İçinde yat olan 8 harfli 46 kelime var. İçerisinde YAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yat olan kelimeler listesine ya da sonu yat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T Y

3 Harfli Kelimeler

TAY, YAT

2 Harfli Kelimeler

AT, AY, TA, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YATÇILIK

  1. [isim] Yatçı olma durumu
  2. Yatçının yaptığı iş
YATILMAK

  1. [nesnesiz] Yatma işi yapılmak
NAKLİYAT

Kelime Kökeni: Arapça naḳliyyāt

  1. [isim] Bakınız taşımacılık
TÜRKİYAT

  1. [isim] Bakınız Türklük bilimi
DAYATMAK

  1. [-e, -i] Dayama işini yaptırmak
  2. [nesnesiz] Kendi istediğini yaptırmakta direnmek
    • "Ertesi gün dayattı, ben onu almam diye." (Haldun Taner)
  3. [-e] Başkasının isteğine karşı koymak
    • "Cem dayattı ve bu rolü asla kabul etmeyeceğini kati bir dille bildirdi." (Necip Fazıl Kısakürek)
  4. Bir şeyi zorla kabul ettirmek; empoze etmek
HALKİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ḫalḳiyyāt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız halk bilimi
BAKLİYAT

Kelime Kökeni: Arapça baḳliyyāt

  1. [isim] Baklagillerden elde edilen ürün
    • "Orada bizim köyden tahıl, bakliyat getirip satsan olmaz mı?" (Ela Yetkin)
ŞATHİYAT

Kelime Kökeni: Arapça şaṭḥiyyāt

  1. [isim, eskimiş, edebiyat] Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler
KAVMİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ḳavmiyyāt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız etnografya
HİSSİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ḥissiyyāt

  1. [isim] Duygular
    • "Üç senedir günü gününe hissiyatımı yazıyorum." (Ömer Seyfettin)
MENHİYAT

Kelime Kökeni: Arapça menhiyyāt

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Dinin yapılmasını yasakladığı şeyler
YATSILIK

  1. [isim, ağızlardan] Yatsı saatlerinde yenilen hafif yemek
EDEBİYAT

Kelime Kökeni: Arapça edebiyyāt

  1. [isim] Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı; yazın (II), gökçe yazın
    • "Edebiyat hocasıyken talebeme bu nesir sanatından bir defa bahsetmiştim." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi; literatür
    • "Hekimlik edebiyatı."
  3. [mecaz] İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler
KÜLLİYAT

Kelime Kökeni: Arapça kulliyyāt

  1. [isim] Bir yazarın bütün eserlerini içeren dizi
    • "Başlıca şair ve nasirleri tamamıyla öğrenmek için külliyat okumak merakına düştüm." (Yahya Kemal Beyatlı)
BAYATLIK

  1. [isim] Bayat olma durumu
    • "Sofra beziyle koştu. Yere yaydı. Bayat somunu ince ince dilimledi. Kocasından öğrenmişti. Beyrut’tayken annesi bayat ekmekleri böyle dilimlermiş. Bayatlığı daha az belli olurmuş." (Orhan Kemal)
HAVAİYAT

Kelime Kökeni: Arapça hevāʾiyyāt

  1. [isim, eskimiş] Boş, değersiz iş ve sözler
YATMALIK

  1. [isim] Yatılacak yer veya bölüm
    • "Bu buluşmadan az önce, çadırının yatmalığına geçmeden önce..." (Tarık Buğra)
ABIHAYAT

Kelime Kökeni: Farsça āb + Arapça ḥayāt

  1. [isim, eskimiş] Efsanelere göre içen kimseye ölümsüzlük sağladığına inanılan bir su; bengi su, dirim suyu
    • "Evet, abıhayat içtim, dedi, fakat Hızır aleyhisselamınki gibi hiç sabahı olmayan gecelerin içinden aylarca giderek bulunmuş gizli bir membadan değil!" (Ömer Seyfettin)
İLAHİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ilāhiyyāt

  1. [isim, felsefe] Bakınız tanrı bilimi
NEŞRİYAT

Kelime Kökeni: Arapça neşriyyāt

  1. [isim] Bakınız yayın
    • "Tereddütlü, imalı, gıllıgışlı bazı mülahazalar ve neşriyat vardır." (Ruşen Eşref Ünaydın)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü