rüzgârdan bütün ekinler yattı. Gemi sağa yattı."
  4. Hastalık sebebiyle yatakta kalmak
    • "Gün geçmeden bronşiti, çarpıntısı tutar; yatak yorgan yatar." (Sermet Muhtar Alus)
  5. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak
    • "Bu gece nerede yatacağız?"
    • "Tavuk pazarındaki handa yatmakta devam ediyor." (Memduh Şevket Esendal)
  6. Boş yere beklemek
    • "Mallar depoda yatıyor."
  7. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak
    • "Gemi limanda yatıyor."
  8. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek
    • "Turşu sirkede yatıyor."
  9. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek
  10. Ölü gömülmüş olmak
    • "Mezarlık servilerinin altında ninelerim, teyzelerim yatarlardı." (Halikarnas Balıkçısı)
  11. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek
    • "Kumaş iyice ütülenince yattı."
  12. [-le] Cinsel ilişkide bulunmak
  13. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak
  14. Heves etmek, eğilmek
    • "Çalı süpürgelerinin kırmızı çiçeklerindeki bal kokusuna yatmışlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  15. Bulunmak, var olmak
    • "Her ayrıcalık hevesinin kökeninde bir kompleks, bir göstermecilik duygusu yattığı görülür." (Haldun Taner)
  16. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak
    • "Takım bu sezon yattı."
  17. İşsiz kalmak, çalışmamak

YATMA

  1. [isim] Yatmak işi
    • "Çocuklara yatma zamanının yaklaştığını başıyla anlatan bir mürebbiye edasıyla duruyor." (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü