İçinde uçuk olan 13 kelime var. İçerisinde UÇUK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uçuk olan kelimeler listesine ya da sonu uçuk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

İKİBUÇUKLUK

10 Harfli Kelimeler

UÇUKLAŞMAK

9 Harfli Kelimeler

UÇUKLAMAK, UÇUKLAŞMA, UÇUKLAYIŞ

8 Harfli Kelimeler

KAUÇUKLU, KUÇUKUÇU, UÇUKLAMA

7 Harfli Kelimeler

BUÇUKLU, UÇUKLUK

6 Harfli Kelimeler

KAUÇUK

5 Harfli Kelimeler

BUÇUK

4 Harfli Kelimeler

UÇUK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Uçuk Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K U U Ç

4 Harfli Kelimeler

UÇUK

2 Harfli Kelimeler

UÇ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İKİBUÇUKLUK

  1. [isim] Ön yüzünde ortada kûfi tarzda “Türkiye Cumhuriyeti” yazısı ve altında basıldığı tarih, arka yüzünde ortada Atatürk’ün profil rölyefi, her iki yüzünün kenar çevresinde otuz iki adet yıldız ve çiçek motifleri bulunan, 17,540 g ağırlığında, 22 ayar (916,6 milyem) altın; tümlük, gremse
    • "Evde karısı bir ikibuçukluk yahut beşibirlik ile avdet edecek diye Sarman’ı dört gözle bekliyordu." (Selim İleri)
  2. Bakınız ata ikibuçukluk
UÇUKLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Rengi soluklaşmak
    • "O kadar ki, bir nevi sis tabakası ile kaplanmış havası, oraya akşamı, vaktinden önce sindirmişe benziyor; senin sabırlı ve tutumlu yüzünü uçuklaşmış ve uzaklaşmış gösteriyordu." (Ruşen Eşref Ünaydın)
UÇUKLAMAK

  1. [nesnesiz] Uçuk (II) oluşmak
    • "Dudaklarım uçuklamış da kurumuş yaraları tekrar açılmışçasına acıdı." (Refik Halit Karay)
UÇUKLAYIŞ

  1. [isim] Uçuklamak işi
UÇUKLAŞMA

  1. [isim] Uçuklaşmak durumu
UÇUKLAMA

  1. [isim] Uçuklamak işi
KUÇUKUÇU

  1. [isim] Çocuk dilinde köpek
KAUÇUKLU

  1. [sıfat] Kauçukla kaplanmış veya birleşiminde kauçuk olan
UÇUKLUK

  1. [isim] Uçuk olma durumu
    • "Gözlerinin rengi fark edilemeyen uçukluğu beni titretti." (Hüseyin Cahit Yalçın)
BUÇUKLU

  1. [sıfat] Tam olmayıp kesri bulunan
    • "Buçuklu para."
KAUÇUK

Kelime Kökeni: Fransızca caoutchouc

  1. [isim, bitki bilimi] Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi; kauçuk ağacı, lastik ağacı (Ficus elastica)
  2. Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından veya bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek madde
  3. [sıfat] Bu maddeden yapılmış
    • "Kış ortasında hâlâ kauçuk altlı bez ayakkabılar vardı ayağında." (Necati Cumalı)
BUÇUK

  1. [sıfat] ... ve yarım
    • "Üç buçuk senedir ben bu sallantıya şahit oldum." (Peyami Safa)
UÇUK

  1. [sıfat] Bakınız soluk (II)
    • "Musikimiz, bizim durgun ruhumuzun, sakin düşüncelerimizin, uçuk benzimizin tercümanıdır." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. Hafif, belirsiz olan
    • "Ruhsar Hanım uçuk bir gülümsemeyle kapıya süzüldü gitti, birkaç saat içinde birkaç yıl daha yaşlanıvermiş kadıncağız." (Attilâ İlhan)
  3. [mecaz] Abartılı, çok yüksek, çok fazla
    • "O zamana göre çok uçuktu bu espri." (Oğuz Tektaş)
  4. [mecaz] Bakınız deli dolu
    • "Beni deli sanmadı herhâlde ama uçuk biri olarak düşündü, baktım laubali olacak, surat astım." (Kaan Arslanoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü