İçinde yan olan 9 harfli 53 kelime var. İçerisinde YAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yan olan kelimeler listesine ya da sonu yan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A N Y
3 Harfli Kelimeler
AYN, YAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YANSITICI
-
-
[isim]
Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak amacıyla kullanılan araç; yansıtaç, reflektör
-
[sıfat]
Yansıtma işini yapan
- "Onların toplayıcı ve yansıtıcı yüzleri karanlığa tutulmuş bir ayna yerine geçer."
-
[isim]
Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak amacıyla kullanılan araç; yansıtaç, reflektör
- HRİSTİYAN
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, din bilimi]
Hz. İsa'nın dininden olan kimse; İsevi, Nasrani
-
[isim, din bilimi]
Hz. İsa'nın dininden olan kimse; İsevi, Nasrani
- YANSILAMA
-
-
[isim]
Bakınız yansıma
-
[ruh bilimi]
Türün öteki üyelerinin davranışlarını, öğrenme söz konusu olmadan yapma eğilimi
-
[isim]
Bakınız yansıma
- KANTİYANE
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim, bitki bilimi]
Kızılkantarongillerden, hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki (Gentiana)
-
[isim, bitki bilimi]
Kızılkantarongillerden, hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki (Gentiana)
- YANILTMAÇ
-
-
[isim]
Karşıdakini yanıltıp başka şey söylemesine yol açacak biçimde düzenlenmiş söz
-
[edebiyat]
Bakınız yanıltmaca
-
[isim]
Karşıdakini yanıltıp başka şey söylemesine yol açacak biçimde düzenlenmiş söz
- YANAŞILMA
-
-
[isim]
Yanaşılmak işi
-
[isim]
Yanaşılmak işi
- YANLIŞLIK
-
-
[isim]
Yanlış davranış, yanlış iş, yanlış sanı; hata, sakamet, falso
- "Bu sözün doğruluğunu yahut yanlışlığını anlamam için ilk önce bana bülbülün ne çektiğini anlatın."
-
[isim]
Yanlış davranış, yanlış iş, yanlış sanı; hata, sakamet, falso
- DAYANAKLI
-
-
[sıfat]
Dayanağı olan
-
[sıfat]
Dayanağı olan
- YANICILIK
-
-
[isim]
Yanıcı olma durumu
- "Bunun nedeni de Orta Çağ Anadolusu'nun geçirdiği sayısız savaşlar ve yağmalarla ahşabın yanıcılığı ve kolay yok olurluğudur."
-
[isim]
Yanıcı olma durumu
- BRİYANTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca brillantine
-
[isim]
Saçı parlatmak ve yatırmak için kullanılan güzel kokulu bir madde
- "Erkeklerin briyantin kullanması zamanın modasıydı."
-
[isim]
Saçı parlatmak ve yatırmak için kullanılan güzel kokulu bir madde
- DAYANILMA
-
-
[isim]
Dayanılmak işi
-
[isim]
Dayanılmak işi
- VERYANSIN
-
-
[isim]
“Acımadan, hiçbir şey düşünmeden saldırmak, yok etmek, bol bol harcamak veya acımasızca söylemek” anlamlarındaki veryansın (veya vuryansın) etmek deyiminde geçer
- "Bu sözlere de tarafımızdan ilave edilecek bir laf var: İmparatorluk, köhneleştikçe, temelleri sarsıla sarsıla hezar yaprağına döndükçe mirasyediliği vuryansın etmiş."
-
[isim]
“Acımadan, hiçbir şey düşünmeden saldırmak, yok etmek, bol bol harcamak veya acımasızca söylemek” anlamlarındaki veryansın (veya vuryansın) etmek deyiminde geçer
- YANDIRMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Yanmasına sebep olmak
-
[-i, ağızlardan]
Yanmasına sebep olmak
- SÜRVEYANS
-
Kelime Kökeni: Fransızca surveillance
-
[isim, tıp]
Hastalıklara ait verilerin düzenli olarak toplanması, bu verilerin analiz edilerek değerlendirilmesi ve ilgili birimlere dağıtılması işlemlerinin tümü
-
[isim, tıp]
Hastalıklara ait verilerin düzenli olarak toplanması, bu verilerin analiz edilerek değerlendirilmesi ve ilgili birimlere dağıtılması işlemlerinin tümü
- SİYANOJEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cyanogéne
-
[isim, kimya]
Suda çözünebilen, 1,8 yoğunluğunda olan, -21 0C'de sıvılaşan zehirli, keskin kokulu, renksiz bir gaz (simgesi Cy)
-
[isim, kimya]
Suda çözünebilen, 1,8 yoğunluğunda olan, -21 0C'de sıvılaşan zehirli, keskin kokulu, renksiz bir gaz (simgesi Cy)
- YANTUTMAZ
-
-
[sıfat]
Tarafsız, yandaş olmayan
-
[sıfat]
Tarafsız, yandaş olmayan
- SÜRYANİCE
-
-
[isim]
Süryanilerin kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Süryanilerin kullandığı dil
- YANSITMAK
-
-
[-i]
Yansıma yoluyla nesnelerin görüntülerini vermek
-
(parlak cisim, yüzey vb.) Üzerine düşen ışığı, sesi vb.ni geri çevirmek; aksettirmek
- "Ayna ışığı yansıtır. Kubbe, sesi yansıtır."
-
[mecaz]
Dış görünüş, davranış vb. hakkında duygu ve düşünceleri belli etmek
- "Dantele ve pembeye olan düşkünlüğünü ise mintanında yansıttı."
-
[mecaz]
Düşünce, olay vb.ni bir başka kişiye iletmek, aktarmak
- "Çağın tiyatro anlayışını yansıtan yazılar da yayımlanıyordu."
-
[-i]
Yansıma yoluyla nesnelerin görüntülerini vermek
- YANILSAMA
-
-
[isim]
Yanlış algılama ve duyu yanılması
- "Acaba benim kulağıma gelen sesler bir yanılsama mıydı?"
-
[ruh bilimi]
Var olan nesne veya canlıyı yanlış, ayrımlı veya değişik olarak algılama; galatıhis, illüzyon
- "Abartmadığından, duygusal bir yanılsamanın söz konusu olmadığından emindi."
-
[isim]
Yanlış algılama ve duyu yanılması
- İTALYANCA
-
-
[isim]
İtalyanların kullandığı dil
- "Bülbül gibi İtalyanca, Fransızca, çatra patra Türkçe konuşuyor."
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
İtalyanların kullandığı dil