İçinde var olan 8 harfli 25 kelime var. İçerisinde VAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında var olan kelimeler listesine ya da sonu var ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Var Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R V

3 Harfli Kelimeler

VAR

2 Harfli Kelimeler

AR, AV, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VARİSSİZ

  1. [sıfat] Mirasçısı olmayan
  2. [zarf] Mirasçısı olmadan
    • "Böyle hayallerle uğraşman doğru değil, ülkemizi vârissiz bırakamayız." (Sait Faik Abasıyanık)
VARYEMEZ

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız cimri
YUVARLAK

  1. [sıfat] Top veya küre biçiminde olan; tombul, müdevver
    • "Yuvarlak bir yüz. Yuvarlak bir masa."
  2. [isim] Top veya küre biçiminde toparlak şey
  3. [mecaz] Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.)
  4. [isim, argo] Homoseksüel erkek
AKVARİST

Kelime Kökeni: Fransızca aquariste

  1. [isim] Bakınız akvaryumcu
KUVARSLI

  1. [sıfat] İçinde kuvars bulunan
    • "Küçük ölçüde kuvars kristalinin titreşimleri olmasa hepimizin kullandığı kuvarslı saatler yapılamazdı." (Aydın Boysan)
VARILMAK

  1. [-e] Herhangi bir yere ulaşılmak
    • "Oraya üç saatte varılır."
AVARELİK

  1. [isim] Avare olma durumu
    • "Onun avareliğinin ne büyük bir verimliliğe gebe olduğunu anaca sezdiğinden Sait'i hep korumuştu." (Haldun Taner)
TRETUVAR

Kelime Kökeni: Fransızca trottoir

  1. [isim] Bakınız yaya kaldırımı
VARAGELE

  1. [isim] Bir şeyi, bir yerden bir yere çekerek götürüp getirmeye yarayan araç
  2. [mecaz] Bakınız belirsizlik
    • "Bir varagele içindeyiz. Mekanizmanın ipi ya şu yana ya bu yana ağdıracak ülkeyi." (Adalet Ağaoğlu)
VARLIKLI

  1. [sıfat] Bakınız zengin
    • "Sinan, varlıklı bir ailenin çocuğu." (Ahmet Ümit)
YALVARMA

  1. [isim] Yalvarmak işi
    • "Zari zari ağlayarak ümitsiz ve bitkin yalvarmaya koyuldu." (Ahmet Kabaklı)
TÜRKVARİ

Kelime Kökeni: Türkçe türk + Farsça -vārī

  1. [sıfat] Türk tarzı içeren
    • "Bütün içi, kubbelerinden zeminine kadar Türkvari şal nakışlarıyla bezenmişti." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Türk işi olan
YALVARIŞ

  1. [isim] Yalvarmak işi
    • "Kedinin miyavlamaları âdeta yanık bir yalvarıştır." (Ahmet Haşim)
SUVARMAK

  1. [-i] Hayvana su vermek, su içirmek
    • "Bülbülü suvardım altın tasınan / Gurbete yolladım kara yasınan" (Halk türküsü)
KAVARACI

  1. [isim] Bakınız gürültücü
AKVARYUM

Kelime Kökeni: Fransızca aquarium

  1. [isim] Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı
    • "Akvaryumdaki balıklar da büyük zayiat verdiler zamanla." (Elif Şafak)
KONTUVAR

Kelime Kökeni: Fransızca comptoir

  1. [isim, ticaret] Kara ve hava yolları ulaşımında bilet ve bagaj işlemlerinin yapıldığı tezgâh veya bölüm
VARSAYIM

  1. [isim] Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce; faraziye, hipotez
    • "Hüdai, Bayram'ın avurtları çökmüş solgun yüzüne bakarak bir varsayım yapmıştı." (Ayşe Kulin)
ŞALVARLI

  1. [sıfat] Şalvar giyinmiş olan (kimse)
    • "Turuncu beneklerle dolu şalvarlı, yirmi yirmi iki yaşlarında bir kız yanımıza sokuldu." (Osman Cemal Kaygılı)
VARSAYMA

  1. [isim] Varsaymak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü