İçinde yak olan 7 harfli 41 kelime var. İçerisinde YAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yak olan kelimeler listesine ya da Sonu yak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A K Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KAY, YAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIYAKÇI

  1. [isim] At yetiştirilen haralarda hayvanların çiftleşmesine yardım eden görevli
  2. Gözü pek oyuncu, cesur kumarbaz

YAKILMA

  1. [isim] Yakılmak işi

YAKIŞIK

  1. [isim] Uygunluk, yaraşma
    • "Onu gece yarısı sokağın ortasına atıvermek yakışık almazdı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Yakışıklı delikanlı

GAYAKOL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Peygamber ağacı reçinesinden çıkarılan ve hekimlikte kullanılan bir sıvı

KAYAKÇI

  1. [isim] Kayak yapan sporcu

YAKINIŞ

  1. [isim] Yakınma işi veya biçimi

GÖLYAKA
...
YAKUTÇA
...
SACAYAK

  1. [isim] Sacayağı
    • "Kimi kocaman kazanı sacayak şeklinde dizilmiş üç büyük taşın üstüne oturtmaya çalışıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

YAKACAK

  1. [isim] Yakıt

AYAKÇAK

  1. [isim] Merdiven, merdiven basamağı
  2. Dokuma tezgâhı ayaklığı
  3. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık

AYAKTAŞ

  1. [isim] Omuzdaş

AMONYAK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3)
  2. İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu

AYAKLIK

  1. [isim] Ayakla işletilen makinelerde ayağın bastığı yer, pedal
  2. Ayak basacak yer
  3. Ayakçak
  4. Kaide
  5. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş

DÜZAYAK

  1. [isim] Bir halk oyunu türü
  2. [sıfat] İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol)

DAYAKLI

  1. [sıfat] Dayağı olan
    • "Yapılan şakalar bazen dayaklı kavgalara meydan açacak derecede canlanıp kızışır." (Reşat Nuri Güntekin)

YAKİNEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Sağlam olarak, iyice (bilmek)
    • "Hatta yakinen biliyorlardı ki öyle ufaktan bir aileye mensup değildi." (Refik Halit Karay)

YAKARMA

  1. [isim] Yakarmak işi

YAKAMOZ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı
    • "Yakamozlar saçarak her tarafından fenerim / Çifte sandal, yüzüyorduk; o yüzer, ben yüzerim." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. Biyolojik ışık üretme özelliğine sahip, akıntı ve rüzgârlarla sürüklenen ve bir şeye dokunduğunda ışık veren deniz hayvanı

DİYAKOZ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Hristiyanlıkta papazın yardımcısı olan din adamı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü