İçinde utmak olan 7 harfli 5 kelime var. İçerisinde UTMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında utmak olan kelimeler listesine ya da sonu utmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Utmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K M T U
5 Harfli Kelimeler
MAKTU, UTMAK
4 Harfli Kelimeler
AKUT, AMUT, KAMU, KUMA, MUTA, TAMU, UTMA
3 Harfli Kelimeler
AUT, KAM, KAT, KUM, KUT, MAT, MUT, TAK, TAM
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AT, MA, TA, TU, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UNUTMAK
-
-
[-i]
Aklında kalmamak, hatırlamamak, aklından çıkmak
- "Biz şimdi Evliya'nın hayalhanesinden aktardığı tatları unutmadan gerçeklere dönelim."
-
Bir şeyi dalgınlıkla bir yerde bırakmak
- "Üst katta oturanlar da bu kapıdan işler ve anahtarlarını evde unutup da gecenin ikisinde döndüler mi Birsel'in camını yumruklayıp onu uyandırmaktan çekinmezler."
-
Bir şeyi yapamaz duruma gelmek
- "Onu da bilirdim eskiden memleketteyken amma sonradan unuttum."
-
Gereken önemi vermemek, üstünde durmamak
- "İçinde kabaran sevinçten vücudunun berelerini unutarak uyudu."
-
Hatırdan, gönülden çıkarmak
- "İyiliğini de ölünceye kadar unutmam."
-
Üzücü bir şeyin etkisinden kurtulmak
-
[-i]
Aklında kalmamak, hatırlamamak, aklından çıkmak
- UYUTMAK
-
-
[-i]
Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek; yatırmak
- "Bana gülümsedi ve arkasından kapısı açık duran bir küçük odayı işaret etti, yavaş bas, çocukları uyuttum, dedi."
-
[mecaz]
Acı, keder vb.ni hafifletmek
- "Yeisimi uyutmak için dimağımı tarih okumakla yoruyorum."
-
[mecaz]
Bir şeyi ilgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak
-
[mecaz]
Birini aldatmak, kandırmak
- "Bugün yarın diye uyuttun durdun beni."
-
[-i]
Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek; yatırmak
- OKUTMAK
-
-
[-i]
Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
- "Babamın beni büyük kentte okutacak parası olmadığı için öğretmen olmuştum."
-
[nesnesiz]
Okuma işini yaptırmak
- "Kumandan paşaya bu akşam şiir okutmak istiyoruz."
-
[nesnesiz]
Ders vermek, bir konu üzerinde yetiştirmek
- "Lisede İngilizce okutuyor."
-
[argo]
Satarak elinden çıkarmak
- "Bana iki sandık çay verdi. Bunları al okut, dedi."
-
[argo]
Bir kimseyi yankesicilik, kumar, dolandırıcılık gibi işlerde yetiştirmek
-
[-i]
Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
- AVUTMAK
-
-
[-i]
Bir kimsenin acısını veya sıkıntısını yatıştırmak; avundurmak, teselli etmek
- "Düşün, bir acın var ki ben avutamıyorum / Gidiyorsun elimden, seni tutamıyorum"
-
Bir şeyler yaparak oyalamak; eğlemek
- "Beni bebek gibi avutmak istiyordu."
-
[-i]
Bir kimsenin acısını veya sıkıntısını yatıştırmak; avundurmak, teselli etmek
- ULUTMAK
-
-
[-i]
Ulumasını sağlamak
- "Şimdi ezanın sustuğu bu öksüz yurtlara çanlarını ulutmak için Selânik'e vapur vapur gelen Kafkasya Rumları yerleşiyorlardı."
-
[-i]
Ulumasını sağlamak