İçinde vaki olan 11 kelime var. İçerisinde VAKİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında vaki olan kelimeler listesine ya da sonu vaki ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
VAKİTSİZLİK
VAKİTSİZCE
VAKİTLİCE
EMRİVAKİ, REVAKİYE, VAKİTSİZ
FİLVAKİ, VAKİTÇE, VAKİTLİ
VAKİT
VAKİ
Vaki Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
KAVİ, VAKİ
3 Harfli Kelimeler
KAV
2 Harfli Kelimeler
AK, AV, Kİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VAKİTSİZLİK
-
-
[isim]
Vakitsiz olma durumu
-
[isim]
Vakitsiz olma durumu
- VAKİTSİZCE
-
-
[zarf]
Uygun olmayan bir zamanda
-
[zarf]
Uygun olmayan bir zamanda
- VAKİTLİCE
-
-
[zarf]
Geç olmadan
-
[zarf]
Geç olmadan
- EMRİVAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça emr + vāḳiʿ
-
[isim]
Bakınız oldubitti
- "Bir emrivaki ile karşılaştığım için kabul edebilmiştim."
-
[isim]
Bakınız oldubitti
- VAKİTSİZ
-
-
[sıfat]
Uygun bir zamanda olmayan
- "Herhâlde padişah da annesi ve hemşireleri de dostlarının vakitsiz ölümüne karşı çok müteessir olmuşlardı."
-
[zarf]
Vakti, zamanı gelmeden
- "Beni vakitsiz koyup giden anamı düşünür dertlenirim."
-
[sıfat]
Uygun bir zamanda olmayan
- REVAKİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça rivāḳiyye
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız stoacılık
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız stoacılık
- FİLVAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça fi'l-vāḳiʿ
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız gerçekten
- "Filvaki bu genç kız, fikirlerini biraz daha çocuksu anlatıyor."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız gerçekten
- VAKİTÇE
-
-
[zarf]
Vakit bakımından, vakte göre
- "Adının çapkına çıkması, vakitçe ya da paraca cömert davranması yeterdi, kadınların hoşlanması için."
-
[zarf]
Vakit bakımından, vakte göre
- VAKİTLİ
-
-
[sıfat]
Zamanında yapılan, zamanında olan
- "Bu, vakitli bir iş sayılmaz."
-
[sıfat]
Zamanında yapılan, zamanında olan
- VAKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça vaḳt
-
[isim]
Bakınız zaman
- "Mevsim mütehayyil, vakit akşamdı Bebek'te."
-
Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler
- "Yemek vakti. Şimdi bunun vakti değil."
-
Bakınız çağ
- "Vaktin bilginleri."
-
Belirlenmiş olan zaman
- "Kâhya, vakit gayri Süleyman, haber saldık gelecekler, pamuklar da kıvamına geldi, demişti."
-
Zaman anlatan kelimelere belirtilen durumunda geldiğinde "iken" anlamı veren bir söz
-
[mecaz]
Geçim, para bakımından elverişli durum
- "Onun bu kadar para vermeye vakti yok."
-
[isim]
Bakınız zaman
- VAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça vāḳiʿ
-
[sıfat]
Olan, olmuş
-
[sıfat]
Olan, olmuş