İçinde uta olan 10 harfli 25 kelime var. İçerisinde UTA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uta olan kelimeler listesine ya da Sonu uta ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A T U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AUT
2 Harfli Kelimeler
AT, TA, TU, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KOMUTANLIK
-
-
[isim]
Komutanın görevi veya makamı, kumandanlık
- "Alay komutanlığına sonradan verdiği raporda patlamayı şöyle anlatacaktır." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Komutanın görevi veya makamı, kumandanlık
- UTANABİLME
- ...
- UYUTABİLME
- ...
- BAŞKOMUTAN
-
-
[isim]
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar
-
[isim]
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar
- KANKURUTAN
-
-
[isim]
Adamotu
-
[isim]
Adamotu
- MUTABIKLIK
- ...
- TUTARSIZCA
- ...
- MUTAVASSIT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Aracı
-
[isim]
Aracı
- UNUTABİLME
- ...
- TUTAMAKSIZ
-
-
[sıfat]
Tutunacak, dayanacak, güvenecek şeyi olmayan
-
[sıfat]
Tutunacak, dayanacak, güvenecek şeyi olmayan
- AVUTABİLME
-
-
[isim]
Avutabilmek işi
-
[isim]
Avutabilmek işi
- UTANMAZLIK
-
-
[isim]
Utanmaz olma durumu, yüzsüzlük, arsızlık
- "Hicap bir ayıp, utanmazlık, sıkılmazlık, yılışıklık bir meziyet oldu." (Burhan Felek)
-
[isim]
Utanmaz olma durumu, yüzsüzlük, arsızlık
- TUTAMLAMAK
-
-
[-i]
Bir tutam almak
-
[-i]
Bir tutam almak
- YUTABİLMEK
- ...
- MUTASAVVIF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı'ya adamış kimse, sofi
-
[isim]
Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı'ya adamış kimse, sofi
- MUTASARRIF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kendinde kullanım hakkı olan, elinde bulunduran
-
[isim]
Sancak beyi
-
[sıfat]
Kendinde kullanım hakkı olan, elinde bulunduran
- UTANGAÇLIK
-
-
[isim]
Sıkılganlık, mahcubiyet
- "Bize hakaret eden, bize utangaçlık yükleyen bu zincir şarkıları, düşmanın kulağına keyif verecektir." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[isim]
Sıkılganlık, mahcubiyet
- TUTABİLMEK
- ...
- UTANDIRMAK
-
-
[-i]
Utanmasına yol açmak, utanacak bir duruma düşürmek, mahcup etmek
- "Mualla Hanım'a o zamana kadar beni çok utandıran bir sual sormakta mahzur görmedim." (Peyami Safa)
-
[-i]
Utanmasına yol açmak, utanacak bir duruma düşürmek, mahcup etmek
- DALKURUTAN
-
-
[isim]
Kabuk altındaki odun katında oyuklar açarak dişbudak sürgünlerini ve zeytin dallarını kurutan kın kanatlı böcek (Hylesinus oleiperda)
-
[isim]
Kabuk altındaki odun katında oyuklar açarak dişbudak sürgünlerini ve zeytin dallarını kurutan kın kanatlı böcek (Hylesinus oleiperda)