İçinde yat olan 8 harfli 46 kelime var. İçerisinde YAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yat olan kelimeler listesine ya da sonu yat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TAY, YAT
2 Harfli Kelimeler
AT, AY, TA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YATÇILIK
-
-
[isim]
Yatçı olma durumu
-
Yatçının yaptığı iş
-
[isim]
Yatçı olma durumu
- YATILMAK
-
-
[nesnesiz]
Yatma işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Yatma işi yapılmak
- NAKLİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳliyyāt
-
[isim]
Bakınız taşımacılık
-
[isim]
Bakınız taşımacılık
- TÜRKİYAT
-
-
[isim]
Bakınız Türklük bilimi
-
[isim]
Bakınız Türklük bilimi
- DAYATMAK
-
-
[-e, -i]
Dayama işini yaptırmak
-
[nesnesiz]
Kendi istediğini yaptırmakta direnmek
- "Ertesi gün dayattı, ben onu almam diye."
-
[-e]
Başkasının isteğine karşı koymak
- "Cem dayattı ve bu rolü asla kabul etmeyeceğini kati bir dille bildirdi."
-
Bir şeyi zorla kabul ettirmek; empoze etmek
-
[-e, -i]
Dayama işini yaptırmak
- HALKİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalḳiyyāt
-
[isim, eskimiş]
Bakınız halk bilimi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız halk bilimi
- BAKLİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça baḳliyyāt
-
[isim]
Baklagillerden elde edilen ürün
- "Orada bizim köyden tahıl, bakliyat getirip satsan olmaz mı?"
-
[isim]
Baklagillerden elde edilen ürün
- ŞATHİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça şaṭḥiyyāt
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler
- KAVMİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳavmiyyāt
-
[isim, eskimiş]
Bakınız etnografya
-
[isim, eskimiş]
Bakınız etnografya
- HİSSİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥissiyyāt
-
[isim]
Duygular
- "Üç senedir günü gününe hissiyatımı yazıyorum."
-
[isim]
Duygular
- MENHİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça menhiyyāt
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Dinin yapılmasını yasakladığı şeyler
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Dinin yapılmasını yasakladığı şeyler
- YATSILIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Yatsı saatlerinde yenilen hafif yemek
-
[isim, ağızlardan]
Yatsı saatlerinde yenilen hafif yemek
- EDEBİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça edebiyyāt
-
[isim]
Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı; yazın (II), gökçe yazın
- "Edebiyat hocasıyken talebeme bu nesir sanatından bir defa bahsetmiştim."
-
Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi; literatür
- "Hekimlik edebiyatı."
-
[mecaz]
İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler
-
[isim]
Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı; yazın (II), gökçe yazın
- KÜLLİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça kulliyyāt
-
[isim]
Bir yazarın bütün eserlerini içeren dizi
- "Başlıca şair ve nasirleri tamamıyla öğrenmek için külliyat okumak merakına düştüm."
-
[isim]
Bir yazarın bütün eserlerini içeren dizi
- BAYATLIK
-
-
[isim]
Bayat olma durumu
- "Sofra beziyle koştu. Yere yaydı. Bayat somunu ince ince dilimledi. Kocasından öğrenmişti. Beyrut’tayken annesi bayat ekmekleri böyle dilimlermiş. Bayatlığı daha az belli olurmuş."
-
[isim]
Bayat olma durumu
- HAVAİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça hevāʾiyyāt
-
[isim, eskimiş]
Boş, değersiz iş ve sözler
-
[isim, eskimiş]
Boş, değersiz iş ve sözler
- YATMALIK
-
-
[isim]
Yatılacak yer veya bölüm
- "Bu buluşmadan az önce, çadırının yatmalığına geçmeden önce..."
-
[isim]
Yatılacak yer veya bölüm
- ABIHAYAT
-
Kelime Kökeni: Farsça āb + Arapça ḥayāt
-
[isim, eskimiş]
Efsanelere göre içen kimseye ölümsüzlük sağladığına inanılan bir su; bengi su, dirim suyu
- "Evet, abıhayat içtim, dedi, fakat Hızır aleyhisselamınki gibi hiç sabahı olmayan gecelerin içinden aylarca giderek bulunmuş gizli bir membadan değil!"
-
[isim, eskimiş]
Efsanelere göre içen kimseye ölümsüzlük sağladığına inanılan bir su; bengi su, dirim suyu
- İLAHİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ilāhiyyāt
-
[isim, felsefe]
Bakınız tanrı bilimi
-
[isim, felsefe]
Bakınız tanrı bilimi
- NEŞRİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça neşriyyāt
-
[isim]
Bakınız yayın
- "Tereddütlü, imalı, gıllıgışlı bazı mülahazalar ve neşriyat vardır."
-
[isim]
Bakınız yayın