İçinde uruk olan 28 kelime var. İçerisinde URUK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uruk olan kelimeler listesine ya da sonu uruk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

UYDURUKÇACILIK

12 Harfli Kelimeler

BOYUNDURUKLU, UYDURUKÇULUK

11 Harfli Kelimeler

BURUKLAŞMAK, TUTTURUKLUK, UYDURUKÇACI

10 Harfli Kelimeler

BOYUNDURUK, BURUKLAŞMA, BURUNDURUK, KUDURUKLUK

9 Harfli Kelimeler

OĞULDURUK, UYDURUKÇA, UYDURUKÇU

8 Harfli Kelimeler

BURUKLUK, DURUKLUK, DURUKSUN, KURUKAFA, TUTTURUK

7 Harfli Kelimeler

BURUKÇA, BURUKSU, KUDURUK, TUTURUK, UYDURUK

6 Harfli Kelimeler

OSURUK

5 Harfli Kelimeler

BURUK, DURUK, VURUK

4 Harfli Kelimeler

URUK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Uruk Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K R U U

4 Harfli Kelimeler

KURU, URUK

3 Harfli Kelimeler

KUR

2 Harfli Kelimeler

UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UYDURUKÇACILIK

  1. [isim] Uydurukçacı olma durumu
  2. Kurallara uymayan kelime kullanma akımı
BOYUNDURUKLU

  1. [sıfat] Boyunduruğu olan
UYDURUKÇULUK

  1. [isim] Uydurukçu olma durumu
    • "Uydurukçuluk bizi tarihimizin en şerefli devresinden koparmakta, dilimizin en zengin devresi ile aramızı açmaktadır." (Ergun Göze)
UYDURUKÇACI

  1. [isim] Kurallara uymayan kelimeler türeten ve kullanan kişi
TUTTURUKLUK

  1. [isim] Tutturuk olma durumu
    • "Onun bu tutturukluğunu ve inadını en iyi anlayan Morris'ti." (Murathan Mungan)
BURUKLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Buruk bir durum almak
    • "Gülümseyişi de buruklaştı." (Tarık Buğra)
BOYUNDURUK

  1. [isim] Çift süren veya kağnıya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için iki ucu hayvanların boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan ağaç parçası
    • "Öküzler boyundurukla köye doğru yürüdüler." (Abbas Sayar)
  2. [mimarlık] Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş; lento (II)
  3. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm
  4. [mecaz] Zulüm ve zorbalık baskısı; esaret
    • "Şark milletleri, zalimlerin boyunduruğu altında, uzun zamandan beri cehaletin karanlığına çömelerek yaşadılar." (Peyami Safa)
  5. [spor] Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu
BURUNDURUK

  1. [isim] Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç; yavaşa
BURUKLAŞMA

  1. [isim] Buruklaşmak durumu
KUDURUKLUK

  1. [isim] Kuduruk olma durumu
OĞULDURUK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız döl yatağı
  2. Bitkinin dibinden çıkan filiz
UYDURUKÇU

  1. [isim] Bazı şeyleri uydurarak anlatan kimse
  2. Uyduruk kelimeler kullanan kimse
    • "Türkçemizin kötü kaderini uydurukçular ve şu veya bu grup değil, doğrudan doğruya, devletimizin yüksek planda sorumluluğunu yüklenmiş kimselerin meselenin önemini kavrayamayışları çizmiştir." (Tarık Buğra)
UYDURUKÇA

  1. [isim] Kurallara uymayan kelimelerin sıkça kullanıldığı yapay dil
    • "Özleştirme denilen uydurukçayı savunanlarla ona karşı çıkanlar arasındaki savaş ise daha çok şiddetlenmiş, daha çok kızışmış bulunuyor." (Mehmet Çınarlı)
DURUKSUN

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız kararsız
DURUKLUK

  1. [isim] Duruk olma durumu
BURUKLUK

  1. [isim] Buruk olma durumu
    • "Gelincikler kekreydi, şekere doymazdı, işte o tat, o burukluk ağzımda." (Burhan Günel)
  2. [mecaz] Hafif kırgınlık
    • "Bir sıcak, bir ince burukluk duyuyor içinde, yüreğinin diplerinde insanoğlu." (İsmet Zeki Eyüboğlu)
KURUKAFA

  1. [isim, hayvan bilimi] Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek (Acherantia adrophos)
TUTTURUK

  1. [sıfat] İnatçı, takıntılı olan
UYDURUK

  1. [sıfat] Bakınız uydurma
    • "Bu sınıfların içindekiler de gene bu uyduruk kavramlara göre sıralanıyor, rütbeleniyor." (Tarık Buğra)
  2. Derme çatma, işe yaramaz
  3. İpe sapa gelmez
    • "Liseyi zar zor bitirmiş, uyduruk işlerde yıllarca sürünmüştü." (Sulhi Dölek)
TUTURUK

  1. [isim, ağızlardan] Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler
    • "Bahçelerdeki servi ağaçlarının budanmasıyla toplanan çırpılar, odunlar da tuturuk olarak kullanılır ve yakılırdı." (Müjgân Üçer)
  2. [sıfat] Çok ekşi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü