İçinde yaka olan 9 harfli 12 kelime var. İçerisinde YAKA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yaka olan kelimeler listesine ya da sonu yaka ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yaka Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A K Y
4 Harfli Kelimeler
AYAK, KAYA, YAKA
3 Harfli Kelimeler
AKA, AYA, KAY, YAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAKALAYIŞ
-
-
[isim]
Yakalamak işi
-
[isim]
Yakalamak işi
- RİYAKARCA
-
-
[zarf]
İkiyüzlülükle; riyakârcasına, riyakârane
-
[zarf]
İkiyüzlülükle; riyakârcasına, riyakârane
- YAKALANMA
-
-
[isim]
Yakalanmak işi
- "Ya bizimle iş birliği yapar, yakalanmalarına yardımcı olursunuz ya da onlarla birlikte sizi de içeri tıkarız."
-
[isim]
Yakalanmak işi
- YAKAMOZLU
-
-
[sıfat]
Yakamozu olan
- "Yakamozlu lacivert göl perde perde açıldı, aydınlandı."
-
[sıfat]
Yakamozu olan
- YAKALANIŞ
-
-
[isim]
Yakalanmak işi
-
[isim]
Yakalanmak işi
- YAKALATMA
-
-
[isim]
Yakalatmak işi
-
[isim]
Yakalatmak işi
- YAKALIKLI
-
-
[sıfat]
Yakalığı olan
- "Bu büyük salonda toplananların çoğu redingotlu, kolalı yüksek yakalıklı, fesli beylerdi."
-
[sıfat]
Yakalığı olan
- LİYAKATLİ
-
-
[sıfat]
Liyakati olan; değimli
- "Ciddi bir gazetede liyakatli, genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor."
-
[sıfat]
Liyakati olan; değimli
- KARŞIYAKA
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- YAKABİLME
-
-
[isim]
Yakabilmek işi
-
[isim]
Yakabilmek işi
- FİYAKASIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız gösterişsiz
-
[sıfat]
Bakınız gösterişsiz
- YAKALAMAK
-
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak
- "Üç ince dalı birleştirerek sıkıca yakaladım."
-
Kaçan bir kimseyi veya hayvanı ele geçirmek; derdest etmek
-
Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak
- "Bu defa Tevfik'i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar."
-
Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak; sobelemek
- "Kocasını bir kadınla yakalamış."
-
Söz, bakış veya işareti fark etmek
- "Kat hasta bakıcısının adama baygın bakışlarını yakaladı Fatma."
-
Birdenbire etkisi altına almak
- "Fırtına ile karışık fena bir yağmur yakaladı."
-
Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak
- "Zehra, Yorgaki'nin müziğini herhangi bir yerinden yakalıyor."
-
Avlamak, tuzakla ele geçirmek
-
Bakınız tutturmak
- "Sayısal Loto'da beşi yakaladım."
-
Aynı düzeye gelmek
- "Türkiye geçen senenin ihracat rakamlarını yakaladı."
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak