İçinde v olan 5 harfli 420 kelime var. İçerisinde V harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında v harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TEVSİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Genişletme, yayma

VELUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Doğurgan
  2. Çok eser ortaya koyan, verimli
    • "Velut bir yazar."

KAVİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir eğrinin sınırlı bir kısmı, eğmeç
    • "Sabah güneşi, duvara bir altın kavis çekti." (Yusuf Ziya Ortaç)

TEVZİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dağıtma, üleştirme

ZEVAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kişiler, zatlar
    • "Gazetenin, mutat zevat adını verdiği arkadaşlarımız ki daima Atatürk'ün yanında bulunurlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

EDVAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çağlar, devirler
    • "Hercümerç ettiğin edvara da yetmez o kitap / Seni ancak ebediyetler eder istiap." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. Alaturka müzik kurallarını inceleyen eser

TAVİZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ödün
    • "Galiplerin yenilen devletlere hiçbir taviz vermeyecekleri hissediliyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

DEVİM

  1. [isim] Devinim

ÖVÜNÇ

  1. [isim] Övünme, kıvanç, iftihar
    • "Bütün oba sevdalıları korumanın sevinci, övüncü içindeydi." (Yahya Kemal)
    • "Sevgili eşini kaçırarak almış olmaktan büyük övünç duyardı." (Haldun Taner)

ÇAVMA

  1. [isim] Çavmak işi

HAVUT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Deve semeri

DEVİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası, dönem, periyot
    • "Bana sorarsanız devrimiz nasihat devri olmaktan çıktı." (Burhan Felek)

GÜVEZ

  1. [isim] Mora çalan kırmızı renk
    • "Pantolon bol paça, arka kenarlarının içi koyu güvez kadife." (Atilla İlhan)
  2. [sıfat] Bu renkte olan

DÜVEN

  1. [isim] Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç
    • "Çocuğum başka çocuklarla beraber harmanda düvene binmiş dönüyor." (Reşat Nuri Güntekin)

VAKIA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Olgu
    • "Bu bir vakıadır, inkâr edilemez."
  2. [zarf] (va:'kıa) Gerçi, her ne kadar ... ise de
    • "Vakıa, bunlardan bir kısmını unutmamıştım." (Halit Fahri Ozansoy)

VARİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Toplardamar genişlemesi, ordubozan

KİSVE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kılık kıyafet
    • "Lakin bir türlü ahaliye mahsus kisveyi üzerinden atamamış..." (Refik Halit Karay)
  2. Hacıların Kâbe'de giydikleri beyaz üstlük

MEVUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Vadolunmuş, söz verilmiş

SUVAT

  1. [isim] Hayvan suvaracak yer

DEVRİ
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü