İçinde y olan 5 harfli 665 kelime var. İçerisinde Y harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında y harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu y harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MİYAV
-
-
[isim]
Kedinin çıkardığı ses, kedi sesi
-
[isim]
Kedinin çıkardığı ses, kedi sesi
- MİYOP
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Nesnelerin görüntüleri ağ tabakanın ön tarafında kaldığı için uzağı iyi göremeyen (göz)
- "Saffet ... miyop gözlerinin en sevimli gülümseyişiyle yanımıza geldi." (Halide Edip Adıvar)
-
Gözleri uzağı iyi göremeyen (kimse)
-
[sıfat]
Nesnelerin görüntüleri ağ tabakanın ön tarafında kaldığı için uzağı iyi göremeyen (göz)
- PİYAZ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılan fasulye salatası
-
Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına katılan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan
-
Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz
- "Benim bu piyazlara karnım tok."
-
[isim]
Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılan fasulye salatası
- SAYIN
-
-
[sıfat]
Konuşma ve yazışmalarda saygı belirtisi olarak kişi adlarının önüne getirilen söz, saygıdeğer, muhterem
-
[sıfat]
Konuşma ve yazışmalarda saygı belirtisi olarak kişi adlarının önüne getirilen söz, saygıdeğer, muhterem
- YAHŞİ
-
-
[sıfat]
İyi, güzel, çok güzel
-
[sıfat]
İyi, güzel, çok güzel
- YARGI
-
-
[isim]
Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm
-
Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza
- "Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır." (Anayasa)
-
[isim]
Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm
- AYYUK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Göğün en yüksek yeri
-
Göğün kuzey yarım küresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı
- "İktisadi bunalım ayyuka çıktı maşallah." (Haldun Taner)
-
[isim]
Göğün en yüksek yeri
- REYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir mağazanın yalnız bir tür eşya satılan bölümü
- "Ayakkabı reyonu."
-
[isim]
Bir mağazanın yalnız bir tür eşya satılan bölümü
- YASİN
- ...
- BÜNYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Vücut yapısı
- "Çok kuvvetli bir bünyeye sahipsiniz, nadir rastladığım vücutlardan." (Refik Halit Karay)
-
Yapılış, kuruluş
- "İlk bakışta fertlerin toplum bünyesi içinde çizdiği belirli çizgiler bunlardır." (Çetin Altan)
-
Bir kurum, kuruluş veya iş yerinin iç yapısı
-
[isim]
Vücut yapısı
- DİYEZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti
-
[sıfat]
Yarım ton inceltilmiş (ses)
-
[isim]
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti
- RAYİÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir para biriminin veya malın satış ve sürüm değeri
- "Türk lirasının rayicinin en yüksek olduğu bir dönemden söz ediyorum." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bir para biriminin veya malın satış ve sürüm değeri
- YAPIM
-
-
[isim]
Yapma işi, inşa, imal
-
Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal
-
Özümleme
-
Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon
-
[isim]
Yapma işi, inşa, imal
- YATIK
-
-
[sıfat]
Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan
-
Zamanla dayanıklılığını yitirmiş
- "Yatık kumaş."
-
Çevrilmiş, devrik
- "Yatık yaka."
-
[isim]
Yayvan su kabı
-
[sıfat]
Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan
- YEDİZ
-
-
[sıfat]
Yedisi bir arada doğan (çocuk)
-
[sıfat]
Yedisi bir arada doğan (çocuk)
- BUYOT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle hastalık anında kullanılan sıcak su torbası
-
[isim]
Genellikle hastalık anında kullanılan sıcak su torbası
- RADYO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi
-
Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş
-
Bu istasyonun yayınlarını alan araç
- "Kasabanın matemine hürmet olarak bu akşam radyo susturulmuştu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi
- RİYAD
- ...
- SOYKA
-
-
[isim]
Ölünün üzerinden çıkan giysi
-
[isim]
Ölünün üzerinden çıkan giysi
- PİYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Satrançta oyunun başında ön sıraya dizilen, bulundukları sıra üzerinde ilk hamlede bir veya iki hane gidebilen sekiz küçük taş, piyade
-
Bir çıkar sağlamak için yararlanılan, istenildiği gibi kolayca kullanılabilen kimse
-
[isim]
Satrançta oyunun başında ön sıraya dizilen, bulundukları sıra üzerinde ilk hamlede bir veya iki hane gidebilen sekiz küçük taş, piyade