İçinde yat olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde YAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yat olan kelimeler listesine ya da sonu yat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T Y

3 Harfli Kelimeler

TAY, YAT

2 Harfli Kelimeler

AT, AY, TA, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MİDYAT

  1. [isim] Mardin iline bağlı ilçelerden biri
ÇEKYAT

  1. [isim] Gerektiğinde açılıp yatak durumuna getirilebilen koltuk veya kanepe
    • "Ben holde çekyatın üzerinde yatmaya başladım." (Ayşe Kulin)
YATMAK

  1. [nesnesiz] Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak
    • "Dörtnala giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak." (Nâzım Hikmet)
  2. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek
  3. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek
    • "Rüzgârdan bütün ekinler yattı. Gemi sağa yattı."
  4. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak
    • "Bu gece nerede yatacağız?"
  5. Boş yere beklemek
    • "Mallar depoda yatıyor."
  6. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak
    • "Gemi limanda yatıyor."
  7. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek
    • "Turşu sirkede yatıyor."
  8. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek
  9. Ölü gömülmüş olmak
    • "Mezarlık servilerinin altında ninelerim, teyzelerim yatarlardı." (Halikarnas Balıkçısı)
  10. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek
    • "Kumaş iyice ütülenince yattı."
  11. [-le] Cinsel ilişkide bulunmak
  12. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak
  13. Heves etmek, eğimli olmak, eğilmek
    • "Çalı süpürgelerinin kırmızı çiçeklerindeki bal kokusuna yatmışlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  14. [mecaz] Bulunmak, var olmak
    • "Her ayrıcalık hevesinin kökeninde bir kompleks, bir göstermecilik duygusu yattığı görülür." (Haldun Taner)
  15. [teklifsiz konuşmada] Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak
    • "Takım bu sezon yattı."
  16. İşsiz kalmak, çalışmamak
  17. [argo] Bilerek yenilmek, şike yapmak
YATKIN

  1. [sıfat] Bir işte yeteneği, becerisi olan
    • "Dolap çevirmeye, şantaj mesleğine ne kadar yatkın, ne kadar elverişli idi ise bu yeni konusunda da öyle olacağa benziyordu." (Tarık Buğra)
  2. Bakınız yatık
  3. Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük olan
    • "Yatkın mal. Yatkın kumaş."
  4. [mecaz] Benimsemiş, alışmış, eğilimli olan
    • "Yadırgamaya yatkındı ama görmüştü kızın oyununu." (Attilâ İlhan)
YATILI

  1. [sıfat] Geceleri de kalınıp yatılan (okul vb.); leyli
    • "Bir yatılı okul yatakhanesinde olduğunu hatırlayınca keyfi kaçmıştı." (Rıfat Ilgaz)
  2. Geceleri de kalıp yatan (öğrenci, konuk); leyli
    • "Yarın yatılı konuklarım gelecek."
BAYATI

  1. [isim, edebiyat] Azeri ve Türkmen halk şiirinde mâni türü
BAYATİ

Kelime Kökeni: Farsça bayāt + Arapça -ī

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam
    • "Onun için bu besteler başlar başlamaz her tarafta ses kesilir, komşu evlerden, pencerelerden başlar uzanır, denizde gezinenler varsa orada, hemen pencerenin önünde dururlar ve Boğaz gecesinin geniş, pırıltılı sükûtu bayatinin, mahurun sıcak busesi ile kucaklaşırdı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
MANYAT

Kelime Kökeni: İtalyanca menaida

  1. [isim, denizcilik] Alamanadan küçük, üç çifte balıkçı kayığı
  2. Bu kayıklarla atılıp karadan çekilen küçük ağ
İTİYAT

Kelime Kökeni: Arapça iʿtiyād

  1. [isim, eskimiş] Bakınız alışkanlık
    • "Kâğıtlarını kendi eliyle aharlayıp terbiye etmek itiyadında idi." (Sâmiha Ayverdi)
HAYATİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥayātī

  1. [sıfat] Hayatla ilgili veya hayata bağlı olan; dirimlik, dirimsel, yaşamsal
  2. [mecaz] Büyük önem taşıyan, önemli olan; dirimlik, dirimsel, yaşamsal
    • "Bu kitapta toplanan yazıların bir kısmı bizim için hayati bir mesele olan demokrasi ile ilgilidir." (Mehmet Kaplan)
PİYATA

Kelime Kökeni: İtalyanca piatto

  1. [isim] Yassı ve büyük yemek tabağı
  2. [sıfat] Bakınız yassı
DİMYAT

  1. [isim, bitki bilimi] Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm
FERYAT

Kelime Kökeni: Farsça feryād

  1. [isim] Bakınız çığlık
    • "Bu, bir hayat kurtarma feryadıdır." (Burhan Felek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü