İçinde yan olan 7 harfli 49 kelime var. İçerisinde YAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yan olan kelimeler listesine ya da Sonu yan ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AYN, YAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CEREYAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir yöne doğru akma, akış, akıntı
- "Köprünün parmaklığına dayandı, gözlerini Haliç'in kapkara sularına, bu suların cereyanına kaptırdı." (Ercüment Ekrem Talu)
- "Düzbel'de cereyan eden meydan muharebesini İkinci Kılıç Arslan kazandı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Bir şeyin gelişme, olma durumu
- "En iyisi zorlamamak, işi tabii cereyanına bırakmak." (Refik Halit Karay)
-
Aynı eğilimde olan, aynı görüşü paylaşan kimselerin oluşturduğu hareket
- "Aşırı ırkçılık cereyanlarının yalancı şahidi olarak sahneye çıkarıldı." (Cemil Meriç)
-
Akım
- "Elektrik cereyanı."
-
[isim]
Bir yöne doğru akma, akış, akıntı
- AYANDON
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
18 Ocakta başlayan bir fırtına
-
[isim]
18 Ocakta başlayan bir fırtına
- YANKICA
-
-
[isim]
Başka birinin kullandığı söz veya cümleleri anlamsız olarak yankı gibi tekrarlama, ekolali
-
[isim]
Başka birinin kullandığı söz veya cümleleri anlamsız olarak yankı gibi tekrarlama, ekolali
- PİYANGO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Düzenleyenlerce bastırılmış numaralı kâğıtları satın alanlar içinden, kazananların kura ile belirlendiği talih oyunu
- "Millî piyango."
-
Beklenmedik olay veya durum
-
[isim]
Düzenleyenlerce bastırılmış numaralı kâğıtları satın alanlar içinden, kazananların kura ile belirlendiği talih oyunu
- GALEYAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kaynama
- "... bir an çalgılar sustu, herkes şaşırmıştı, kimse padişahın birdenbire galeyana gelmesinin sebebini bilmiyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
Coşma
- "Bu uzvi acı, onu galeyanın son raddesine getirerek ağlattı." (Peyami Safa)
- "Bunu düşündükçe galeyan eden arzusu, can sıkıntısını artırıyordu." (Peyami Safa)
-
Coşku
-
[isim]
Kaynama
- OKYANUS
-
Kelime Kökeni : Yunanca
-
[isim]
Kıtaları birbirinden ayıran engin, açık deniz, ana deniz, umman
- "Atlas Okyanusu. Hint Okyanusu."
-
[isim]
Kıtaları birbirinden ayıran engin, açık deniz, ana deniz, umman
- YANAŞMA
-
-
[isim]
Yanaşmak işi
- "Ufak çocukların sigara yakmak için yanaşmalarına içerlemişimdir." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Genellikle bir çiftçi yanında çalışan işçi, tutma
- "Yanaşmanın dediklerini ... tercüme etmekteydim." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Yanaşmak işi
- DAYANIŞ
-
-
[isim]
Dayanma işi veya biçimi
-
[isim]
Dayanma işi veya biçimi
- SİYANÜR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hidrosiyanik asidin tuzu veya esteri olan çok güçlü bir zehir
-
[isim]
Hidrosiyanik asidin tuzu veya esteri olan çok güçlü bir zehir
- YANARCA
-
-
[isim]
Meşale
- "Gılgamış'ın açık ordugâhı, yalçın kayalıklar arasında, giriş yanarcalarla donanmıştır." (Orhan Asena)
-
[isim]
Meşale
- DAYANAK
-
-
[isim]
Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet
-
Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt
-
Destek, dayanak noktası
- "Söylenenleri destekliyor, onlara dayanak oluyordu." (Tarık Buğra)
-
Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel
-
[isim]
Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet
- DAYANMA
-
-
[isim]
Dayanmak işi
-
[isim]
Dayanmak işi
- YANILTI
-
-
[isim]
Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık, sehiv
-
[isim]
Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık, sehiv
- VARYANT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol, yan yol
-
Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir eserin, bir olayın aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, değişke
-
Bir dil içindeki her türlü çeşitlenme
-
[isim]
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol, yan yol
- YANINDA
-
-
[zarf]
Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle
- "Çektiğim acı yanında ölüm çok hafif kalır." (Mahmut Yesari)
-
[zarf]
Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle
- YANILMA
-
-
[isim]
Yanılmak işi
- "Onların hakkımızda yanılmaları bizim istediğimiz noksandan değil..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Yanılmak işi
- BEYANAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Demeç, bildiri
- "Beyanatın askerî kısmını Falih Rıfkı almış, bana da siyasi kısmını bırakmıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Demeç, bildiri
- HEZEYAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Saçmalama
- "Hiddetlenince hezeyana başladı."
- "A, uzun ettin ama; iki satır yazı istedik, bir çuval hezeyan ettin." (Memduh Şevket Esendal)
-
Sayıklama
- "Ne ise zavallı kız canını kurtarmış fakat aylarca hezeyan içinde yaşamıştı." (Halide Edip Adıvar)
-
Sabuklanma
-
[isim]
Saçmalama
- BOYANIŞ
-
-
[isim]
Boyanma işi veya biçimi
-
[isim]
Boyanma işi veya biçimi
- YANŞAMA
-
-
[isim]
Yanşamak işi
-
[isim]
Yanşamak işi