İçinde van olan 6 harfli 26 kelime var. İçerisinde VAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında van olan kelimeler listesine ya da sonu van ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Van Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A N V

3 Harfli Kelimeler

VAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AV

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DİVANİ

Kelime Kökeni: Arapça dīvānī

  1. [isim, eskimiş] Divan kaleminden çıkan ferman, berat vb. belgelerde kullanılmış olan yazı
HAYVAN

Kelime Kökeni: Arapça ḥayvān

  1. [isim] Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
    • "İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [sıfat, mecaz] Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse)
  3. [hakaret yollu] Kızılan bir kimseye söylenen hakaret sözü
    • "Galip’in sabrı taştı: Ulan hayvan, dedi, sana toz ol diyorum, kafan almıyor mu?" (Attilâ İlhan)
  4. [ağızlardan] At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık
    • "Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu." (Ömer Seyfettin)
RAHVAN

Kelime Kökeni: Farsça rāhvān

  1. [isim] Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan binek hayvanlarının biniciyi sarsmayan en yavaş koşma biçimi
    • "Hecin üstünde kısa rahvan en rahat yürüyüştür." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [sıfat] Bu biçimde koşan (binek hayvanı)
  3. [zarf] Binek hayvanı bu biçimde koşarak
    • "Yeni baştan atların üstünde rahvan, tıkır tıkır gidiyoruz." (Halide Edip Adıvar)
ZIVANA

Kelime Kökeni: Farsça zubāne

  1. [isim] İki ucu açık küçük boru
    • "Gerçi kiriş, kenet, zıvana bilinen yapı ögeleridir." (Doğan Kuban)
  2. Bir kilit dilinin yerleşmesi için açılmış delik
  3. Pipo veya sigara ağızlığının sap bölümü
RÖVANŞ

Kelime Kökeni: Fransızca revanche

  1. [isim] Sporda veya oyunda yenilmiş olanın aynı rakiple oynadığı ikinci oyun
TÜVANA

Kelime Kökeni: Farsça tevānā

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız dinç
    • "Ortada birtakım genç, tüvana adamlar soyunmuş, dökünmüş duruyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
KERVAN

Kelime Kökeni: Farsça kārbān

  1. [isim] Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı
    • "Her giden sanki içimden yeni bir parça alır / Kervanın safları dolgunsa da gönlüm boşalır" (İbrahim Alâeddin Gövsa)
  2. [mecaz] Toplu olarak birbiri ardınca gelen şeyler
    • "Kervana karışmalı, ne gerisinde kalmalı ne başında durmalı." (Falih Rıfkı Atay)
YAYVAN

  1. [sıfat] Eni boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş
    • "İki katlı yayvan bir evdi." (Memduh Şevket Esendal)
SAYVAN

Kelime Kökeni: Farsça sāyebān

  1. [isim] Güneşten, yağmurdan korunmak için veya süs olarak bir şeyin üzerine çekilen dam saçağı gibi düz veya eğimli örtü
    • "Saçak sayvanı. Perde sayvanı. Eteklik sayvanı. Karyola sayvanı."
  2. Evlere bitişik, önü açık, direkler üzerine oturtulmuş, üzeri örtülü yer
  3. [eskimiş, anatomi] Bakınız kulak kepçesi
    • "Amma nasıl çocuk ... vücut tüylü, kulağın sayvanı yok." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ŞİRVAN

  1. [isim] Siirt iline bağlı ilçelerden biri
TAYVAN

  1. [isim] Doğu Asya'da, Çin'in güneydoğu kıyısı açığında bir ada ve bu adadaki yönetim; yönetim merkezi Taipei
KIVANÇ

  1. [isim] Bakınız övünme
  2. Bakınız sevinç
    • "Yeni dostluklar kurmuş olmanın kıvancı içinde ev sahiplerimizden ayrıldık." (Melih Cevdet Anday)
SAVANA

Kelime Kökeni: Fransızca savane

  1. [isim, bitki bilimi] Ekvator kuşağındaki otsu bitkilerle kaplı çayırlar
  2. Tropikal iklim bölgesinin tipik bitki örtüsü
ERİVAN

  1. [isim] Ermenistan'ın başkenti
HAVANA

  1. [isim] Küba'nın başkenti
DİVANE

Kelime Kökeni: Farsça dīvāne

  1. [sıfat] Deli, kaçık, budala olan
  2. [mecaz] Bir şeye çok düşkün olan
VANTUZ

Kelime Kökeni: Fransızca ventouse

  1. [isim] Deri üzerine yapıştırılarak çekip emmeye yarayan şişe vb. alet; çekmen
  2. [biyoloji] Çeşitli hayvanlarda yer değiştirmeye, kendini bir yere bağlamaya veya yutmaya yarayan organ; çekmen
VANDAL

Kelime Kökeni: Fransızca vandale

  1. [isim, tarih] Miladın başlangıç yıllarında yaşayan ve Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşlarda acımasızlığı ile ün salan bir Doğu Germen halkı
  2. [mecaz] Eski kültür ve sanat anıtlarını yakıp yıkan, bunların değerini bilmeyen kimse veya topluluk
SİLVAN

  1. [isim] Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
AVANTA

  1. [isim, argo] Bir kimsenin emek vermeden sağladığı kazanç
    • "Şarkı söyleyip para kazanmaya bir çeşit avanta gözüyle bakıyordu." (Murathan Mungan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü