İçinde miras olan 6 kelime var. İçerisinde MİRAS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında miras olan kelimeler listesine ya da sonu miras ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MİRASYEDİLİK
MİRASÇILIK, REDDİMİRAS
MİRASYEDİ
MİRASÇI
MİRAS
Miras Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
MİRAS
4 Harfli Kelimeler
AMİR, ASRİ, İMAR, MARS, MİRA, RAMİ, SAİR, SAMİ, SARİ, SİMA
3 Harfli Kelimeler
ARİ, ASİ, İMA, İRS, İSA, MAİ, MAS, MİR, MİS, RAM, SAM, SİM
2 Harfli Kelimeler
AM, AR, AS, İM, İS, MA, Mİ, RA, Sİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MİRASYEDİLİK
-
-
[isim]
Mirasyedi olma durumu
-
Mirasyediye yaraşır davranış
-
[isim]
Mirasyedi olma durumu
- REDDİMİRAS
-
Kelime Kökeni: Arapça redd + mīrās̱
-
[isim, hukuk]
Her türlü sonucuyla mirası istememe, kabul etmeme, reddetme
-
[mecaz]
Özellikle politikada kendinin veya partinin geçmişini tanımama
-
[isim, hukuk]
Her türlü sonucuyla mirası istememe, kabul etmeme, reddetme
- MİRASÇILIK
-
-
[isim]
Mirasçı olma durumu; kalıtçılık, vârislik
-
[isim]
Mirasçı olma durumu; kalıtçılık, vârislik
- MİRASYEDİ
-
-
[isim]
Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse
- "Kiraladıkları otlakların sahibi yıllardır Manastır'a yerleşmiş bir mirasyediydi."
-
[mecaz]
Çok savurgan kimse
- "Hayatını, gençliğini bir mirasyedi gibi hiç düşünmeden yiyip bitirmiş."
-
[isim]
Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse
- MİRASÇI
-
-
[isim]
Bir mirastan yasalar gereğince yararlanan kimse; kalıtçı, vâris
- "Aradım buldum tarlanın mirasçısını, adamı Ödemiş'ten aldım geldim."
-
[mecaz]
Başkasının iyi veya kötü yönlerini aynı biçimde ortaya koyan
- "Anasının kıskançlığına mirasçı olan çelimsiz solgun çocuk da yaşamayacağa benziyordu."
-
[isim]
Bir mirastan yasalar gereğince yararlanan kimse; kalıtçı, vâris
- MİRAS
-
Kelime Kökeni: Arapça mīrās̱
-
[isim, hukuk]
Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet; kalıt, bırakıt, tereke
-
[mecaz]
Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik
-
[mecaz]
Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey
- "Hatta bazıları mesleğin püf noktalarını anlatan kitaplar yazıp tecrübelerini gelecek nesillere miras bırakmışlardı."
-
[isim, hukuk]
Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet; kalıt, bırakıt, tereke