İçinde yak olan 7 harfli 43 kelime var. İçerisinde YAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yak olan kelimeler listesine ya da sonu yak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K Y

3 Harfli Kelimeler

KAY, YAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DAYAKLI

  1. [sıfat] Dayak atılan
    • "Yapılan şakalar bazen dayaklı kavgalara meydan açacak derecede canlanıp kızışır." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Dayak (II) ile desteklenmiş olan
SİYAKAT

Kelime Kökeni: Arapça siyāḳat

  1. [isim, eskimiş] Genellikle devlet dairelerinde kullanılmış bir yazı türü
AYAKTAŞ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız omuzdaş
    • "Kıbrıs fethinde propagandayı idare eden ayaktaşların pabuçları dama atıldı." (Ahmet Kabaklı)
TİRYAKİ

Kelime Kökeni: Arapça tiryāḳī

  1. [sıfat] Afyon, tütün, kahve, çay vb. keyif veren maddelere alışmış olan (kimse)
    • "Tiryaki değildi ama aklına estikçe içiyordu." (Çetin Altan)
  2. [mecaz] Bir şeye çok alışmış, kendine huy edinmiş
    • "Belki de ha bire yenilmekte olduğu için zaten öfkesi burnunda bir altmışaltı tiryakisi." (Haldun Taner)
  3. [isim, tiyatro] Karagöz oyununda yaşlı ve afyon içmeye alışmış kimse
YAKINDA

  1. [zarf] Yakın bir yerde
    • "İvan sessizce yiyor, yerken karşıdaki meşe ağaçları arasından görünen, ayın altın ışınları altından pırıl pırıl denize bakıyor, denizi çok yakında hissediyordu." (Cengiz Dağcı)
  2. Çok geçmeden, yakın zamanda
    • "Açıkça yazmıyor ama, galiba yakında gelecek." (Turgut Özakman)
YAKIŞMA

  1. [isim] Yakışmak işi
YAKACAK

  1. [isim] Odun, kömür gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde; mahrukat
YAKINMA

  1. [isim] Yakınmak (I) işi
AYAKÇAK

  1. [isim, ağızlardan] Merdiven basamağı
  2. Dokuma tezgâhı ayaklığı; ayaklık
  3. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık
RİYAKAR

Kelime Kökeni: Arapça riyā + Farsça -kār

  1. [sıfat] Bakınız ikiyüzlü
    • "Ah bu yarım sarhoşluk! İnsanı yalancı ediyor, riyakâr ediyor, lafını şaşırtıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
YAKINIŞ

  1. [isim] Yakınmak işi
YAKIŞIK

  1. [isim] Bakınız uygunluk
  2. Yakışıklı delikanlı
YAKINTI

  1. [isim] Yakılan bir şeyin kalıntısı
    • "Düşmanın yakıp yıktığı köylerin yakıntı ve yıkıntıları..." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Bakınız şikâyet
YAKASIZ

  1. [sıfat] Yakası olmayan
    • "Adamın sırtında yakasız bir mintan, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)
YAKILMA

  1. [isim] Yakılmak işi
YAKILIŞ

  1. [isim] Yakılmak işi
AYAKLIK

  1. [isim] Bakınız pedal
  2. Ayak basacak yer
  3. Bakınız ayakçak
  4. Bakınız kaide
  5. [denizcilik] Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş
GÖLYAKA

  1. [isim] Düzce iline bağlı ilçelerden biri
AYAKSIZ

  1. [sıfat] Ayağı olmayan
LİYAKAT

Kelime Kökeni: Arapça liyāḳat

  1. [isim] Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu; değim
    • "Liyakat ve namusa dayanan zenginliğe düşman değilim." (Mehmet Kaplan)
  2. Bakınız yeterlilik
    • "Her birimiz kendi liyakatimize göre, üzerimize bir vazife almalıyız." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü