İçinde var olan 5 harfli 21 kelime var. İçerisinde VAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında var olan kelimeler listesine ya da sonu var ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Var Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R V

3 Harfli Kelimeler

VAR

2 Harfli Kelimeler

AR, AV, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PUVAR

Kelime Kökeni: İngilizce poire

  1. [isim, tıp] Bir sıvıyı bir yerden başka bir yere üfleme veya çekme yoluyla aktarmak için kullanılan araç
YUVAR

  1. [isim, anatomi] Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim
  2. [gök bilimi] Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim
LİVAR

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Avlanan balıkları canlı olarak saklamak için ağzı içine doğru konik örülmüş sepet
    • "Keçi kellesinin ince derisini parça parça kesip de ağlara takmak için hazır edip livarına tıktığı zaman ..." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. İçinde diri balık saklanan, denizden ayrılmış havuz
DUVAR

Kelime Kökeni: Farsça dīvār

  1. [isim] Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem; örek, cidar
    • "Bir duvar onarılır öteki çöker, ardından dam akardı." (Lâtife Tekin)
  2. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel
    • "Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. [mecaz] Sonuç alınamayan yer
  4. [mecaz] Bakınız engel
    • "İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı."
  5. [spor] Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma
VARTA

Kelime Kökeni: Arapça varṭa

  1. [isim] Tehlikeli durum
    • "O insanlar ki hayatın bir bakıma ne korkunç vartaları olabileceğini vaktinde anlamışlar, işlerini becerip kılıçlarını kuşanmışlar..." (Peyami Safa)
VARTO

  1. [isim] Muş iline bağlı ilçelerden biri
VARAN

  1. [isim] Bir olayın tek kalmayıp arkadan daha başkalarının gelebileceğini anlatmak için birden başlayarak sıra ile sayıların başına getirilen bir söz
    • "Varan bir. Varan iki."
VARAK

Kelime Kökeni: Arapça varaḳ

  1. [isim] Yazılı kâğıt; varaka
  2. Altın, gümüş veya başka madenler dövülerek oluşturulan ince, parlak yaprak
  3. [eskimiş] Bakınız yaprak
EDVAR

Kelime Kökeni: Arapça edvār

  1. [isim, eskimiş] Çağlar, devirler
  2. [müzik] Alaturka müzik kurallarını inceleyen eser
VAROŞ

Kelime Kökeni: Macarca város

  1. [isim] Kent veya kasabada kenar mahalle
    • "Bütün kasabanın varoşları boyunca kıvrıla kıvrıla akıp giden bu çaya, ben yakın bir ilgiyle bağlıydım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
VARMA

  1. [isim] Varmak işi; vusul
AVARE

Kelime Kökeni: Farsça āvāre

  1. [sıfat] İşsiz güçsüz dolaşan (kimse); avara (I)
    • "Daha ne kadar sürdürebilecekti bu avare yaşamını?" (Ayşe Kulin)
  2. Kararsız, dengesiz olan
  3. Şaşkınlaşmış olan
  4. Belli bir düzeni olmayan
VARGI

  1. [isim, mantık] Verilen bir önermeden çıkarsama yoluyla varılan sonuç
    • "Taşlar katı olur, mermer bir taştır, şu hâlde mermer katıdır uslamlaması bir tasımdır. Bu tasımın ilk önermesine büyük önerme, ikincisine küçük önerme, sonuncusuna da vargı denir."
VARİL

Kelime Kökeni: Fransızca baril

  1. [isim] Çoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan, metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü kapalı kap
    • "Yetmişer kiloluk varilleri raylar üzerinde yuvarlayarak tıngır tıngır getiriyorlar." (Aka Gündüz)
  2. Bu kabın içine aldığı madde miktarı
    • "Petrolün varil fiyatı gün geçtikçe artıyor."
  3. Petrol ölçü birimi (158,8l litre)
CİVAR

Kelime Kökeni: Arapça civār

  1. [isim] Bakınız yöre (I)
    • "Civarda başka vinç bulamamışlardı." (Ayşe Kulin)
  2. Bakınız dolay
  3. [sıfat] Yakında olan
    • "O kadar kararlı, o kadar gözü pekti ki civar mahalleden gelen çocuklar bile onun ordusuna yazılmaya başladılar." (İhsan Oktay Anar)
AVARA

Kelime Kökeni: İtalyanca avara

  1. [isim, denizcilik] Geminin yanaştığı kıyı veya iskeleden hareket ederek uzaklaşması
  2. [ünlem] Bir geminin sahilden veya yanaştığı başka bir gemiden uzaklaşması için verilen komut
VARIŞ

  1. [isim] Varmak işi
  2. [spor] Bir yarışın son bulduğu yer; finiş
DAVAR

  1. [isim] Koyun ve keçiye verilen ortak ad
    • "Evin önünde birkaç davar geviş getiriyordu." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Koyun veya keçi sürüsü
    • "Çoban davarı yaymaya götürdü."
VARDA

Kelime Kökeni: İtalyanca guarda

  1. [ünlem] "Dikkat et, savul, destur" anlamlarında bir seslenme sözü
VARİT

Kelime Kökeni: Arapça vārid

  1. [sıfat, eskimiş] Olabileceği akla gelen
    • "Bu, kitap satılmıyor iddiası varit değil." (Nâzım Hikmet)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü