İçinde uymak olan 4 kelime var. İçerisinde UYMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uymak olan kelimeler listesine ya da sonu uymak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BUYMAK, DUYMAK, KUYMAK
UYMAK
Uymak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K M U Y
5 Harfli Kelimeler
UYMAK, YAMUK, YUMAK
4 Harfli Kelimeler
KAMU, KUMA, UYAK, UYMA, YUKA, YUMA
3 Harfli Kelimeler
KAM, KAY, KUM, YAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AY, MA, UY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BUYMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız donmak
-
Soğuktan donarak ölmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız donmak
- DUYMAK
-
-
[-i]
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak
- "Bir köylüden burada avlandığınızı duydum."
-
İşitmek, ses almak
- "Çamaşırcı Fatma kadın annemin duymayan kulaklarına yalvarıyor."
-
Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarını algılamak; hissetmek
- "Elimin üzerinde bir böceğin gezdiğini duydum."
-
[nesnesiz, mecaz]
Bir şeyi sezmek, fark etmek
- "Güzel olmasın fakat ruhu olsun, bir şey duysun."
-
[-i]
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak
- KUYMAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Mısır ununun erimiş tereyağıyla kavrulması, su eklenmesi, bir miktar peynir katılması ve bir süre kaynatılmasıyla elde edilen yemek
-
Karadeniz Bölgesi’nde ve özellikle Trabzon’da yapılan bir yemek türü
- "Mısır kuymağı."
-
[isim, ağızlardan]
Mısır ununun erimiş tereyağıyla kavrulması, su eklenmesi, bir miktar peynir katılması ve bir süre kaynatılmasıyla elde edilen yemek
- UYMAK
-
-
[-e]
Ölçüleri birbirini tutmak
- "Ayakkabı ayağına iyi uydu."
-
Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek, uygun gelmek
- "Kravat ceketine uymuş."
-
Zevke, anlayışa uygun düşmek
- "Sizin tutumunuz bizim görev anlayışımıza uyuyor."
-
Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak; riayet etmek
- "Şu acayip sevdaları bırak, muhite uy, zamana uy, hayatını mükemmel kazanırsın."
-
Bağlı kalmak, tabi olmak
- "Elbette yalan değil bir gün onu tramvaya bir ileriki duraktan binmeye razı ettiğimden beri ben ona uydum."
-
Uygun düşmek, münasip olmak
- "Her cihette birbirine uyacak kadın erkek bulmak dünyada kabil değildir."
-
Örnek kabul edip davranışlarını ona benzetmek; imtisal etmek
-
Uyum sağlamak; bağdaşmak
-
[-e]
Ölçüleri birbirini tutmak