İçinde ve olan 6 harfli 72 kelime var. İçerisinde VE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ve olan kelimeler listesine ya da sonu ve ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ve Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E V

2 Harfli Kelimeler

EV, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VESAİK

Kelime Kökeni: Arapça ves̱āʾiḳ

  1. [isim, eskimiş] Belgeler, vesikalar
GÜVELİ

  1. [sıfat] Güvelenmiş, güve yemiş olan
MİHVER

Kelime Kökeni: Arapça miḥver

  1. [isim, eskimiş] Bakınız eksen
    • "Bir dolap beygiri gibi bir mihverin etrafında dönüp dolaşarak ağaçları muayene eder, zerzevatları sulardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [sıfat, mecaz] Bakınız önemli
    • "Biz onların mihver kelimelerini ve meselelerini âdeta atlayarak geçeriz." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
ÇAVELA

Kelime Kökeni: İtalyanca cavagno

  1. [isim, denizcilik] Tutulan balıkların içine konduğu sepet; çavalye
İVEĞEN

  1. [sıfat] Bakınız aceleci
    • "Ben, dedim, iveğen değilim, düşünmekten de korkmam." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [tıp] Ani başlayan ve birden şiddetlenen (hastalık); akut
    • "İveğen hastalık."
İVECEN

  1. [sıfat] Bakınız aceleci
    • "Güdümlü siyasanın kurbanı olmuş kimi değerli yazarların ivecen yargısı rol oynamıştır." (Selim İleri)
VESİKA

Kelime Kökeni: Arapça ves̱īḳa

  1. [isim] Bakınız belge
    • "Evimize sokacağımız hizmetçinin belediye vesikasını sormamak bizde öteden beri âdet olmuştur." (Nâzım Hikmet)
VERNİK

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, kimya] Sürüldüğü yüzeyde parlak, kaygan ve koruyucu bir tabaka meydana getiren, suya dayanıklı bir tür cila maddesi
    • "Fırınlanmamış birader, iki yıl sonra pul pul olmaz mı bunun vernikleri?" (Haldun Taner)
EVERME

  1. [isim] Bakınız evlendirme
VESAİR

Kelime Kökeni: Arapça ve + sāʾir

  1. [sıfat] Bakınız başka
    • "Banyo, tuvalet, vesair kısımlar, o ne temizlik, o ne genişlik, insanın yüzüne gülen o ne ferahlıktı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
VESAİT

Kelime Kökeni: Arapça vesāʾiṭ

  1. [isim] Araçlar, vasıtalar
    • "Efendiler, aynı günde muhtelif vesaitle şu protestoyu gönderdim." (Atatürk)
GEVEZE

  1. [sıfat] Çok konuşan, gereğinden fazla söz söyleyen; çençen, çenesi düşük, ayran ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, lakırtıcı, çene kavafı, cır cır, mavracı
    • "Bir insanın geveze, hasis ve korkak olması kendisine yeter." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [mecaz] Bakınız boşboğaz
SERVET

Kelime Kökeni: Arapça s̱ervet

  1. [isim] Varlık, zenginlik, mal mülk
    • "Servet denen şey çok defa paradan ibarettir." (Falih Rıfkı Atay)
SERVER

Kelime Kökeni: İngilizce server

  1. [isim, bilişim] Bakınız sunucu
NORVEÇ

  1. [isim] Kuzey Avrupa'da, İskandinav Yarımadası'nda bir ülke; başkenti Oslo
VESTON

Kelime Kökeni: Fransızca veston

  1. [isim] Erkek ceketi
    • "İçinden koca bir dolaba sığmayacak bir sürü esvaplar çıkmış: Çift sıra düğmeli vestonlar, yuvarlak vestonlar, kukuletalı seyahat paltoları..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
GÖVERİ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız sebze
VEFALI

  1. [sıfat] Bakınız vefakâr
    • "Hatırda kalan şey değişmez zamanla / Ne vefalı komşumuzdun sen Fahriye Abla" (Ahmet Muhip Dıranas)
VESİLE

Kelime Kökeni: Arapça vesīle

  1. [isim] Bakınız sebep
    • "Arkadaşlar birer vesile ile dağıldılar ve beni Besim Bey'le yalnız bıraktılar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bakınız fırsat
    • "Biz, ancak her vesile ile bize yapılan yersiz hakaretlere, istihfaf ve tezyiflere layık olmadığımızı söylüyoruz." (Asaf Halet Çelebi)
KAVELA

Kelime Kökeni: İtalyanca caviglia

  1. [isim, denizcilik] Halatların dikişlerinde kullanılan demir veya ağaç kama
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü