İçinde yan olan 7 harfli 49 kelime var. İçerisinde YAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yan olan kelimeler listesine ya da Sonu yan ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A N Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

AYN, YAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CEREYAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir yöne doğru akma, akış, akıntı
    • "Köprünün parmaklığına dayandı, gözlerini Haliç'in kapkara sularına, bu suların cereyanına kaptırdı." (Ercüment Ekrem Talu)
    • "Düzbel'de cereyan eden meydan muharebesini İkinci Kılıç Arslan kazandı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bir şeyin gelişme, olma durumu
    • "En iyisi zorlamamak, işi tabii cereyanına bırakmak." (Refik Halit Karay)
  3. Aynı eğilimde olan, aynı görüşü paylaşan kimselerin oluşturduğu hareket
    • "Aşırı ırkçılık cereyanlarının yalancı şahidi olarak sahneye çıkarıldı." (Cemil Meriç)
  4. Akım
    • "Elektrik cereyanı."

AYANDON

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] 18 Ocakta başlayan bir fırtına

YANKICA

  1. [isim] Başka birinin kullandığı söz veya cümleleri anlamsız olarak yankı gibi tekrarlama, ekolali

PİYANGO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Düzenleyenlerce bastırılmış numaralı kâğıtları satın alanlar içinden, kazananların kura ile belirlendiği talih oyunu
    • "Millî piyango."
  2. Beklenmedik olay veya durum

GALEYAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kaynama
    • "... bir an çalgılar sustu, herkes şaşırmıştı, kimse padişahın birdenbire galeyana gelmesinin sebebini bilmiyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  2. Coşma
    • "Bu uzvi acı, onu galeyanın son raddesine getirerek ağlattı." (Peyami Safa)
    • "Bunu düşündükçe galeyan eden arzusu, can sıkıntısını artırıyordu." (Peyami Safa)
  3. Coşku

OKYANUS

Kelime Kökeni : Yunanca

  1. [isim] Kıtaları birbirinden ayıran engin, açık deniz, ana deniz, umman
    • "Atlas Okyanusu. Hint Okyanusu."

YANAŞMA

  1. [isim] Yanaşmak işi
    • "Ufak çocukların sigara yakmak için yanaşmalarına içerlemişimdir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Genellikle bir çiftçi yanında çalışan işçi, tutma
    • "Yanaşmanın dediklerini ... tercüme etmekteydim." (Refik Halit Karay)

DAYANIŞ

  1. [isim] Dayanma işi veya biçimi

SİYANÜR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Hidrosiyanik asidin tuzu veya esteri olan çok güçlü bir zehir

YANARCA

  1. [isim] Meşale
    • "Gılgamış'ın açık ordugâhı, yalçın kayalıklar arasında, giriş yanarcalarla donanmıştır." (Orhan Asena)

DAYANAK

  1. [isim] Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet
  2. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt
  3. Destek, dayanak noktası
    • "Söylenenleri destekliyor, onlara dayanak oluyordu." (Tarık Buğra)
  4. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel

DAYANMA

  1. [isim] Dayanmak işi

YANILTI

  1. [isim] Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık, sehiv

VARYANT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol, yan yol
  2. Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir eserin, bir olayın aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, değişke
  3. Bir dil içindeki her türlü çeşitlenme

YANINDA

  1. [zarf] Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle
    • "Çektiğim acı yanında ölüm çok hafif kalır." (Mahmut Yesari)

YANILMA

  1. [isim] Yanılmak işi
    • "Onların hakkımızda yanılmaları bizim istediğimiz noksandan değil..." (Abdülhak Şinasi Hisar)

BEYANAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Demeç, bildiri
    • "Beyanatın askerî kısmını Falih Rıfkı almış, bana da siyasi kısmını bırakmıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

HEZEYAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Saçmalama
    • "Hiddetlenince hezeyana başladı."
    • "A, uzun ettin ama; iki satır yazı istedik, bir çuval hezeyan ettin." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Sayıklama
    • "Ne ise zavallı kız canını kurtarmış fakat aylarca hezeyan içinde yaşamıştı." (Halide Edip Adıvar)
  3. Sabuklanma

BOYANIŞ

  1. [isim] Boyanma işi veya biçimi

YANŞAMA

  1. [isim] Yanşamak işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü