İçinde uçuk olan 13 kelime var. İçerisinde UÇUK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uçuk olan kelimeler listesine ya da sonu uçuk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İKİBUÇUKLUK
UÇUKLAŞMAK
UÇUKLAMAK, UÇUKLAŞMA, UÇUKLAYIŞ
KAUÇUKLU, KUÇUKUÇU, UÇUKLAMA
BUÇUKLU, UÇUKLUK
KAUÇUK
BUÇUK
UÇUK
Uçuk Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
UÇUK
2 Harfli Kelimeler
UÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İKİBUÇUKLUK
-
-
[isim]
Ön yüzünde ortada kûfi tarzda “Türkiye Cumhuriyeti” yazısı ve altında basıldığı tarih, arka yüzünde ortada Atatürk’ün profil rölyefi, her iki yüzünün kenar çevresinde otuz iki adet yıldız ve çiçek motifleri bulunan, 17,540 g ağırlığında, 22 ayar (916,6 milyem) altın; tümlük, gremse
- "Evde karısı bir ikibuçukluk yahut beşibirlik ile avdet edecek diye Sarman’ı dört gözle bekliyordu."
-
Bakınız ata ikibuçukluk
-
[isim]
Ön yüzünde ortada kûfi tarzda “Türkiye Cumhuriyeti” yazısı ve altında basıldığı tarih, arka yüzünde ortada Atatürk’ün profil rölyefi, her iki yüzünün kenar çevresinde otuz iki adet yıldız ve çiçek motifleri bulunan, 17,540 g ağırlığında, 22 ayar (916,6 milyem) altın; tümlük, gremse
- UÇUKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Rengi soluklaşmak
- "O kadar ki, bir nevi sis tabakası ile kaplanmış havası, oraya akşamı, vaktinden önce sindirmişe benziyor; senin sabırlı ve tutumlu yüzünü uçuklaşmış ve uzaklaşmış gösteriyordu."
-
[nesnesiz]
Rengi soluklaşmak
- UÇUKLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Uçuk (II) oluşmak
- "Dudaklarım uçuklamış da kurumuş yaraları tekrar açılmışçasına acıdı."
-
[nesnesiz]
Uçuk (II) oluşmak
- UÇUKLAYIŞ
-
-
[isim]
Uçuklamak işi
-
[isim]
Uçuklamak işi
- UÇUKLAŞMA
-
-
[isim]
Uçuklaşmak durumu
-
[isim]
Uçuklaşmak durumu
- UÇUKLAMA
-
-
[isim]
Uçuklamak işi
-
[isim]
Uçuklamak işi
- KUÇUKUÇU
-
-
[isim]
Çocuk dilinde köpek
-
[isim]
Çocuk dilinde köpek
- KAUÇUKLU
-
-
[sıfat]
Kauçukla kaplanmış veya birleşiminde kauçuk olan
-
[sıfat]
Kauçukla kaplanmış veya birleşiminde kauçuk olan
- UÇUKLUK
-
-
[isim]
Uçuk olma durumu
- "Gözlerinin rengi fark edilemeyen uçukluğu beni titretti."
-
[isim]
Uçuk olma durumu
- BUÇUKLU
-
-
[sıfat]
Tam olmayıp kesri bulunan
- "Buçuklu para."
-
[sıfat]
Tam olmayıp kesri bulunan
- KAUÇUK
-
Kelime Kökeni: Fransızca caoutchouc
-
[isim, bitki bilimi]
Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi; kauçuk ağacı, lastik ağacı (Ficus elastica)
-
Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından veya bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek madde
-
[sıfat]
Bu maddeden yapılmış
- "Kış ortasında hâlâ kauçuk altlı bez ayakkabılar vardı ayağında."
-
[isim, bitki bilimi]
Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi; kauçuk ağacı, lastik ağacı (Ficus elastica)
- BUÇUK
-
-
[sıfat]
... ve yarım
- "Üç buçuk senedir ben bu sallantıya şahit oldum."
-
[sıfat]
... ve yarım
- UÇUK
-
-
[sıfat]
Bakınız soluk (II)
- "Musikimiz, bizim durgun ruhumuzun, sakin düşüncelerimizin, uçuk benzimizin tercümanıdır."
-
Hafif, belirsiz olan
- "Ruhsar Hanım uçuk bir gülümsemeyle kapıya süzüldü gitti, birkaç saat içinde birkaç yıl daha yaşlanıvermiş kadıncağız."
-
[mecaz]
Abartılı, çok yüksek, çok fazla
- "O zamana göre çok uçuktu bu espri."
-
[mecaz]
Bakınız deli dolu
- "Beni deli sanmadı herhâlde ama uçuk biri olarak düşündü, baktım laubali olacak, surat astım."
-
[sıfat]
Bakınız soluk (II)