İçinde yat olan 8 harfli 46 kelime var. İçerisinde YAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yat olan kelimeler listesine ya da Sonu yat ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A T Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TAY, YAT
2 Harfli Kelimeler
AT, AY, TA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YATAKLIK
-
-
[sıfat]
Yatak yapmaya uygun
- "Bir kanlı katile yataklık yapmış gibi pişmanlık duyuyordu." (Peyami Safa)
-
[isim]
Üzerine yatak serilen tahta veya maden kerevet, karyola
- "Yataklığın etrafında bir şeyin dolaştığına, süründüğüne dikkat ettim." (Halit Ziya Uşaklıgil)
-
[isim]
Suçluları barındırma, gizlice yardım etme
-
[sıfat]
Yatak yapmaya uygun
- DİYATOME
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyası
-
[isim]
Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyası
- MİNYATÜR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı
- "Aynı oyunu, avuç içi kadar bir minyatürden seçilmiş bir köşecikle oynuyorlar." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
Bu biçimde yapılmış küçük resim
-
Bir şeyin küçük ölçekte kopyası veya benzeri
- "Ufacık, minyatür bir yüzü, aynı ufaklıkta vücudu vardı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı
- NEŞRİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yayın
-
[isim]
Yayın
- KÜLLİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir yazarın bütün eserlerini içeren dizi
- "Başlıca şair ve nasirleri tamamıyla öğrenmek için külliyat okumak merakına düştüm." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Bir yazarın bütün eserlerini içeren dizi
- BOYATMAK
-
-
[-i]
Boyama işini yaptırmak, boya sürdürmek
- "Kunduralarımı boyatmak istemiştim." (Burhan Felek)
-
[-i]
Boyama işini yaptırmak, boya sürdürmek
- SARFİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Harcanan şeylerin tümü, harcama, masraf
- "Sarfiyat hususunda bir şart koşmuyorlar." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Harcanan şeylerin tümü, harcama, masraf
- ŞARKİYAT
- ...
- İLAHİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tanrı bilimi
-
[isim]
Tanrı bilimi
- BAKLİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Baklagillerden elde edilen ürün
-
[isim]
Baklagillerden elde edilen ürün
- TÜRKİYAT
- ...
- SEVKİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Silahlı kuvvetlerde, personel, silah, araç, yiyecek vb. ikmal maddelerinin, stratejik ve taktik amaçlarla bir yerden başka bir yere gönderilmesi
-
[isim]
Silahlı kuvvetlerde, personel, silah, araç, yiyecek vb. ikmal maddelerinin, stratejik ve taktik amaçlarla bir yerden başka bir yere gönderilmesi
- EDEBİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın (II)
- "Edebiyat hocasıyken talebeme bu nesir sanatından bir defa bahsetmiştim." (Falih Rıfkı Atay)
- "Biz edebiyat yapmıyoruz, gazetecilik ediyoruz, modern gazetecilik!" (Memduh Şevket Esendal)
-
Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür
- "Hekimlik edebiyatı."
-
İçten olmayan, gereksiz, boş sözler
-
[isim]
Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın (II)
- FİİLİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İş olarak yapılanlar, edim, edimler, işler, gerçekleştirilen işler
-
[isim]
İş olarak yapılanlar, edim, edimler, işler, gerçekleştirilen işler
- HAFRİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Toprağı kazma, kazı
-
[isim]
Toprağı kazma, kazı
- MEDYATİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
İletişim araçlarına özgü, iletişim araçlarıyla ilgili
-
Medyada çok yer alan, çok tanınan, çok bilinen (kimse)
-
[sıfat]
İletişim araçlarına özgü, iletişim araçlarıyla ilgili
- MENHİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Din yasakları
-
[isim]
Din yasakları
- BERHAYAT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Hayatta olan, canlı, yaşayan (kimse)
- "Şu ilan gazetede çıkmasaydı, babası onun İstanbul'da berhayat olduğunu öğrenmeyecekti." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Hayatta olan, canlı, yaşayan (kimse)
- İHTİYATİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İlerisi düşünülerek yapılan
-
[sıfat]
İlerisi düşünülerek yapılan
- GARSİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ağaç dikmeler, ağaçlandırmalar
- "Ruslar arazinin tabiatından istifade ettiler, nihayetsiz garsiyat sayesinde sıtmayı tamamen öldüremedilerse bile şiddetini pek çok kırdılar." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[isim]
Ağaç dikmeler, ağaçlandırmalar