İçinde var olan 10 harfli 35 kelime var. İçerisinde VAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında var olan kelimeler listesine ya da sonu var ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Var Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
VAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AV, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YUVARLATMA
-
-
[isim]
Yuvarlatmak işi
-
[isim]
Yuvarlatmak işi
- VARDAKOSTA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca guardacoste
-
[isim, denizcilik]
Kıyıları koruyan gemi
-
[sıfat, argo]
İri yarı ve gösterişli (kadın)
- "Bir bakanlık arabasından çıkan vardakosta bir hanımefendi resmen gelip Kevser Hanım'ın naçiz helasına şeref vermişti."
-
[isim, denizcilik]
Kıyıları koruyan gemi
- CAMBAZVARİ
-
Kelime Kökeni: Farsça cānbāz + vārį
-
[sıfat]
Cambaz gibi, cambaza benzer
- "... bu yoldakiler arasında şüphe yok ki en romantik macerasını yalı komşusu bir hanıma çılgıncasına âşık olduğu bir devirde onunla buluşmak için başvurduğu cambazvari çareler teşkil ediyordu."
-
[sıfat]
Cambaz gibi, cambaza benzer
- VARAKLANMA
-
-
[isim]
Varaklanmak durumu
-
[isim]
Varaklanmak durumu
- YUVARLANMA
-
-
[isim]
Yuvarlanmak işi
-
[isim]
Yuvarlanmak işi
- YUVARÖLÇER
-
-
[isim]
Özellikle optik camların küresel eğriliğini ölçmeye yarayan araç
-
[isim]
Özellikle optik camların küresel eğriliğini ölçmeye yarayan araç
- YALVARILMA
-
-
[isim]
Yalvarılmak işi
-
[isim]
Yalvarılmak işi
- SLOGANVARİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca slogan + Farsça vārī
-
[sıfat]
Slogana benzer
-
[zarf]
Bakınız basmakalıp
-
[sıfat]
Slogana benzer
- VARSAYIMLI
-
-
[sıfat]
Varsayıma dayanan
-
[sıfat]
Varsayıma dayanan
- KISKAÇVARİ
-
Kelime Kökeni: Türkçe kıskaç + Farsça -varį
-
[sıfat]
Kıskaç gibi, kıskaca benzer
-
[sıfat]
Kıskaç gibi, kıskaca benzer
- ÇAPRAZVARİ
-
Kelime Kökeni: Farsça çep + rāst + -vārī
-
[zarf]
Bakınız çaprazlama
- "İki zayıf el harmaniden çıktı, göğsünün üstünde çaprazvari kavuştu."
-
[zarf]
Bakınız çaprazlama
- REPERTUVAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca répertoire
-
[isim]
Sanatçının söylemek üzere çalışıp hazırlandığı şarkı veya türkü listesi
-
Bakınız birikim
- "Evrenin zengin repertuvarı onun tükenmez ilham kaynağıdır."
-
[tiyatro]
Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların listesi
- "Atılacak bu ilk adımdan sonra repertuvar meselesi kalır."
-
[tiyatro]
Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin listesi
-
[müzik]
Bakınız dağarcık
-
[isim]
Sanatçının söylemek üzere çalışıp hazırlandığı şarkı veya türkü listesi
- YUVARLACIK
-
-
[sıfat]
Küçük ve yuvarlak
- "Nil, yuvarlacık kalçalarına seyredenlerle alay eden bir eda vermeyi bilmişti."
-
[sıfat]
Küçük ve yuvarlak
- YENGEÇVARİ
-
Kelime Kökeni: Türkçe yengeç + Farsça -vārī
-
[zarf]
Yengeç yürüyüşüne benzer bir biçimde
- "Sübekten çarpık kalan bacaklarını yanlara atar gibi yengeçvari yürümeye başladı."
-
[zarf]
Yengeç yürüyüşüne benzer bir biçimde
- YUVARLAMAK
-
-
[-e]
Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek; tekerlemek
- "Balta ve küskü ile onu kaldırır, aşağıya yuvarlarız."
-
[-i]
Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek
-
[-e, -i]
Hızla düşürmek, devirmek
- "Bir çelmede adamı yere yuvarladı."
-
[nesnesiz, mecaz]
Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek
- "Bu meslekte neler gördük biz diye yuvarlayarak lafı değiştiriyorum."
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
İnanılmayacak yalanlar söylemek
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
İstekle ve çabucak yemek veya içmek
- "Birbiri ardınca bilmem kaç şişe bira yuvarlamış."
-
[-i]
Kelimelerin bazı seslerini söylememek
- "Kendine has, kelimelerin son hecelerini yuvarlaya yuvarlaya, yumuşak bir konuşma tarzı vardı."
-
[-i]
Sayıyı, küçük tutarlarını atarak veya ekleyerek tüm sayı durumuna getirmek
-
[-e]
Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek; tekerlemek
- VAROLUŞSAL
-
-
[sıfat]
Varoluşa ilişkin, varoluşla ilgili
- "Konuyu saplandığı bu varoluşsal boyuttan çıkararak hafifletmek istedi."
-
[sıfat]
Varoluşa ilişkin, varoluşla ilgili
- YALVARTMAK
-
-
[-e, -i]
Yalvarma işini yaptırmak
- "Yapacak ama biraz yalvartmak istiyor."
-
[-e, -i]
Yalvarma işini yaptırmak
- VARAGELMEK
-
-
[-e]
Başlangıcından beri aynı biçimde sürmek, devam etmek
- "Günümüze dek soysuzlaşa soysuzlaşa varagelen bozuk düzen her zaman yoktu."
-
[-e]
Başlangıcından beri aynı biçimde sürmek, devam etmek
- HOVARDALIK
-
-
[isim]
Hovarda olma durumu
-
Hovardaca davranış
-
[isim]
Hovarda olma durumu
- AVARELEŞME
-
-
[isim]
Avareleşmek durumu
-
[isim]
Avareleşmek durumu