İçinde v olan 5 harfli 400 kelime var. İçerisinde V harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında v harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ERVAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ruhlar
    • "Tozlar altında kalan divanı / Artık ervah okuyup ezberler." (Arif Nihat Asya)

OVMAÇ

  1. [isim] Hamuru ovalayarak yapılan kırıntılarla pişirilmiş çorba
  2. Taze tarhana

EVİYE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne
    • "Mutfak kirli ve dağınık, eviye de altüst, dağ gibi bulaşık." (Atilla İlhan)

SEVİR
...
VALÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Değer, kıymet
  2. Geçerlik
  3. Anlam

ÇAVUŞ

  1. [isim] Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse
  2. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli
  3. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli
  4. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş
    • "Katanaların birinin üstünde bir topçu çavuşu oturuyor." (Refik Halit Karay)
  5. Askerî okullarda sınıf başkanı
    • "İki ay içinde üstünlüğünü tanıtarak sınıfının çavuşu olmuştur." (Falih Rıfkı Atay)

DÖVÜŞ

  1. [isim] Dövme işi veya biçimi
    • "Muhtarla dövüşe kalksa iki tokatla onu yere serer." (Etem İzzet Benice)
  2. Tokat, yumruk, tekme gibi saldırışlarla yapılan kavga

KUVVE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düşünce, niyet
  2. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü
  3. Yeti

VAHİY

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi
    • "Bir ilham istiyorum bir gün vahye erecek." (Behçet Kemal Çağlar)
  2. Bu biçimde bildirilen buyruk

VİZON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sansargillerden, kürkü çok beğenilen bir memeli türü, mink (Mustela vison)
  2. [sıfat] Bu hayvanın kürkünden yapılmış olan
    • "Vizon manto. Vizon etol."

ÇÖVEN

  1. [isim] Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis)
  2. Çevgen

LEVYE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir mekanizmanın kumanda kolu
  2. Bir şeyi yerinden oynatmak, kaldırmak, harekete geçirmek, gevşetmek vb. için kullanılan, kaldıraca benzer araç
    • "Sonra bir el çekti gemiyi tezgâhtan ayıracak levyeyi." (Çetin Altan)

PRUVA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Geminin veya sandalın ön tarafı, baş bölümü
    • "Gök çakınca pruvadaki gemici: Oradalar! diye gösterdi." (Halikarnas Balıkçısı)

CİLVE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Hoşa gitmek için yapılan davranış, kırıtma, naz
    • "Romantik devirlerde bu nevi cilvelere aşk mâni olurdu, şimdi de kültür." (Peyami Safa)
    • "Değil mi ki cilveler yapıyorsun, kalkıp da bize erdemlilikten söz etme!" (Atilla İlhan)
  2. Görünme, ortaya çıkma, tecelli
    • "Denizin çok cilvelerini tattık, diyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

KOVUK

  1. [isim] Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü
    • "Arada sırada ben de sığınacak kovuk ararım." (Tarık Buğra)

VURUŞ

  1. [isim] Vurma işi veya biçimi
    • "Bazen kalbinin hafif ve sık çarpıntıları arasında ansızın tokmak gibi vuruşlar var." (Peyami Safa)
  2. Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp
    • "İki vuruşu olan ölçü."
  3. Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik

EVKAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Vakıflar
  2. Vakıf mallarını yöneten kuruluş

İŞLEV

  1. [isim] Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon
    • "Muammer, işlevini yerine getirdi, haklı olarak birçok seyirci kazandı." (Haldun Taner)
  2. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon

SEVER

  1. Seven (kimse)

SİVİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Askerî olmayan
    • "Sivil savunma."
  2. Asker sınıfından olmayan (kimse)
  3. Özel bir biçimde olmayan, üniforma olmayan (giysi)
    • "Arkasında siyah şayaktan bir sivil elbise vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Üniforma veya özel giysi giymemiş olan (kimse)
    • "Çoğunlukla sivil insanları yadırgardım." (Falih Rıfkı Atay)
  5. [isim] Sivil polis
  6. Çıplak, çırçıplak

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü