İçinde yan olan 7 harfli 49 kelime var. İçerisinde YAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yan olan kelimeler listesine ya da Sonu yan ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AYN, YAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VARYANT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol, yan yol
-
Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir eserin, bir olayın aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, değişke
-
Bir dil içindeki her türlü çeşitlenme
-
[isim]
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol, yan yol
- YANSIMA
-
-
[isim]
Yansımak işi
- "Balkon penceresinden dolan ışık, ak saçlarından süt mavisi yansımalar yapıyor." (Atilla İlhan)
-
Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirme, inikâs
- "Durgun denizler yıldızların yansımasıyla yıldızlandı." (Halikarnas Balıkçısı)
-
Doğa seslerine benzer seslerle yapılan kelime, taklidî kelime, onomatope: Gürültü, şırıltı, bıngıldak, güm güm, vızıldamak vb
-
[isim]
Yansımak işi
- MEYANCI
-
-
[isim]
Aracı, aracılık eden kimse
-
[isim]
Aracı, aracılık eden kimse
- YANLAMA
-
-
[isim]
Yanlamak işi veya durumu
-
[isim]
Yanlamak işi veya durumu
- GASEYAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İç bulantısı
- "O, hem gaseyan ediyor hem göğsünü, bağrını paralıyor." (Sermet Muhtar Alus)
-
Kusma
-
[isim]
İç bulantısı
- YANINDA
-
-
[zarf]
Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle
- "Çektiğim acı yanında ölüm çok hafif kalır." (Mahmut Yesari)
-
[zarf]
Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle
- BOYANIŞ
-
-
[isim]
Boyanma işi veya biçimi
-
[isim]
Boyanma işi veya biçimi
- YANKICA
-
-
[isim]
Başka birinin kullandığı söz veya cümleleri anlamsız olarak yankı gibi tekrarlama, ekolali
-
[isim]
Başka birinin kullandığı söz veya cümleleri anlamsız olarak yankı gibi tekrarlama, ekolali
- GALEYAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kaynama
- "... bir an çalgılar sustu, herkes şaşırmıştı, kimse padişahın birdenbire galeyana gelmesinin sebebini bilmiyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
Coşma
- "Bu uzvi acı, onu galeyanın son raddesine getirerek ağlattı." (Peyami Safa)
- "Bunu düşündükçe galeyan eden arzusu, can sıkıntısını artırıyordu." (Peyami Safa)
-
Coşku
-
[isim]
Kaynama
- YANILMA
-
-
[isim]
Yanılmak işi
- "Onların hakkımızda yanılmaları bizim istediğimiz noksandan değil..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Yanılmak işi
- YANITLI
-
-
[sıfat]
Cevaplı, cevabı olan
-
[sıfat]
Cevaplı, cevabı olan
- YANARCA
-
-
[isim]
Meşale
- "Gılgamış'ın açık ordugâhı, yalçın kayalıklar arasında, giriş yanarcalarla donanmıştır." (Orhan Asena)
-
[isim]
Meşale
- KİYANUS
-
Kelime Kökeni : Yunanca
-
[isim]
Doğada serbest olarak bulunmayan fakat birçok cismin birleşimine giren, karbon ve azottan oluşan bir gaz
-
[isim]
Doğada serbest olarak bulunmayan fakat birçok cismin birleşimine giren, karbon ve azottan oluşan bir gaz
- YANKILI
-
-
[sıfat]
Yankısı olan
-
[sıfat]
Yankısı olan
- AYANCIK
- ...
- YANAŞMA
-
-
[isim]
Yanaşmak işi
- "Ufak çocukların sigara yakmak için yanaşmalarına içerlemişimdir." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Genellikle bir çiftçi yanında çalışan işçi, tutma
- "Yanaşmanın dediklerini ... tercüme etmekteydim." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Yanaşmak işi
- AYANDON
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
18 Ocakta başlayan bir fırtına
-
[isim]
18 Ocakta başlayan bir fırtına
- HEZEYAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Saçmalama
- "Hiddetlenince hezeyana başladı."
- "A, uzun ettin ama; iki satır yazı istedik, bir çuval hezeyan ettin." (Memduh Şevket Esendal)
-
Sayıklama
- "Ne ise zavallı kız canını kurtarmış fakat aylarca hezeyan içinde yaşamıştı." (Halide Edip Adıvar)
-
Sabuklanma
-
[isim]
Saçmalama
- YANILIŞ
-
-
[isim]
Yanılma işi veya biçimi
- "Tiyatrodan ayrılacak sanmıştı. Hatice onun yanılışını anladı." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Yanılma işi veya biçimi
- YANAŞIK
-
-
[sıfat]
Yanaşmış bir durumda olan
-
[sıfat]
Yanaşmış bir durumda olan