İçinde vere olan 30 kelime var. İçerisinde VERE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında vere olan kelimeler listesine ya da sonu vere ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

DALAVERECİLİK, KAHVERENGİMSİ, VERESİYECİLİK

12 Harfli Kelimeler

ALAVERECİLİK

10 Harfli Kelimeler

DALAVERECİ, İŞVERENLİK, KAHVERENGİ, VEREBİLMEK, VERESİYECİ

9 Harfli Kelimeler

ALAVERECİ, VEREBİLME, VERECEKLİ, YEDİVEREN

8 Harfli Kelimeler

DALAVERE, ISIVEREN, MEŞVERET, MUHAVERE, MÜŞAVERE, VERESİYE, VEREVİNE

7 Harfli Kelimeler

ALAVERE, İŞVEREN, ÖZVEREN, SİVEREK, VERECEK, VEREMLİ

6 Harfli Kelimeler

VERESE

5 Harfli Kelimeler

VEREM, VEREV

4 Harfli Kelimeler

VERE

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Vere Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E R V

4 Harfli Kelimeler

EVRE, VERE

2 Harfli Kelimeler

ER, EV, RE, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAHVERENGİMSİ

  1. [sıfat] Rengi kahverengiyi andıran, kahverengiye benzeyen
VERESİYECİLİK

  1. [isim] Veresiyeci olma durumu
DALAVERECİLİK

  1. [isim] Dalavereci olma durumu; taklacılık, kolpoculuk
ALAVERECİLİK

  1. [isim] Dalavereci olma durumu
DALAVERECİ

  1. [isim] Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hileye başvuran kimse; taklacı, kolpocu, aferist
    • "Bu dalavereciler menfaat ve ikbal için her kalıba girerler." (Reha Oğuz Türkkan)
VEREBİLMEK

  1. [-i] Verme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Buna biz şimdi karar veremeyiz ama gelecek zaman karar verebilir." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Verme gücü bulunmak
VERESİYECİ

  1. [isim] Veresiye iş gören kimse
KAHVERENGİ

  1. [isim] Kavrulmuş kahvenin rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Eski kahverengi ayakkabılarını sardırdı, parasını ödeyip çıktı." (Yusuf Atılgan)
İŞVERENLİK

  1. [isim] İşveren olma durumu
    • "Evet, işverenlik görevini hiç de başarıyla yerine getiremiyordum. İlk tekdiri almıştım." (Adalet Ağaoğlu)
ALAVERECİ

  1. [isim] Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hileye başvuran kimse
    • "Alım satım işlerinde çalışanlara dikkat et, biraz alavereci, dalavereci, biraz yalancıdırlar." (Talip Apaydın)
VERECEKLİ

  1. [sıfat] Bakınız borçlu, alacaklı karşıtı
  2. [mecaz] Birinden para yönünden veya iyilik vb. yardımlar görerek borçlanan (kimse)
VEREBİLME

  1. [isim] Verebilmek işi
YEDİVEREN

  1. [sıfat] Yılda birkaç kez meyve veren veya çiçek açan (asma, gül vb.)
  2. Çok meyve veren veya çiçek açan (bitki)
ISIVEREN

  1. [sıfat, kimya] Isı açığa çıkaran, çevresine ısı salan (birleşme, tepkime); ekzotermik
MUHAVERE

Kelime Kökeni: Arapça muḥāvere

  1. [isim, eskimiş] İki kişi arasında karşılıklı olarak yapılan konuşma
MEŞVERET

Kelime Kökeni: Arapça meşveret

  1. [isim, eskimiş] Bakınız danışma
    • "Ne kadar hükûmetler varsa meşveret usulünü kabul etmiş." (Ömer Seyfettin)
  2. İki veya daha fazla kişinin birbiriyle fikir alışverişinde bulunması
VERESİYE

  1. [zarf] Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı
    • "Hangi bakkala kaç ekmek gitti, kaç para alındı, geriye ne kaldı, kimin veresiyesi kaça ulaştı, ben bilirdim." (Ali Balkız)
  2. [mecaz] Özensiz, gönülsüz, önem vermeden
    • "Çok veresiye iş görüyor."
VEREVİNE

  1. [zarf] Verev biçimi verilerek
    • "İpek mavi yorgan, düzgün bir biçimde verevine katlanmış, yarı yarıya açık duruyordu." (Erhan Bener)
DALAVERE

  1. [isim, teklifsiz konuşmada] Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun; kolpo
    • "Gümrük dalaveresini bilmediğim için tüccar yanına giremedim." (Peyami Safa)
MÜŞAVERE

Kelime Kökeni: Arapça muşāvere

  1. [isim, eskimiş] Bakınız danışma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü