İçinde yat olan 9 harfli 37 kelime var. İçerisinde YAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yat olan kelimeler listesine ya da sonu yat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T Y

3 Harfli Kelimeler

TAY, YAT

2 Harfli Kelimeler

AT, AY, TA, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GAZELİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ġazeliyyāt

  1. [isim, edebiyat] Bir şairin divanında bulunan gazeller bölümü
YATAKHANE

Kelime Kökeni: Türkçe yatak + Farsça ḫāne

  1. [isim] Okul, fabrika vb. yerlerde yatakların konulduğu yer
  2. Yatılı okullarda, yurtlarda ve kışlada yatılan yer
    • "Bu kadar geniş yatakhanede insanın gözüne kolay kolay uyku bile girmiyor." (Etem İzzet Benice)
İHTİYATLI

  1. [sıfat] Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranan, önlem alan; sakıngan, ihtiyatkâr
    • "Odaya girince ihtiyatlı hareket ederek parasını yatağın altına koydu." (Sait Faik Abasıyanık)
OLİMPİYAT

Kelime Kökeni: Fransızca olympiade

  1. [isim] Her dört yılda bir başka ülkede yapılan uluslararası spor yarışmaları
    • "Kısa sarı saçları karışık, kehribar renkli etsiz bacakları, kolları, yassı karnı ve kalçaları ile pekâlâ olimpiyat şampiyonu güzel bir oğlan olabilir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bazı alanlarda düzenlenen uluslararası yarışma
    • "Ondan sonra zekâ olimpiyatlarına aday kelime oyunlarıyla yetinerek tıkandı." (Enis Batur)
  3. [eskimiş] Eski Yunanistan'da Zeus onuruna yapılan yarışmalar
YATIRIMCI

  1. [isim] Yatırım yapan kimse
YATKINLIK

  1. [isim] Yatkın olma durumu
  2. Alışkanlıktan doğan yeti; mümarese
BAYATLAMA

  1. [isim] Bayatlamak durumu
YATIVERME

  1. [isim] Yatıvermek işi
ÖMRÜHAYAT

Kelime Kökeni: Arapça ʿumr + ḥayāt

  1. [isim] Geçirilen, yaşanılan bütün süre
    • "Ben ömrühayatımda bir gün bile şekvacı olmadım." (Attilâ İlhan)
DAYATIŞMA

  1. [isim] Bakınız inatlaşma
    • "Büyükler arasında daha fazla çocuk inadına benzer bir dayatışma idi." (Falih Rıfkı Atay)
BAYATSIMA

  1. [isim] Bayatsımak durumu
PEDİYATRİ

Kelime Kökeni: Fransızca pédiatrie

  1. [isim, tıp] Çocuk sağlığı ve hastalıkları ile ilgili hekimlik dalı
AHLAKİYAT

Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳiyāt

  1. [isim, eskimiş, toplum bilimi] Ahlakla ilgili konular, görüşler
  2. Bakınız ahlak bilimi
SERİRİYAT

Kelime Kökeni: Arapça serįriyyāt

  1. [isim, eskimiş, tıp] Bakınız klinik
  2. Tıp öğrencilerinin uygulama yaptıkları eğitim hastanesi
    • "Türkiye’de bir seririyatta ilk imtihan veren doktor benim. Cidden müşkil bir imtihandı." (Mehmet Karayaman)
  3. Hastanelerde hastaların başucunda yapılan dersler
    • "Fakat beş sene sonra tahsilini bitirenler diploma verileceği sırada bir sene daha mektepte alıkonularak bunlara tababet ile beraber seririyat dersleri de takip ettirilmiş ve bu suretle askerî doktorlar derecesinde okutulmuşlardı." (Mehmed Zeki Pakalın)
FELEKİYAT

Kelime Kökeni: Arapça felekiyyāt

  1. [isim, eskimiş, gök bilimi] Bakınız gök bilimi
TİYATROCU

  1. [isim] Tiyatro oyuncusu
  2. Tiyatro işleten, tiyatro sahibi kimse
LİSANİYAT

Kelime Kökeni: Arapça lisāniyyāt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız dil bilimi
YATABİLME

  1. [isim] Yatabilmek işi
NAZARİYAT

Kelime Kökeni: Arapça naẓariyyāt

  1. [isim, eskimiş] Kuramlar
  2. Bakınız kuram
    • "O devirde henüz dil üstüne spekülasyon başlamamış, Türkçe denen muhteşem orkestra, notadan, musiki ilminden, nazariyat ve felsefesinden anlamayan alaylı maestroların idaresi altına girmemişti." (Sâmiha Ayverdi)
RİYAZİYAT

Kelime Kökeni: Arapça riyāżiyāt

  1. [isim, eskimiş, matematik] Matematik bilgisi
    • "Hükümlerinde riyaziyata bile yakışmayan bir katiyet vardı." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü