İçinde yan olan 9 harfli 53 kelime var. İçerisinde YAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yan olan kelimeler listesine ya da sonu yan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A N Y

3 Harfli Kelimeler

AYN, YAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YANSITICI

  1. [isim] Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak amacıyla kullanılan araç; yansıtaç, reflektör
  2. [sıfat] Yansıtma işini yapan
    • "Onların toplayıcı ve yansıtıcı yüzleri karanlığa tutulmuş bir ayna yerine geçer." (Sevinç Çokum)
HRİSTİYAN

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, din bilimi] Hz. İsa'nın dininden olan kimse; İsevi, Nasrani
YANSILAMA

  1. [isim] Bakınız yansıma
  2. [ruh bilimi] Türün öteki üyelerinin davranışlarını, öğrenme söz konusu olmadan yapma eğilimi
KANTİYANE

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, bitki bilimi] Kızılkantarongillerden, hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki (Gentiana)
YANILTMAÇ

  1. [isim] Karşıdakini yanıltıp başka şey söylemesine yol açacak biçimde düzenlenmiş söz
  2. [edebiyat] Bakınız yanıltmaca
YANAŞILMA

  1. [isim] Yanaşılmak işi
YANLIŞLIK

  1. [isim] Yanlış davranış, yanlış iş, yanlış sanı; hata, sakamet, falso
    • "Bu sözün doğruluğunu yahut yanlışlığını anlamam için ilk önce bana bülbülün ne çektiğini anlatın." (Nâzım Hikmet)
DAYANAKLI

  1. [sıfat] Dayanağı olan
YANICILIK

  1. [isim] Yanıcı olma durumu
    • "Bunun nedeni de Orta Çağ Anadolusu'nun geçirdiği sayısız savaşlar ve yağmalarla ahşabın yanıcılığı ve kolay yok olurluğudur." (Seyfi Başkan)
BRİYANTİN

Kelime Kökeni: Fransızca brillantine

  1. [isim] Saçı parlatmak ve yatırmak için kullanılan güzel kokulu bir madde
    • "Erkeklerin briyantin kullanması zamanın modasıydı." (Altan Öymen)
DAYANILMA

  1. [isim] Dayanılmak işi
VERYANSIN

  1. [isim] “Acımadan, hiçbir şey düşünmeden saldırmak, yok etmek, bol bol harcamak veya acımasızca söylemek” anlamlarındaki veryansın (veya vuryansın) etmek deyiminde geçer
    • "Bu sözlere de tarafımızdan ilave edilecek bir laf var: İmparatorluk, köhneleştikçe, temelleri sarsıla sarsıla hezar yaprağına döndükçe mirasyediliği vuryansın etmiş." (Sermet Muhtar Alus)
YANDIRMAK

  1. [-i, ağızlardan] Yanmasına sebep olmak
SÜRVEYANS

Kelime Kökeni: Fransızca surveillance

  1. [isim, tıp] Hastalıklara ait verilerin düzenli olarak toplanması, bu verilerin analiz edilerek değerlendirilmesi ve ilgili birimlere dağıtılması işlemlerinin tümü
SİYANOJEN

Kelime Kökeni: Fransızca cyanogéne

  1. [isim, kimya] Suda çözünebilen, 1,8 yoğunluğunda olan, -21 0C'de sıvılaşan zehirli, keskin kokulu, renksiz bir gaz (simgesi Cy)
YANTUTMAZ

  1. [sıfat] Tarafsız, yandaş olmayan
SÜRYANİCE

  1. [isim] Süryanilerin kullandığı dil
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
YANSITMAK

  1. [-i] Yansıma yoluyla nesnelerin görüntülerini vermek
  2. (parlak cisim, yüzey vb.) Üzerine düşen ışığı, sesi vb.ni geri çevirmek; aksettirmek
    • "Ayna ışığı yansıtır. Kubbe, sesi yansıtır."
  3. [mecaz] Dış görünüş, davranış vb. hakkında duygu ve düşünceleri belli etmek
    • "Dantele ve pembeye olan düşkünlüğünü ise mintanında yansıttı." (Lâtife Tekin)
  4. [mecaz] Düşünce, olay vb.ni bir başka kişiye iletmek, aktarmak
    • "Çağın tiyatro anlayışını yansıtan yazılar da yayımlanıyordu." (Metin And)
YANILSAMA

  1. [isim] Yanlış algılama ve duyu yanılması
    • "Acaba benim kulağıma gelen sesler bir yanılsama mıydı?" (Melih Cevdet Anday)
  2. [ruh bilimi] Var olan nesne veya canlıyı yanlış, ayrımlı veya değişik olarak algılama; galatıhis, illüzyon
    • "Abartmadığından, duygusal bir yanılsamanın söz konusu olmadığından emindi." (Erhan Bener)
İTALYANCA

  1. [isim] İtalyanların kullandığı dil
    • "Bülbül gibi İtalyanca, Fransızca, çatra patra Türkçe konuşuyor." (Peyami Safa)
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü