İçinde vm olan 48 kelime var. İçerisinde VM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında vm olan kelimeler listesine ya da Sonu vm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

KAVMİYETÇİLİK, TRAVMATOLOJİK

12 Harfli Kelimeler

TRAVMATOLOJİ, YEVMİYECİLİK

10 Harfli Kelimeler

DÖVMECİLİK, KAVMİYETÇİ, SAVMACILIK

9 Harfli Kelimeler

İVMEÖLÇER, İVMEYAZAR, YEVMİYECİ, YEVMİYELİ

8 Harfli Kelimeler

DÖVMELİK, KAVMİYAT, KAVMİYET

7 Harfli Kelimeler

DÖVMECİ, SAVMACI, YEVMİYE

6 Harfli Kelimeler

CIVMAK, ÇAVMAK, ÇIVMAK, DÖVMEK, GEVMEK, KOVMAK, LAVMAN, NEVMİT, SAVMAK, SEVMEK, SÖVMEK, ŞOVMEN, TRAVMA

5 Harfli Kelimeler

CIVMA, ÇAVMA, ÇIVMA, DÖVME, GEVME, İVMEK, KAVMİ, KOVMA, OVMAÇ, OVMAK, ÖVMEK, SAVMA, SEVME, SÖVME, YEVMİ

4 Harfli Kelimeler

İVME, OVMA, ÖVME


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAVMİYETÇİLİK

  1. [isim] Kavmiyetçinin işi

TRAVMATOLOJİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Travmatoloji ile ilgili

YEVMİYECİLİK

  1. [isim] Yevmiyeci olma durumu

TRAVMATOLOJİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Cerrahinin yara ve bereleri tedavi eden bölümü

DÖVMECİLİK

  1. [isim] Dövme yapma işi

KAVMİYETÇİ

  1. [isim] Kavmiyetten yana olan kimse

SAVMACILIK

  1. [isim] Savmacının işi

İVMEÖLÇER

  1. [isim] Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç, hızölçer, akselerometre

YEVMİYELİ

  1. [sıfat] Yevmiyeye bağlı olan
    • "Marangoz atölyesinde yevmiyeli olarak çalışıyordu." (Çetin Altan)

YEVMİYECİ

  1. [isim] Yevmiye ile çalışan kimse

İVMEYAZAR

  1. [isim] Bir hareketin ivmesini çizerek belirleyen araç, akselerograf

DÖVMELİK

  1. [isim] Mısır ve buğday dövmeye yarayan, yarma buğday yapan bir araç

KAVMİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kavmin kendine özgü özellikleri
  2. Bir kimsenin bağlı olduğu kavme göre durumu
  3. Kavme bağlılık
    • "Ne anane ne mazi ne vatan ne kavmiyet tanırdı." (Refik Halit Karay)

KAVMİYAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Etnografya

YEVMİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir günlük çalışma karşılığı verilen ücret, gündelik
  2. [zarf] Her gün
    • "Yevmiye şu kadar su harcanıyor."

SAVMACI

  1. [isim] Savma işi yapan kimse

DÖVMECİ

  1. [isim] Kullanılmadan önce dövülmesi gereken maden filizlerini veya diğer maddeleri döven işçi
  2. Vücuda dövme yapan kimse

TRAVMA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Canlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan durum
  2. Bir doku veya organın yapısını, biçimini bozan ve dıştan mekanik bir tepki sonucu oluşan yerel yara

DÖVMEK

  1. [-i] Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak
    • "Harp Divanına vermeden önce, şurada kemiklerini kırıncaya kadar bir dövsem!" (Halide Edip Adıvar)
  2. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek
  3. [-de] Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek
    • "Döveçte karabiber dövmek."
  4. Ezmek
  5. Çırpmak
  6. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek
    • "Demiri tavında dövmeli."
  7. Topa tutmak
    • "Gemi kaleyi dövdü."
  8. Çarpmak, vurmak
    • "Ayakları ile suyu dövüp ürküttüğü balığı gagası ile havalandıran beyaz pelikan." (Sait Faik Abasıyanık)
  9. [nsz] Davul vb. çalmak, vurmak

KOVMAK

  1. [-i] Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek
    • "Fethi Bey çalgıları kovdu, davul zurna istedi." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak
  3. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak
  4. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak
  5. Gözetmek
    • "Sıra, saygı kovarak yetişmiş bütün efendiler, Türkiye'nin bütün Avrupa görmüşleri ona kızar, onu küçük düşürmeye çalışır." (Memduh Şevket Esendal)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü