İçinde uruk olan 28 kelime var. İçerisinde URUK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uruk olan kelimeler listesine ya da sonu uruk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
UYDURUKÇACILIK
BOYUNDURUKLU, UYDURUKÇULUK
BURUKLAŞMAK, TUTTURUKLUK, UYDURUKÇACI
BOYUNDURUK, BURUKLAŞMA, BURUNDURUK, KUDURUKLUK
OĞULDURUK, UYDURUKÇA, UYDURUKÇU
BURUKLUK, DURUKLUK, DURUKSUN, KURUKAFA, TUTTURUK
BURUKÇA, BURUKSU, KUDURUK, TUTURUK, UYDURUK
OSURUK
BURUK, DURUK, VURUK
URUK
Uruk Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
KURU, URUK
3 Harfli Kelimeler
KUR
2 Harfli Kelimeler
UR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UYDURUKÇACILIK
-
-
[isim]
Uydurukçacı olma durumu
-
Kurallara uymayan kelime kullanma akımı
-
[isim]
Uydurukçacı olma durumu
- BOYUNDURUKLU
-
-
[sıfat]
Boyunduruğu olan
-
[sıfat]
Boyunduruğu olan
- UYDURUKÇULUK
-
-
[isim]
Uydurukçu olma durumu
- "Uydurukçuluk bizi tarihimizin en şerefli devresinden koparmakta, dilimizin en zengin devresi ile aramızı açmaktadır."
-
[isim]
Uydurukçu olma durumu
- UYDURUKÇACI
-
-
[isim]
Kurallara uymayan kelimeler türeten ve kullanan kişi
-
[isim]
Kurallara uymayan kelimeler türeten ve kullanan kişi
- TUTTURUKLUK
-
-
[isim]
Tutturuk olma durumu
- "Onun bu tutturukluğunu ve inadını en iyi anlayan Morris'ti."
-
[isim]
Tutturuk olma durumu
- BURUKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Buruk bir durum almak
- "Gülümseyişi de buruklaştı."
-
[nesnesiz]
Buruk bir durum almak
- BOYUNDURUK
-
-
[isim]
Çift süren veya kağnıya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için iki ucu hayvanların boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan ağaç parçası
- "Öküzler boyundurukla köye doğru yürüdüler."
-
[mimarlık]
Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş; lento (II)
-
Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm
-
[mecaz]
Zulüm ve zorbalık baskısı; esaret
- "Şark milletleri, zalimlerin boyunduruğu altında, uzun zamandan beri cehaletin karanlığına çömelerek yaşadılar."
-
[spor]
Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu
-
[isim]
Çift süren veya kağnıya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için iki ucu hayvanların boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan ağaç parçası
- BURUNDURUK
-
-
[isim]
Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç; yavaşa
-
[isim]
Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç; yavaşa
- BURUKLAŞMA
-
-
[isim]
Buruklaşmak durumu
-
[isim]
Buruklaşmak durumu
- KUDURUKLUK
-
-
[isim]
Kuduruk olma durumu
-
[isim]
Kuduruk olma durumu
- OĞULDURUK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız döl yatağı
-
Bitkinin dibinden çıkan filiz
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız döl yatağı
- UYDURUKÇU
-
-
[isim]
Bazı şeyleri uydurarak anlatan kimse
-
Uyduruk kelimeler kullanan kimse
- "Türkçemizin kötü kaderini uydurukçular ve şu veya bu grup değil, doğrudan doğruya, devletimizin yüksek planda sorumluluğunu yüklenmiş kimselerin meselenin önemini kavrayamayışları çizmiştir."
-
[isim]
Bazı şeyleri uydurarak anlatan kimse
- UYDURUKÇA
-
-
[isim]
Kurallara uymayan kelimelerin sıkça kullanıldığı yapay dil
- "Özleştirme denilen uydurukçayı savunanlarla ona karşı çıkanlar arasındaki savaş ise daha çok şiddetlenmiş, daha çok kızışmış bulunuyor."
-
[isim]
Kurallara uymayan kelimelerin sıkça kullanıldığı yapay dil
- DURUKSUN
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız kararsız
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız kararsız
- DURUKLUK
-
-
[isim]
Duruk olma durumu
-
[isim]
Duruk olma durumu
- BURUKLUK
-
-
[isim]
Buruk olma durumu
- "Gelincikler kekreydi, şekere doymazdı, işte o tat, o burukluk ağzımda."
-
[mecaz]
Hafif kırgınlık
- "Bir sıcak, bir ince burukluk duyuyor içinde, yüreğinin diplerinde insanoğlu."
-
[isim]
Buruk olma durumu
- KURUKAFA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek (Acherantia adrophos)
-
[isim, hayvan bilimi]
Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek (Acherantia adrophos)
- TUTTURUK
-
-
[sıfat]
İnatçı, takıntılı olan
-
[sıfat]
İnatçı, takıntılı olan
- UYDURUK
-
-
[sıfat]
Bakınız uydurma
- "Bu sınıfların içindekiler de gene bu uyduruk kavramlara göre sıralanıyor, rütbeleniyor."
-
Derme çatma, işe yaramaz
-
İpe sapa gelmez
- "Liseyi zar zor bitirmiş, uyduruk işlerde yıllarca sürünmüştü."
-
[sıfat]
Bakınız uydurma
- TUTURUK
-
-
[isim, ağızlardan]
Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler
- "Bahçelerdeki servi ağaçlarının budanmasıyla toplanan çırpılar, odunlar da tuturuk olarak kullanılır ve yakılırdı."
-
[sıfat]
Çok ekşi
-
[isim, ağızlardan]
Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler