İçinde miras olan 6 kelime var. İçerisinde MİRAS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında miras olan kelimeler listesine ya da sonu miras ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

MİRASYEDİLİK

10 Harfli Kelimeler

MİRASÇILIK, REDDİMİRAS

9 Harfli Kelimeler

MİRASYEDİ

7 Harfli Kelimeler

MİRASÇI

5 Harfli Kelimeler

MİRAS

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Miras Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M R S İ

5 Harfli Kelimeler

MİRAS

4 Harfli Kelimeler

AMİR, ASRİ, İMAR, MARS, MİRA, RAMİ, SAİR, SAMİ, SARİ, SİMA

3 Harfli Kelimeler

ARİ, ASİ, İMA, İRS, İSA, MAİ, MAS, MİR, MİS, RAM, SAM, SİM

2 Harfli Kelimeler

AM, AR, AS, İM, İS, MA, Mİ, RA, Sİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MİRASYEDİLİK

  1. [isim] Mirasyedi olma durumu
  2. Mirasyediye yaraşır davranış
REDDİMİRAS

Kelime Kökeni: Arapça redd + mīrās̱

  1. [isim, hukuk] Her türlü sonucuyla mirası istememe, kabul etmeme, reddetme
  2. [mecaz] Özellikle politikada kendinin veya partinin geçmişini tanımama
MİRASÇILIK

  1. [isim] Mirasçı olma durumu; kalıtçılık, vârislik
MİRASYEDİ

  1. [isim] Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse
    • "Kiraladıkları otlakların sahibi yıllardır Manastır'a yerleşmiş bir mirasyediydi." (Necati Cumalı)
  2. [mecaz] Çok savurgan kimse
    • "Hayatını, gençliğini bir mirasyedi gibi hiç düşünmeden yiyip bitirmiş." (Mahmut Yesari)
MİRASÇI

  1. [isim] Bir mirastan yasalar gereğince yararlanan kimse; kalıtçı, vâris
    • "Aradım buldum tarlanın mirasçısını, adamı Ödemiş'ten aldım geldim." (Necati Cumalı)
  2. [mecaz] Başkasının iyi veya kötü yönlerini aynı biçimde ortaya koyan
    • "Anasının kıskançlığına mirasçı olan çelimsiz solgun çocuk da yaşamayacağa benziyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
MİRAS

Kelime Kökeni: Arapça mīrās̱

  1. [isim, hukuk] Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet; kalıt, bırakıt, tereke
  2. [mecaz] Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik
  3. [mecaz] Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey
    • "Hatta bazıları mesleğin püf noktalarını anlatan kitaplar yazıp tecrübelerini gelecek nesillere miras bırakmışlardı." (İhsan Oktay Anar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü