İçinde ve olan 7 harfli 111 kelime var. İçerisinde VE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ve olan kelimeler listesine ya da Sonu ve ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E V Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EV, VE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞİVEKAR
- ...
- GÖVERİŞ
-
-
[isim]
Göverme işi veya biçimi
-
[isim]
Göverme işi veya biçimi
- İSVEÇÇE
- ...
- VEFASIZ
-
-
[sıfat]
Vefası olmayan, sevgisi çabuk geçen, hakikatsiz
- "Yıllar yârlerden, yârler yıllardan vefasız." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Vefası olmayan, sevgisi çabuk geçen, hakikatsiz
- EVVELKİ
-
-
[sıfat]
Önce olan, önceki
- "Feyziye'nin en parlak devri hürriyetten evvelki devre tesadüf eder." (Refik Halit Karay)
-
İki önceki
- "Evvelki günkü at hadisesinden hiçbirine bahsetmemişti." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Önce olan, önceki
- ELVERME
-
-
[isim]
Elvermek işi veya durumu
-
[isim]
Elvermek işi veya durumu
- SÜVEYDA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kalbin ortasında var olduğuna inanılan siyah benek
-
Kalpteki gizli günah
-
[isim]
Kalbin ortasında var olduğuna inanılan siyah benek
- KONVEKS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Dışbükey
-
[sıfat]
Dışbükey
- EVVELSİ
-
-
[sıfat]
Evvelki
-
[sıfat]
Evvelki
- VELAKİN
- ...
- ARŞEVEK
- ...
- VELİLİK
-
-
[isim]
Veli olma durumu, velinin görev ve ödevi, velayet
-
[isim]
Veli olma durumu, velinin görev ve ödevi, velayet
- VERASET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kalıtım
-
Mirasta hak sahibi olma
- "Hatta türedi ortaklar da çıkacak, veraset bile düzülecek, soy sop iddialarına girilecekti." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Kalıtım
- TİLAVET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kur'an'ı güzel ve yüksek sesle, usulünce okuma
- "Hafız Hanım'ın Kur'an tilaveti de tövbe tövbe Ya Rabbi, dikkatimi dağıtmıyor değil ha!" (Atilla İlhan)
-
[isim]
Kur'an'ı güzel ve yüksek sesle, usulünce okuma
- EVVELCE
-
-
[zarf]
Önce
-
Önceleri, eskiden
- "Evvelce, yolda bir yere çarpmaktan, bir şey devirmekten korkar gibi sünepe sünepe yürürdü." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Önce
- HALVETİ
- ...
- VEZNECİ
-
-
[isim]
Banka, büro vb. kuruluşlarda para alıp veren görevli, veznedar
-
Terazi yapan veya satan kimse
-
[isim]
Banka, büro vb. kuruluşlarda para alıp veren görevli, veznedar
- HEVESLİ
-
-
[sıfat]
Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli
- "Geniş yüzlü, beyaz dişli, kısa burunlu, konuşma heveslisi bir çocuktu." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli
- İŞVEREN
-
-
[isim]
İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron
- "Fabrikaları, atölyeleri gezin, işçilerle, işverenlerle konuşun." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron
- SEVECEN
-
-
[sıfat]
Acıyarak ve koruyarak seven, şefkatli, müşfik
- "Kadınlara karşı sevecen ve yumuşak başlısınız." (Tarık Dursun K)
-
[sıfat]
Acıyarak ve koruyarak seven, şefkatli, müşfik