İçinde yapma olan 6 kelime var. İçerisinde YAPMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yapma olan kelimeler listesine ya da sonu yapma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
YAPMACIKLIK, YAPMACIKSIZ
YAPMACIKLI
YAPMACIK
YAPMAK
YAPMA
Yapma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
YAPMA
4 Harfli Kelimeler
AYMA, MAPA, MAYA, YAMA
3 Harfli Kelimeler
AMA, AYA, PAY
2 Harfli Kelimeler
AM, AY, MA, PA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAPMACIKSIZ
-
-
[sıfat]
İçten, içten geldiği gibi; samimi
- "Ayrılırken yapmacıksız bir saygıyla geçmiş olsun dileklerini yinelemeyi unutmuyor."
-
[sıfat]
İçten, içten geldiği gibi; samimi
- YAPMACIKLIK
-
-
[isim]
Yapmacık olma durumu
-
[isim]
Yapmacık olma durumu
- YAPMACIKLI
-
-
[sıfat]
İçtenliği olmayan, içten olmayan
- "Öyle ince yapmacıklı aktris tavırlı, sahte bir kız değildi."
-
[sıfat]
İçtenliği olmayan, içten olmayan
- YAPMACIK
-
-
[sıfat]
İçten olmayan (tavır, davranış, duygu); yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike
- "Köylülerden kapma biraz yapmacık bir safiyetle konuşuyordu."
-
[sıfat]
İçten olmayan (tavır, davranış, duygu); yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike
- YAPMAK
-
-
[-i]
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
- "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır."
-
[nesnesiz]
Olmasına yol açmak
- "Durgun sular sıtma yapar."
-
[nesnesiz]
Yol almak
-
Onarmak, tamir etmek
- "Bozulan saatimi saatçi yaptı."
-
[nesnesiz]
Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
- "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım."
-
Bir dileği, bir isteği yerine getirmek; uygulamak, ifa etmek
- "Şu işi yapıver diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu."
-
[nesnesiz]
Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
- "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım."
-
Düzenli bir duruma getirmek
- "Yatak yapmak. Yolu yaptılar."
-
[nesnesiz]
Bakınız üretmek
- "Ayakkabı yapmak."
-
[nesnesiz]
Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak
- "Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak."
-
[nesnesiz]
Salgılamak, çıkarmak
- "Tükürük bezleri tükürük yapar."
-
[-e]
Dışkı çıkarmak
- "Çocuk, altına yapmış."
-
Bakınız gerçekleştirmek
- "İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır."
-
Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek
- "Ben adamı ne yaparım biliyor musun?"
-
[-e, -i]
Bakınız evlendirmek
- "Bu kızı sana yapacağız."
-
[yardımcı fiil]
Bir durum yaratmak
- "Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı."
-
[yardımcı fiil]
Edinmek, sahip olmak
- "Servet yapmak. Altın yapmak."
-
[yardımcı fiil]
Bir kimseye bir meslek kazandırmak, birini yetiştirmek
- "Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı."
-
[nesnesiz]
Davranmak, hareket etmek
- "İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak."
-
[nesnesiz]
Bakınız olmak
- "Bu kış çok soğuk yaptı."
-
[-i]
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
- YAPMA
-